2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Madımak Otelinde yaşanan olayların tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların yargı önüne çıkartılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)2 Temmuz 1993'te Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri sırasında Madımak Oteli, organize bir saldırıyla ateşe verilerek; etkinliğe katılan aydın, yazar, şair, sanatçı, ozan ve semah grubundan oluşan 33 kişi yakılarak katledilmiştir. Bu vahşet, Çorum ve Maraş katliamlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Alevi yurttaşlara yönelik tarihsel ve sistematik şiddetin en karanlık örneklerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır.
Aradan geçen 32 yılı aşkın sürede Sivas Katliamı tam anlamıyla aydınlatılamamış, gerçek failler yargı önüne çıkarılamamış, adalet tesis edilememiş, zaman aşımı gerekçesiyle davanın düşürülmesi kamu vicdanını derinden yaralamıştır.
Bu katliamın tüm yönleriyle araştırılması, ihmallerin ve sorumluların ortaya çıkarılması, benzer acıların bir daha yaşanmaması ve toplumsal barışın güçlenmesi adına, Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt
GEREKÇE İnsanlık tarihi, ırk, din, mezhep, kültürel farklılıklarının yol açtığı savaşlar, katliamlar, sürgünler, baskı ve zulümlere tanıklık etmiştir. Nedeni ne olursa olsun ayrımcılığa maruz kalan toplum, grup, kitle ve bireyler için eşitlik ve hak arayışı mücadelesi, yalnızca bu kişileri ilgilendiren bir sorun değildir. Toplumları, hükümetleri, kurumları ilgilendiren sosyolojik, siyasal ve aynı zamanda yönetsel bir sorundur. Çünkü toplumsal gelişmişlik, refah ve huzur inanç, yaşam biçimi ve her türden farklılığın ortak yaşam paydası olarak kabul edilmesinden geçer.
Ülkemizde toplumsal hafızalarda acı, derin ve silinmez izler bırakan Maraş, Çorum ve Sivas olayları; mezhep, yaşam biçimi ve kültürel farklılara tahammülü olmayan karanlık odaklar tarafından toplumu ayrışma çabasıyla gerçekleştirilen katliam ve insanlık suçu olarak tarihe geçmiştir.
Bu saldırılar, sadece belirli inanç topluluklarını değil, bir arada yaşama kültürünü, toplumsal barışı ve demokrasiyi hedef almıştır. Özellikle 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı, kamusal alanda gerçekleştirilen bir aydın kıyımı olarak, hafızalarımıza kazınmış karanlık bir lekedir.
33 yazar, ozan, şair, sanatçı ve semah grubunun yakılarak katledildiği bu insanlık suçu, Çorum ve Maraş'ta yaşanan mezhep temelli katliamlarla birlikte ele alındığında; Alevi yurttaşlara yönelik sistematik ayrımcılığın ve şiddetin tarihsel sürekliliği gözler önüne serilmektedir. Üstelik Sivas Katliamı yalnızca faili meçhul değil, aynı zamanda faili meşhur bir vakadır: Sanıkların kimlikleri belli olmasına rağmen, bazıları yıllarca korunmuş, bazılarının iadesi talep edilmemiş, dava zaman aşımı gerekçesiyle düşürülerek adalet duygusu zedelenmiştir.
Bu durum yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani ve siyasal bir krizdir. Devletin vatandaşlarını inançlarından dolayı ayrımcılığa uğramaktan ve şiddetten koruyamaması, yargı süreçlerinde adil ve eşit davranmaması, geçmişle yüzleşmekten kaçınması; toplumsal huzuru ve birlik duygusunu derinden sarsmaktadır. .
Uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasamız, herkesin yaşam hakkını, inanç özgürlüğünü ve eşit yurttaşlık ilkesini güvence altına almıştır. Ancak bu güvencelerin yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması; toplumsal belleğin onarılması, mağdurların sesi duyulması ve benzer karanlık süreçlerin tekrar etmemesi için kamusal yüzleşme şarttır.
Bu bağlamda; Çorum Maraş ve Sivas olaylarının tüm ayrıntılarıyla açığa çıkartılması hem geçmişin acılarıyla yüzleşme hem de ortak bir gelecek inşa etme iradesinin sembolü olacaktır. Bu adım, demokrasimizin güçlenmesi, toplumsal dayanışmanın ve barışın kurumsallaşması açısından da büyük önem taşımaktadır.
Devletin ve toplumun yaşanan bu insanlık suçlarıyla yüzleşmesini sağlamak, ayrımcılığa karşı güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmak, farklı inanç ve kimliklerle bir arada yaşama kültürünü pekiştirmek ve toplumsal bütünleşmeyi daha da ileriye taşımaktır.
ORUP BASKANLE
"BASK İLĞI
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.