14 Ağustos 1993 tarihinde Kars'ın Digor ilçesinde yaşanan olayların tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Digor Katliamı olarak anılan ve 14 Ağustos 1993°te yaşanan olaylarda, altısı çocuk olmak üzere 17 sivil Kürt, özel harekât polislerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştır. Toplumsal barışın tesis edilmesi, mağdurların taleplerinin karşılanması ve 32 yıldır gecikmiş olan adaletin sağlanması amacıyla söz konusu katliamla ilgili, Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104'üncüi ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
14 Ağustos 1993 tarihinde Kars'ın Digor ilçesinde halka uygulanan gıda ambargosu, ev baskınları, işkence ve koruculuk dayatmasını protesto etmek amacıyla ilçe merkezinde toplanıp yürüyüş yapmak isteyen Digorluların üzerine özel harekât polisleri tarafından adeta kurşun yağdırılmıştır.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Digor Katliamı olarak anılan bu olayda; Gülcan Çağdavul (8), Selvi Çağdavul (14), Yeter Kerenciler (13), Necla Geçener (14), Zarife Boylu (15), Erdal Buğan (17), Zeynep Çağdavul (19), Hacer Hacıoğlu (20), Suna Çidemal (21), Fatma Parlak (22), Faruk Aydın (27), Cemil Özvarış (39), Gıyasettin Çalışçı (41), Hasan Çağdavul (43), Süleyman Taş (47), Nurettin Orun (80) ve Tütiye Talan (66) olmak üzere altısı çocuk 17 sivil yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır.
Yaşanan katliamın ardından yalnızca sekiz polis hakkında soruşturma başlatılmıştır. "Kasten insan öldürmek" ve "kasten insan öldürmeye teşebbüs etmek" suçlamasıyla yargılanan polisler, hiçbir gerçekliği olmamasına rağmen "meşru müdafaa" gerekçesiyle beraat ettirilmiştir. Mağdur ailelerden yedisi olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımıştır. AİHM tarafından Türkiye, "uzun yargılama", "etkin soruşturma yürütülmemesi' ve "yaşam hakkı ihlali" gerekçeleriyle ailelere tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Diğer mağdur ailelerin davaları ise hâlâ AİHM'de karara bağlanmayı beklemektedir.
Aradan 32 yıl geçmesine rağmen Digor Katliamı, toplumsal bellekte tüm sıcaklığı ve yıkıcılığıyla yerini korumaktadır. Hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşların asıl amacı, kendilerine dayatılan koruculuğa karşı durabilmek ve temel insan hakları çerçevesinde yaşamlarını sürdürebilmekti. Fakat bu talepler, demokratik bir anlayışla karşılık bulmamış; kolluk kuvvetleri eliyle katliamla bastırılmıştır.
Türkiye tarihinde Digor Katliamı benzeri birçok olay yaşanmış ve maalesef yaşanmaya devam etmektedir. Toplumsal barışın inşa edilebilmesi ve eşit yurttaşlık temelinde bir yaşamın tesis edilebilmesi için Türkiye toplumunun geçmişte yaşanan katliamlarla ve hukuk dışı uygulamalarla yüzleşmesi gerekmektedir. Bu yüzleşmenin sağlanabilmesi için TBMM'nin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi elzemdir. Böylece TBMM, toplumsal. barışın sağlanmasında öncü bir rol üstlenebilecektir.
• Tüm bu gerekçelerden hareketle, Digor Katliamı'nın araştırılması, sorumlularının açığa çıkarılması, yaşanan diğer katliamlara ışık tutabilecek bir çalışmanın yapılabilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.