2011'de Şırnak'ın Uludere ilçesinde düzenlenen operasyonun tüm yönleriyle değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Şırnak ili Uludere ilçesinde 14 yıl önce meydana gelen ve 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği Roboski Katliamı'nın tüm boyutlarıyla araştırılarak faillerin ve sorumluların tespit edilmesi, bugüne kadar yürütülen yargı süreçlerindeki eksikliklerin ve cezasızlık politikalarının incelenmesi, yeni ortaya çıkan bilgi ve beyanların değerlendirilmesi, mağdurların adalet taleplerinin karşılanması, toplumsal barışın ve demokratik bir geleceğin inşası için gerekli yasal, idari ve siyasi tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98' inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
GEREKÇE
28 Aralık 2011 tarihinde, Türkiye-Irak sınırında yer alan Şırnak ili Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboski) Köyü kırsalında, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı iki F-16 savaş uçağı tarafından gerçekleştirilen bombardıman sonucu 19'u çocuk, 34 sivil yaşamını yitirmiştir. Aradan geçen 14 yıla rağmen olayın siyasi, hukuki ve idari açıdan aydınlatılmasına dönük etkili adımlar atılmamış, failler ve sorumlular yargı önüne çıkarılmamış, kamuoyunun vicdanını rahatlatacak şeffaf bir süreç işletilmemiştir. Bu durum. Türkiye' deki cezasızlık politikalarının en ağır örneklerinden birini teşkil etmektedir.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
2011 yılında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu, 14 ay süren çalışmaların ardından 22 Mart 2013'te raporunu açıklamıştır. Ancak rapor, "Vur emrini kim verdi?", "Harekât yetkisi kimdeydi?", "IHA görüntülerini kim yorumladı?" gibi olayın aydınlatılması açısından hayati öneme sahip sorulara yanıt vermemiştir. Komisyon, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan istenen belgelerin tamamına ulaşamamış: kurumların beyanları ile yetinerek bağımsız ve tarafsız bir araştırma yapmamıştır.
11 Haziran 2013'te Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı "görevsizlik" kararıyla Genelkurmay Askeri Savcılığı'na göndermiş: Ocak 2014'te "takipsizlik" kararı verilmiştir. 24 Şubat 2015'te Anayasa Mahkemesi, başvuruyu usulden reddetmiş; 17 Mayıs 2018'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.
2019 yılında dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "bu olayı da malum yapı gerçekleştirdi" açıklamasında bulunmuş, dosyayı kapatan savcı ve kararı onayan iki hâkim, FETÖ bağlantıları nedeniyle ihraç edilmiştir. Buna rağmen avukatların yeniden soruşturma talepleri reddedilmiş. Anayasa Mahkemesi de 2019'da başlayan süreci "kabul edilemezlik" kararıyla sonuçlandırmıştır.
Son olarak, darbe girişimi nedeniyle tutuklu bulunan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, yargılandığı duruşmada "Roboski Katliamı'nda emri kimin verdiğini bildiğini, ilerleyen zamanda açıklayacağını" beyan etmiştir. Bu açıklama, olayın kritik unsurlarının hâlâ açığa çıkarılmadığını göstermektedir. Katliamın yaşandığı tarihten bu yana Genelkurmay, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve savcılık nezdinde yürütülen dört farklı inceleme ve soruşturmanın hiçbirinde, emri veren kişi sorgulanmamıştır.
Duruşma tutanaklarının kamuoyuna yansımasının ardından çok sayıda haber yapılmış, basın mensupları ve kamuoyu temsilcileri tarafından olayın aydınlatılması için kritik sorular yöneltilmiştir. Ancak resmi makamlar bu sorular karşısında sessizliğini korumuş, Mahkeme heyeti de duruşmalarda bu soruları yöneltme iradesini göstermemiştir. Bu durum, hakikatin ortaya çıkarılması yönünde yargısal süreçlerin de pasif bırakıldığını ve adalet arayışının bilinçli olarak engellendiğini göstermektedir.
Tüm bu gelişmeler, Roboski Katliamı'nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değil, bugün hâlâ cevapsız kalan sorular ve hesap verilmeyen sorumlular nedeniyle güncelliğini koruyan bir adalet sorunu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Geçmişle yüzleşmeden, halkların onurlu ve eşit bir yaşam kurması mümkün değildir. Roboski Katliamı, yalnızca bir bölgenin değil, tüm ülkenin adalet duygusunu sarsan, demokrasinin samimiyetini sınayan bir dönüm noktasıdır. On dört yıldır gerçek faillerin ortaya çıkarılmaması, adaletin ertelenmesi ve hakikatin karartılması, halklarımızın vicdanında kapanmayan bir yara bırakmıştır. Bu yara kapanmadıkça, adalet duygusu ve demokratik yaşam umudu güçlenmeyecek; toplumsal barış zemini sağlamlaşmayacaktır.
Bugün, halkların ortak iradesiyle çatışmasızlık sürecinin başladığı ve demokratik çözüm yollarının önünün açıldığı tarihsel bir eşiğin içindeyiz. Bu fırsatın kalıcı bir barışa dönüşmesi, ancak geçmişin ağır yükleriyle yüzleşmekten ve hakikatleri cesaretle ortaya koymaktan geçer. Bu bağlamda Roboski Katliamı'nın Meclis çatısı altında bütün yönleriyle araştırılması; mağdur ailelerinin adalet talebine yanıt vermekle kalmayacak. aynı zamanda tüm toplumun hakikat ve adalet beklentisine güçlü bir irade beyanı olacaktır. Bu adım, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesinin ve ortak geleceğin güvenle inşasının anahtarı olacaktır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.