13 Temmuz 1930 tarihinde Van'da gerçekleşen olayların tüm yönleriyle araştırılması, bölgede yapılan projelerin çevreye etkilerinin tespiti ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Van'ın Erciş ilçesinde 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamının ve katliam sürecinde yaşanan olayların aydınlatılması, tarihsel boyutlarıyla araştırılması, uygulanan cezasızlık politikalarının tespit edilmesi, günümüzde Vadide sürdürülen ekolojik yıkım projeleriyle katliam hafızasının silinmesine dönük uygulamaların incelenmesi, suyun çekilmesiyle ortaya çıkan insan kemiklerine ilişkin etkili bir soruşturmanın başlatılması, geçmişle yüzleşme sürecinin toplumsal barışa katkı sağlayacak şekilde tesis edilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci TBMM Iç Tüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederim. 08.07.2025
GEREKÇE ÖZETİ
95 yıl önce Ağrı ili ve civarında başlayan olaylar, Van'ın Erciş ilçesinde yaşanan katliamlara dair yapılan başvurulara rağmen yetkililer tarafından kamuoyunu aydınlatacak herhangi bir açıklama hala yapılmamıştır. Asırlardır uygulanan sert merkeziyetçi ve asimilasyoncu politikalar çerçevesinde Kürt halkı, kendi coğrafyasında sistematik bir inkâr ve imha sürecine maruz bırakılmıştır. Katliamlarla yüz yüze gelmiştir. 100 yıllık Türkiye tarihinde yaşanan katliamlardan biri de 1930 tarihinde Van'ın Erciş ilçesi, Zilan Vadisi'nde gerçekleştirilen ve tarihsel hafızlarda yer edinen Zilan Katliamıdır. Zilan Vadisi'nde gerçekleştirilen ve on binlerce insanın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan Zilan Katliamı'ın izleri tazeliğini korumaktadır.
Metnin tamamını göster (13 paragraf daha)Metni kısalt
GEREKÇE
Açık kaynaklar, tanık anlatımları ve bölge halkının hafızasında Zilan Katliamı; 15 bini aşkın sivilin — çocuk, kadın, yaşlı demeden — katledildiği, 44 köyün yakıldığı, toplu mezarların oluşturulduğu, halkın göçe zorlandığı ve bölgenin demografik yapısının değiştirildiği trajik bir kırılma noktasıdır. Bu katliamdan sonra çıkarılan af yasaları ile sorumlular cezalandırılmamış; aksine failler koruma altına alınarak ödüllendirilmiş, cezasızlık kültürü derinleştirilmiştir. Zilan Katliamı, yüz yılı aşkın Türkiye tarihinde yüzleşilmemiş sayısız katliamdan biridir. Zilan'nın çığlığı hâlâ Zilan Vadisinde yankılanmaktadır. Bu sesle yüzleşmek, barışı mümkün kılmanın ilk adımlarındandır. Zilan, başta olmak üzere siyasi iktidar tarihsel sorumluluğunu yerine getirmelidir. Yargılanma yolu açılmayan ve yargılanmak yerine ödüllendirilen failler tekrar yargılanmalıdır. Ülkede tesis edilecek demokratik toplum ve barış inşası toplumsal adaletle sağlanacaktır. Sağlanacak toplumsal adalet tesisi sadece geçmişin değil, bugünün suçlarının örtbas etme zeminini ortadan kaldıracaktır.
Çünkü 12 Aralık 2022 tarihinde, Zilan Vadisi'nde inşa edilen Koçköprü Barajı'nda su seviyesinin düşmesiyle çok sayıda insan kemiğinin ortaya çıkması Zilan Katliamı'nın fiziki ve hukuki izlerinin hâlâ canlı olduğunu bir kez daha göstermektedir.
2025 yılında, Türkiye'de yeni bir toplumsal barış ikliminin inşa edilmesine yönelik beklentilerin arttığı; halklar arası eşitliğe dayalı yeni bir demokratik uzlaşma sürecinin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Bu sürecin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için geçmişle yüzleşilmesi, tarihsel adaletin sağlanması ve mağdur ailelerin haklarının tanınması gerekmektedir. Zilan Katliamı gibi katliamların üzerinin örtülmesi, sadece geçmişe değil geleceği de karanlıkta bırakmaktadır. Kürt halkının hafızasında derin yaralar açan bu tür katliamlarla yüzleşerek gerçek ve kalıcı barış inşa edebilir.
Zilan Vadisi, sadece tarihsel bir katliamın mekânı değil; aynı zamanda bölgenin doğal yaşamı açısından da yüksek ekolojik değere sahip bir alandır. Zilan Vadisi, doğal zenginlikleriyle dikkat çekmekte, inci kefali balığının üreme ve geçiş güzergâhlarından biri olmasının yanı sıra birçok endemik canlıya ve zengin bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapmaktadır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin araştırmasına göre Vadi 'de 4.300 bitki örneği bulunmaktadır. Ancak Vadide son yıllarda yoğunlaştırılan HES projeleri, taş ve mermer ocakları ile bölge halkının yaşam alanları gasp edilmekte; doğal ve kültürel miras telafisi mümkün olmayan bir şekilde yok edilmektedir. Yüzlerce ağaç kesilmiş, mezarlıklar zarar görmüş, tarım arazileri yok olmuştur. Akarsuların debisi azalmış, balık ölümleri görülmüş ve su samuru sayısı ciddi şekilde düşmüştür. Koçköprü Barajı da vadinin ekolojik dengesini olumsuz etkilemiştir. Uzmanlar, bu projelerin aynı zamanda katliam hafızasını silmeye yönelik bir araç olarak kullanıldığını ifade etmektedir. Hafıza mekânları tahrip edilmekte, mezarlar su altında bırakılmakta ve bir halkın geçmişiyle bağı koparılmaktadır. Kürt halkının geçmişle bağının koparılması, doğasının talan edilmesi, kültürel değerlerinin yok sayılması var olan sorunları derinleştirmektedir.
Bu kapsamda;
• Zilan Katliamı'na ilişkin devlet arşivlerinin açılması,
• Ortaya çıkan insan kemiklerine ilişkin adli ve bağımsız bir soruşturma başlatılması,
• Vadide yürütülen HES ve maden projelerinin doğaya, hafızaya ve halkın yaşamına etkilerinin araştırılması,
• Katliam mağdurlarının ve varislerinin haklarının tanınması,
• Bölgenin toplumsal hafızaya saygılı şekilde korunması ve anıtsal nitelik kazanması,
• Zilan Vadisi'nin kültürel, tarihsel ve ekolojik bir miras alanı olarak tanınması,
• Barış sürecine katkı sunacak şekilde adalet ve hakikatle yüzleşme mekanizmalarının kurulması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.