İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2732 GÜNDEMDE

Engelli bireylerin yaşadığı sorunların tespit edilerek bunların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Kamuran Tanhan Mardin · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kürtçe bir halkın anadili olmasının yanı sıra, binlerce yıllık tarihi geçmişiyle kadim bir kültürel mirası temsil eder. Kürt dili, tarih boyunca çeşitli devletlerin ve toplumların asimilasyon politikalarına rağmen varlığını sürdürmeyi başarmış, yazılı ve sözlü edebiyatıyla zenginleşmiş, halk hafızasında korunarak günümüze kadar ulaşmıştır. Bu bağlamda, Kürtçenin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir kimlik ve kültür taşıyıcısı olduğu gerçekliği yadsınamaz.

Bu kültürel mirasın korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının yollarının ayrıntılı biçimde araştırılması; dil hakkının anayasal güvence altına alınması, Kürtçeye yönelik ayrımcı uygulamaların ve etkilerinin tüm yönleriyle tespit edilerek değerlendirilmesi; Kürtçenin eğitim, medya ve kamusal alanda kullanımının önündeki engellerin tespit edilerek çözüm yollarına yönelik reform alanlarının belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt

Kürt dili, tarihsel olarak en eski dillerden biri olup kökeni Mezopotamya uygarlıklarından da öncesine dayanmaktadır. Kürt halkının tarihsel kökleri ve kültürel varlığı çeşitli kaynaklarda belgelenmiştir. Kürtçe; Kurmancî, Soranî, Hewremanî (Goranî) ve Zazaki (Dimliki) gibi lehçeleriyle nesiller boyunca yaşamış, sözlü kültür geleneği ve yazılı edebiyat aracılığıyla aktarılmıştır.

15 Mayıs Kürt Dil Bayramı, bu kültürel varlığın ve dilin önemini hatırlatan özel bir gündür. Bu günün tarihi, 1932 yılında Celadet Ali Bedirxan tarafından Şam'da Latin alfabesiyle yayımlanan ilk Kürtçe dergi olan Hawar'ın ilk sayısının yayımlandığı tarihe dayanmaktadır. Hawar (Kürtlerin sesi, çığlığı) Dergisi, Kürt dilinin Latin alfabesiyle yazılmasının öncüsü olmuş ve Kürt edebiyatının gelişiminde belirleyici rol oynamıştır.

Ancak tüm bu tarihsel ve kültürel birikim ve derinliğe rağmen Türkiye'de Kürtçenin kamusal, sosyal ve akademik alanda kullanımına yönelik ciddi kısıtlamalar mevcuttur. Özellikle 15 Temmuz 2016'daki Olağanüstü Hal (OHAL) ilanının ardından birçok Kürtçe eğitim kurumu, yayın organı ve kültürel merkez Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kapatılmıştır. Üniversitelerdeki Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin kontenjanları azaltılmış, bazıları tamamen işlevsiz hale getirilmiştir. Kürtçe tiyatrolar yasaklanmış, müzik eserleri sansüre uğramış ve Kürtçe konuşmak kimi durumlarda cezai işlemle karşılanmıştır.

Bütün bu baskı ortamına rağmen, Kürtçeye yönelik akademik ilgi artmaktadır. 2025 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre; Diyarbakır Dicle Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi ve Dersim Munzur Üniversitesi'nde açılmış olan Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin tüm kontenjanları eksiksiz dolmuştur. Bu bölümlerde yaklaşık 600 öğrenci eğitim görmekte olup, her yıl yaklaşık 100 mezun verilmektedir.

Ancak mezun olan öğretmenlerin çok az bir kısmı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde istihdam edilebilmektedir. 2023 yılında 50 Kürtçe öğretmeni atanmışken, 2025 yılında bu sayı yalnızca 6 ile sınırlı tutulmuştur (5 Kurmanci, 1 Zazaki). Bu durum, yabancı dillerle kıyaslandığında açık bir eşitsizlik yaratmaktadır. Örneğin 2025 atama kontenjanlarında Almanca için 23, Arapça için 51, Rusça için 9 öğretmen kontenjanı ayrılmıştır.

Bugüne kadar yaklaşık 2.000 Kürt Dili ve Edebiyatı mezunu verilmesine rağmen, yalnızca 199 öğretmen resmi olarak atanabilmiş, bunlardan bir kısmı branş dışı görevlere yönlendirilmiş veya görevini bırakmak zorunda kalmıştır. Bu da hem kamu kaynaklarının etkin kullanılmamasına hem de Kürtçeye yönelik sosyal ve akademik talebin karşılıksız kalmasına neden olmaktadır.

Kürtçenin eğitimde, medyada, kamusal hizmetlerde ve sosyal yaşamda daha yaygın biçimde kullanılabilmesi, bu dilin korunması ve geliştirilmesi için etkin kamu politikalarının belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca Kürtçeye yönelik ayrımcı uygulamaların tespit edilerek giderilmesi, demokratikleşme ve toplumsal barış açısından da hayati önemdedir.

• Kürtçeye yönelik anayasal, yasal ve fiili engellerin araştırılması,

• Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin durumu ve öğretmen atamalarıyla ilgili politikaların değerlendirilmesi,

• Kürtçeye yönelik kamu desteğinin artırılması için atılması gereken adımların belirlenmesi,

• Kürtçenin resmi kurumlarda ve eğitimde kullanımı ile ilgili örnek uygulamaların incelenmesi, amacıyla bir Meclis Araştırması açılması büyük bir toplumsal ihtiyaca ve anayasal sorumluluğa tekabül etmektedir.

9 Bis 11 Dir

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.