22 Temmuz 2025 tarihinde Hakkari'de gözaltına alınan bazı kişilere kötü muamelede bulunulduğu iddiasının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)22 Temmuz 2025 tarihinde Hakkâri merkezde yaşandığı iddia edilen ve tarafımıza F.A. adlı yurttaş tarafından aktarılan olayda; içinde üç özel harekât polisinin bulunduğu 34 MAA 115 plakalı sivil aracın, Emniyet Kavşağı'nda yurttaşın aracının üzerine sürüldüğü, aralarında çocukların da bulunduğu ailenin hakarete ve tehdide maruz kaldığı, özel harekât polislerinden birinin silahına davrandığı ve bir diğer polis tarafından durdurulduğu ifade edilmiştir. Olay sırasında ailenin ağır bir travmaya uğradığı, çocuklardan birinin korkudan altına kaçırdığı, yurttaşların ifade işlemlerinin gece 23.00'ten sabah 07.00'ye kadar sürdüğü ve bu sürecin "eziyet edercesine" işlediği yönündeki beyanlar kaygı vericidir. Yurttaş, olay anına ilişkin üç ayrı MOBESE kaydını bizzat izlediğini ifade etmiş; ancak bu kayıtların imha edilme riski olduğunu da dile getirmiştir. Bahse konu iddialar, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; bölgede uzun süredir süregelen yapısal bir sorunun parçasıdır.
Hakkâri başta olmak üzere Kürt yurttaşların yoğun olarak yaşadığı kentlerde, kolluk kuvvetlerinin yurttaşlara yönelik sistematik tehdit, baskı ve fiziksel/psikolojik şiddet uygulamalarının son yıllarda arttığı gözlemlenmektedir. Bu uygulamaların çoğu kez etkili soruşturmalara konu edilmemesi, kamu gücünü kullanan görevlilere yargı dokunulmazlığı zırhı kazandırmakta ve cezasızlık kültürünü beslemektedir. Bu çerçevede, başta Hakkari olmak üzere Kürt yurttaşların yoğun olarak yaşadığı illerde kolluk güçlerinin yurttaşlara yönelik keyfi ve orantısız güç kullanımının nedenlerinin, cezasızlık politikalarının yapısal etkilerinin ve kamu güvenliğinin demokratik denetim mekanizmaları yoluyla nasıl sağlanabileceğinin araştırılması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
22 Temmuz 2025 tarihinde Hakkâri şehir merkezinde yaşandığı bildirilen ve tarafımıza iletilen yurttaş beyanlarına göre; F.A. isimli yurttaş, içinde üç özel harekât polisinin bulunduğu 34 MAA 115 plakalı aracın, kendisinin ve ailesinin bulunduğu aracın üzerine bilinçli biçimde sürüldüğünü, aracın "makas atarak" ters yönde tehlikeli şekilde ilerlediğini aktarmıştır. Söz konusu polislerin araçtan inerek silahlarını gösterdiği, F.A., eşi ve iki küçük çocuğuna hakaret ve tehditte bulunduğu iddia edilmektedir. Bu olay sırasında çocuklardan birinin yaşadığı yoğun korku nedeniyle altına idrar kaçırdığı belirtilmiştir.
Yine aynı yurttaşın beyanına göre, olay sonrasında saat 23.00°te başlayan ifade işlemleri sabah 07.00'ye kadar sürmüş, eşi ise gece 03.30'da yeniden ifadeye çağrılmış ve bu süreç boyunca aile fiilen alıkonulmuştur. Yurttaşlar bu durumu "eziyet edercesine bir bekletme" olarak tanımlamıştır ve ifade sürecinin hukuk dışı biçimde sürdürüldüğünü aktarmıştır. Aile, olay sonrası resmi şikâyette bulunmuştur.
F.A., olayın üç ayrı MOBESE kamerası tarafından kaydedildiğini ve bu görüntüleri kısa süreliğine izleme imkânı bulduğunu da aktarmıştır. Ancak görüntülerin imha edilmesi ya da kamu denetiminden kaçırılması ihtimali, adaletin tesisi açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Ne yazık ki bu tür olaylar münferit değildir. Kürt yurttaşların yoğunlukla yaşadığı Hakkâri ve bölge kentlerinde, kolluk güçlerinin keyfi uygulamaları ve cezasızlık zırhı ile hareket etmeleri artık yapısal bir soruna dönüşmüştür. Örneğin, 2025 Haziran ayında Hakkâri merkezde sivil plakalı özel harekât polisleri ile gençler arasında benzer bir olay yaşanmış, olay sırasında araç hasar görmüş, kolluk kuvvetleri müdahalesi kamuoyunun gündemine yansımıştır. Ayrıca, Hakkâri Yüksekova'da 7 Haziran 2023'te uzman çavuşun kullandığı aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren 5 yaşındaki Erdem Aşkan olayı, cezasızlık politikalarının ve kolluk şiddetinin ne denli ölümcül sonuçlara yol açabileceğinin somut bir göstergesidir. 2007-2024 yılları arasında, ülke genelinde en az 451 sivil yurttaş kolluk güçlerinin doğrudan ya da dolaylı müdahalesi sonucu yaşamını yitirmiştir; bu ölümlerin büyük çoğunluğu Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı illerde meydana gelmiştir. Cezasızlık, sistematik bir güvenlik rejiminin koruyucu zırhına dönüşmüştür.
Bu kapsamda, 22 Temmuz'da yaşanan olayın bağımsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulması, sorumluların açığa alınarak yargı önüne çıkarılması ve benzeri vakaların tekrarının önlenmesi için kolluk güçleri üzerindeki demokratik denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi elzemdir. Yurttaşların yaşam hakkı, güvenlik hakkı ve onurunun korunabilmesi için bu tür olayların etkin şekilde soruşturulması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi kaçınılmazdır. Meclis'in asli görevlerinden biri olan yürütmeyi denetleme ve insan haklarının korunması bağlamında, Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı kentler başta olmak üzere yaygınlaşan bu tür kolluk şiddeti uygulamalarının tüm yönleriyle araştırılması, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde demokratik denetim mekanizmalarının geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.