Engelli bireylerin yaşadığı sorunların tespit edilerek bunların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de birçok toplum kesimi hem kamu hizmetlerinin sunumunda hem de yasa önünde filen eşit yurttaş muamelesi görmemektedir. Türkiye'de 10 milyon engelli ve aileleri ile birlikte her iki kişiden birisi kamusal alanda ayrımcılık, sağlamcılık ve ötekileştirme politikalarına maruz kalmaktadır. Demokratik bir toplumda; şiddet, ayrımcılık ve nefret suçlarının "engelli toplum kesimine yönelik sistematik bir şekilde sürdürülmemesi için kapsamlı düzenleme ihtiyacı mevcuttur. Engelliler Türkiye toplumunun en yoksul kesimini oluşturmakta ve çözüm olarak sunulan cüzi sosyal yardım ödenekleri bu durumu her geçen dönem yapısal olarak çözümsüz hale getirmektedir. 2005 yılında yürürlüğe giren erişilebilirlik mevzuatının uygulaması tam 20 yıldır ertelenmektedir. İşaret dili bir anadil olarak tanınmamakta ve birçok kamu hizmetine işaret dili ile erişim hizmeti sunulmamaktadır. Engellilerin onurlu ve eşit yurttaşlar olmasının önündeki engelleri kaldırmak, erişilebilirlik, eğitim, sağlık, istihdam başta olmak üzere BM Engelli Hakları Sözleşmesinin düzenlediği hakların yaşama geçirilmesi için gerekli olan çalışmaları belirlemek amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
GEREKÇE
Ülke genelinde ise 10 milyon engellinin temel yurttaşlık hakları fiili olarak uygulanmamaktadır. Engellilere yönelik ayrımcılık, ötekileştirme ve eksik görme anlayışlarını içeren yaygın sağlamcılık ideolojisi, engellilerin eşit bir yurttaşlar olmasını engellemektedir. 2007 yılında Türkiye tarafından da imzalanan BM Engelli Hakları sözleşmesi tam olarak yaşama geçirilmemiştir. Engelliler için "erişilebilirlik, özerklik ve bağımsızlık, toplumsal yaşama tam ve etkin katılım, fırsat eşitliği, kadın-erkek eşitliği ve kendi kimliklerine saygı duyulması" ilkeleri uygulanmayı beklemektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Engellilik sadece doğumla olan ve doğal bir durum değildir. Iş kazaları, trafik kazaları, ev içi şiddet, devam eden çatışma ve savaşlar, mayın-mühimmat patlamaları, yetersiz beslenme, akraba evliliği ve gebelik-doğum süreçlerinde yeterli tıbbi desteğin sunulmaması gibi nedenlerle de engellilik durumları olabilmektedir. Engellilik salt tıbbi ve fiziki bir mesele olarak ele alınmamalı geleneksel toplumsal yaklaşımın, önyargıların ve alışkanlıkların engelli sorunlarını ağırlaştırdığı bilinmelidir. Sağlamcılık; engellilere yönelik bir ayrımcılık ideolojisi, bir tür ırkçılık ve ötekileştirme zihniyetidir. Sağlamcılık ideolojisi engelli yurttaşların erişilebilirlik, ulaşım, istihdam, eğitim, sağlık, siyasal ve sosyal katılım haklarını sistematik bir şekilde ihlal etmektedir. Bu nedenle sağlamcılık ideolojilerinin geriletilmesi ve engelliler için eşitlikçi bir yaşamın imkanlarının arttırılması amacıyla siyaset, medya, ekonomi, eğitim, sağlık ve kültür politikalarında bir dönüşüm ihtiyacı mevcuttur.
Türkiye'de engelli nüfusun yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, eğitim, medeni hal ve engel gruplarına göre güncel durumunun tespit edilmesi ve her engel grubunun ihtiyaçlarının veri esaslı olarak kamusal bir hizmet kapsamında yeniden planlanması gereklidir. Türkiye'de güncel olarak engelli sayısının bilinememesi, kurum verileri arasında milyonlara varan tutarsızlıkların olması izaha muhtaçtır. Kamu kurumları verisiz bir şekilde hizmet sunmaktadır. Nüfusun içinde yüzde 10'dan fazla olan engellilerin genel ve yerel bütçelerdeki payı bu oranda olmalıdır. 20 yıldır ertelenen/ötelenen erişilebilirlik mevzuatı binalar, yollar, kaldırımlar, geçitler, otopark ve parklar, asansörler, yemekhaneler, kurum internet siteleri, e-devlet uygulamaları, mevzuat ve tüm çalışma ortamlarında uygulanmalıdır.
