İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2797 GÜNDEMDE

Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunların tespit edilerek bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Yasin Öztürk Denizli · İYİ Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşanan krizin etkilerini analiz etmek, sorunların kaynağını tespit etmek ve bu süreci tersine çevirecek somut çözüm önerileri geliştirmek amacıyla", Anayasamızın 98'inci maddesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını;

Arz ve teklif ederiz. (10/06/2025)

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (41 paragraf daha)Metni kısalt

TEKSTİL VE HAZIR GİYİMDE DERİN ÇÖKÜŞ: HEM İŞÇİYİ HEM İŞVERENİ EZEN YANLIŞ POLİTİKALAR

2025 yılının ilk üç ayında, yalnızca 90 gün içinde 2 bin 147 firma kepenk indirdi. 35 bin 460 kişi işinden oldu.

Sadece bu yıl değil; 2022 sonundan bu yana 298 binden fazla tekstil işçisi sektörden koptu.

Yani, her dört çalışandan biri artık yok.

BU RAKAMLAR KURU İSTATİSTİKLER DEĞİL.

Bu sayılar, evine ekmek götüremeyen anneler.

Kredi taksitini ödeyemeyen gençler.

Çocuğuna ayakkabı alamayan babalar.

Gece vardiyasından dönerken "yarın da işim olur mu" diye endişe eden işçiler. SEKTÖRÜN YARALARI DERİN.

Hazır giyim ve tekstil sektörü, Türkiye'nin yüz akıydı.

Sadece ihracat değil, istihdamda da öncüydü.

Ama artık tablo dramatik:

2022 sonunda sektörde çalışan sayısı 1 milyon 222 bindi.

Bugün bu sayı 923 bine geriledi.

Bu, 2019'daki seviyeye geri düşmek demek.

DAHASI VAR:

Hazır giyim ihracatı 2025'in ilk dört ayında %6 geriledi.

Tekstil ihracatındaki düşüş %8'i buldu.

Bu sektör artık Türkiye'nin toplam ihracat pastasında daha küçük bir dilim alıyor. Oysa bir zamanlar, bu sektör Türkiye'nin dünya vitrinindeki gururuydu. Bu durum açıkça gösteriyor ki, krizin yükü yalnızca alın teriyle geçinenlerin değil, üretim yapmak, istihdam sağlamak, vergi ödemek için çabalayan işverenin de belini büküyor. Hammaddeye erişemeyen, döviz kuru baskısı altında ezilen, teşvikten mahrum kalan, finansmana ulaşamayan işletmeler artık ayakta kalamıyor.

YANLIŞ POLİTİKALAR BU ÇÖKÜŞÜ HAZIRLADI Bu kriz, bir doğal afet değil.

Bu kriz, AK Parti İktidarının yıllardır sürdürdüğü yanlış ekonomi politikalarının bir sonucudur. Plansız programsız adımlar, günü kurtarmaya odaklı uygulamalar, uzun vadeli üretim ve istihdam politikalarının yokluğu bu çöküşün temel nedenidir. Kur politikası ihracatçıyı cezalandırır hale gelmiş, teşvikler yandaş sermayeye yönelmiş, KOBİ'ler ve orta ölçekli üreticiler kaderine terk edilmiştir.

Enerji maliyetleri her ay artarken, kira yükü sanayi işletmelerini boğarken, bankalar kredi musluklarını kısmışken; "piyasayı kendi haline bırakmak" demek, sanayiyi göz göre göre ölüme terk etmektir.

BU KRİZİN FATURASI HEPİMİZİN Yaşananlar sadece birkaç sektörün iç sorunu değil, Ülke ekonomisinin geneline yayılan derin bir kırılmanın habercisidir. Çünkü:

• Tekstil çökerse organize sanayi bölgeleri boşalır.

• Hazır giyim durursa ihracat gelirleri azalır.

• Çalışan, işsiz kalırsa iç tüketim düşer, vergi geliri erir.

• Sanayi durursa şehirler fakirleşir, sosyal sorunlar tırmanır. Bü kriz; işverenle işçiyi karşı karşıya getirme değil, onları aynı yıkımın mağdurları olarak birleştirme krizidir. Herkes kaybediyor. Üreten, çalışan, yöneten herkes.

ÇÖZÜM MÜMKÜN, AMA SAMİMİYET VE VİZYON GEREKİR Bu karanlık tabloyu tersine çevirmek mümkündür. Ancak bu, günü kurtaracak açıklamalarla değil; samimi, şeffaf ve planlı politikalarla mümkündür:

1. Stratejik sektör ilan edilerek tekstil ve hazır giyime özel destek programları oluşturulmalı.

2. Enerji ve girdi maliyetleri sübvanse edilmeli, üretici nefes almalıdır.

3. KOBİ'lere düşük faizli, uzun vadeli kredi imkânı sağlanmalı.

4. Kur politikası revize edilmeli, ihracatçının rekabet gücü korunmalıdır.

5. İşten çıkarma yerine istihdamı koruma teşvikleri hayata geçirilmelidir.

SON SÖZ: TEKSTİL SADECE BİR SEKTÖR DEĞİL, BÜYÜK BİR GEÇİM KAPISIDIR

Türkiye'nin sanayi hafızası, kültürel emeği, üretim gücü göz göre göre eriyor. Buna "olağan piyasa dinamiği" diyerek sırt çevirmek, geleceğe ihanettir. Bir an önce bu sessiz çığlığı duymalı, bu kan kaybını durduracak adımları hep birlikte atmalıyız.

Çünkü bu sektör giderse, sadece tekstil gitmez.

Türkiye'nin emeği, üretimi, umudu da onunla birlikte sökülür, dağılır. Bu Ülkede tekstil sadece iplik, kumaş üretmez.

Bu sektör; umut üretir, istihdam üretir, güven üretir.

Bu sektörü göz göre göre yok etmek, Türkiye'nin işçisine, girişimcisine, sanayisine sırt çevirmektir.

Şimdi bir karar verme zamanıdır: Ya bu yanlış politikalarda ısrar edilerek çöküş hızlandırılacak, ya da üretimden yana, alın terinden yana, istihdamdan yana politikalarla bu Ülkenin sanayisi ayağa kaldırılacaktır.

Kurulmasını talep ettiğimiz Meclis Araştırma Komisyonu'nun çalışmalarıyla, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşanan krizin etkilerini analiz edebilir, sorunların kaynağını tespit edebilir ve bu süreci tersine çevirecek somut çözüm önerileri geliştirebiliriz. Bu komisyonun ortaya koyacağı yol haritası, sektörün yeniden canlanmasına ve istihdam kayıplarının önlenmesine yönelik önemli bir adım olacaktır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
İYİ Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.