İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3109 GÜNDEMDE

İşçi ölümlerinin nedenlerinin ve iş sağlığı uygulamalarındaki eksikliklerin tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizde iş cinayetlerinin sayısı ve yapısı, iş sağlığı ve iş güvenliği alanındaki yapısal sorunların varlığını açıkça göstermektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin verilerine göre, 2025 yılı Ağustos ayında en az 192 işçi, yılın ilk sekiz ayında ise en az 1.359 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu ölümler, taşeronlaşma, kayıt dışı istihdam, denetim eksiklikleri ve sendikal hakların güvence altına alınamaması gibi sistematik sorunlarla doğrudan ilişkilidir. Hakkâri/Yüksekova'da 13 Eylül 2025 tarihinde yaşanan iş cinayeti, bu sorunların somut bir örneğini teşkil etmektedir. Ülkemizde yaşanan iş cinayetlerinin nedenlerini, sorumluluk zincirlerini, mevcut mevzuat ve denetim uygulamalarının etkinliğini incelemek; taşeron zincirleri, kayıt dışı istihdam, sendikal haklar ve iş sağlığı uygulamalarındaki eksiklikleri tespit etmek ve işçilerin yaşam hakkını korumaya yönelik gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Ülkemizde iş cinayetlerinin niceliği ve sürekliliği, bu olguların yalnızca bireysel hatalar ya da anlık ihmallerle açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin saha raporlarına göre 2025 yılının Ağustos ayında en az 192 işçi; yılın ilk sekiz ayında ise en az 1.359 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu veriler, iş sağlığı ve güvenliği sorunlarının yapısal ve sistematik bir karaktere sahip olduğunu göstermektedir. Ulusal düzeyde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu işverenlerin yükümlülüklerini, işçilerin haklarını ve sosyal güvenlik mekanizmalarını düzenlemektedir. Buna karşın sahadaki uygulamalar, denetim kapasitesinin yetersizliği, yaptırımların caydırıcı olmaması ve kayıt dışı istihdamın yüksekliği nedeniyle mevzuatla uyumlu bir güvenlik rejiminin tesis edilemediğini göstermektedir.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye, ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü'nün İş Teftişi Sözleşmesi (No. 81), İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi (No. 155) ve İş Sağlığı ve Güvenliği için Tanıtıcı Çerçeve Sözleşmesi'nden (No. 187) doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir. Bu yükümlülükler; iş teftişinin yeterli personel ve kaynakla yürütülmesini, işçilerin sağlık ve güvenlik hakkının korunmasını ve iş cinayetlerinin önlenmesi için sürekli politika iyileştirmelerinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

İş cinayetlerinin başlıca nedenleri arasında taşeronlaşma, güvencesiz ve kısa süreli sözleşmeler, kayıt dışı çalıştırılma, iş güvenliği için gerekli yatırımlardan kaçınma ve işçi örgütlenmesinin zayıflatılması yer almaktadır. Sendikal hakların fiilen güvence altında olmaması, işyerlerinde şikâyet ve hak arama mekanizmalarının etkili işletilmesini engellemekte; bu da iş cinayetlerinin önlenmesinde önemli bir bariyer oluşturmaktadır.

Denetim kapasitesi, iş sağlığı ve güvenliği rejiminin en kritik unsurudur. Müfettiş sayısının yetersizliği, denetimlerin düzensizliği ve çoğu zaman şikâyet esaslı yapılması, işverenlerin davranışlarını değiştirecek caydırıcı bir etki yaratmamaktadır. Denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmaması ve şeffaflık eksikliği, iş cinayetlerinin görünmezleşmesine yol açmaktadır.

Somut bir örnek olarak 13 Eylül 2025'te Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde meydana gelen olayda, 21 yaşındaki iş makinesi operatörü Servet Arslan, aracının bakımını yaptığı sırada geri manevra yapan bir kamyonun çarpması sonucu yaşamını yitirmiştir. Olayın ardından işyerinde ikaz ve koordinasyon mekanizmalarının işletilmediği, operatör eğitim ve sertifika kayıtlarının belirsiz olduğu, ayrıca iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi denetimlerinin yeterince yapılmadığına dair bulgular ortaya çıkmıştır. Bu örnek, ulusal verilerle birlikte değerlendirildiğinde iş cinayetlerinin bireysel vakalardan çok daha öte, sistematik bir soruna işaret ettiğini teyit etmektedir.

Dolayısıyla, iş cinayetlerinin önlenmesi için ilgili kurumların bütüncül ve yapısal bir politika geliştirmesi zorunludur. Bu politikanın; işveren sorumluluğunu netleştiren yasal düzenlemeleri, taşeron zincirlerinde şeffaflığı, denetim kapasitesinin niceliksel ve niteliksel olarak artırılmasını, sendikal hakların fiilen güvenceye alınmasını, kayıt dışı istihdamla etkin mücadeleyi ve veri üretiminin şeffaflaştırılmasını içermesi gerekmektedir. Ülkemizde yaşanan iş cinayetlerinin nedenlerini, sorumluluk zincirlerini, mevcut mevzuat ve denetim uygulamalarının etkinliğini incelemek; taşeron zincirleri, kayıt dışı istihdam, sendikal haklar ve iş sağlığı uygulamalarındaki eksiklikleri tespit etmek ve işçilerin yaşam hakkını korumaya yönelik gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.