Engelli yoksulluğuna karşı en etkili politika olacak olan istihdam politikalarının geliştirilmesi kapsamında engelli istihdam kotası yüzde 10'a yükseltilerek bu oran tüm işyerlerinde uygulanmalıdır. Kişi geliri asgari ücretin altında kalan tüm engellilere temel yurttaşlık geliri desteği sunulmalı ve bu miktar asgari ücretin altında kalmamalıdır. Engelli ödenekleri enflasyona karşı korunmalıdır. Engelli emekçilerin işyerlerinde maruz kaldığı sağlamcılık ve mobbing pratikleri cezai yaptırıma tabi tutulmalıdır. İnsan onuruna yakışır iş ve yaşam koşulları sağlanmalıdır Başta belediyeler ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeli olmak üzere tüm kamu emekçilerine yönelik engelli hakları farkındalığı eğitimleri düzenlenmelidir. Kayyumların engelli karşıtı politikalarına son verilmeli ve engelli birimleri halkın seçtiği kişilerin denetiminde yeni bir perspektifle hizmet sunmalıdır. Başta eğitim, sağlık ve adalet olmak üzere kamu hizmeti sunumunda işaret dili tercümanı ve braille alfabesi kullanımı arttırılmalıdır. Sık sık yaşanan kur şokları nedeniyle çoğu ithal olan ilaç, tıbbi cihaz ve medikal araçlara erişimde güçlük yaşayan tüm engelliler desteklenmelidir. SMA, Serepral Palsi, SSPE ve Down Sendromu olan kişilerin, nadir hastalığı olanların ve ailelerinin sorunları gerekli sosyopsikolojik ve ekonomik destekten yoksun olmaması için "erdemli bir kamu hizmeti" sunulmalıdır.
Rehabilitasyon ve özel bakım merkezlerinin fiziksel altyapı yetersizlikleri sunulan hizmeti olumsuz etkilerken bu yerlerde çalışan kişilerin güvencesiz olması kalıcı sorunlara yol açmaktadır. Güvencesiz çalışma sonlandırılmalı ve bu hizmetler kamucu bir yaklaşımla verilmelidir. Buralarda engellilere yönelik onur kırıcı, işkence ve eziyet pratikleri önleyici bir yaklaşımla denetlenmeli ve bu yöndeki iddialar ivedilikle soruşturulmalıdır. Otistikler başta olmak üzere genel olarak engellilere yönelik dışlayıcı bir söylem ve pratiğin yaptırımsız kaldığı, engellilere yönelik şiddetin cezasız kaldığı bilinmelidir. Bu cezasızlık politikası durdurulmalı ve otistikler başta olmak üzere engellilere yönelik eğitim için geleneksel tutum ve yaklaşımlardan vaz geçilmelidir. Bu konuda alternatif iletişim ve eğitim yöntemleri için gerekli kamusal girişimler başlatılmalıdır.
Devam eden çatışma ve savaşların, depremlerin ve benzeri kitlesel yıkımların sosyal yapıya olumsuz etkileri engellilerin sorunlarını derinleştirdiği gerçeğiyle yüzleşilmeli bu süreçlerde engelli kalan nüfusa yönelik kapsamlı destekleme programları başlatılmalıdır. Tüm kamuoyunun umutla beklediği barış ve demokratik toplum inşa sürecinde engellilerin onurlu bir barış ve toplumsal bir barış talebi göz önünde bulundurulmalıdır. 50 yılı aşkın çatışmalı süreçte bedensel, zihinsel ve ruhsal yönleri ile yaralanarak engelli kalanlara yönelik kapsamlı bir sosyal politika uygulamaya konulmalıdır. Savaşa, güvenlikçi politikalara ve çatışmacı yaklaşımlara ayrılan bütçenin toplumsal refaha, sosyal hizmetlere, sağlığa ve eğitime ayırılması sağlanmalıdır. İfade edilen politika önerileri de dahil engelliler için eşit yurttaşlığın yeni imkanlarını geliştirmek amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.