Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde son iki yılda derinleşen işletme kapanışları, istihdam kayıpları, ihracat performansındaki bozulma ve ithalat baskısının nedenlerinin bütüncül biçimde tespit edilmesi; mevcut desteklerin etki analizlerinin yapılması; rekabet gücünü aşındıran maliyet unsurları ile finansmana erişim sorunlarının ortaya konması; kamu kaynaklarıyla yürütülen politika ve programların etkinliğinin ölçülmesi; sektörün. dünya ticaretindeki pay kaybının durdurulmasına yönelik yapısal çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması hususunu saygıyla arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, 2025'in ilk yarısında konjonktürel bir dalgalanmanın ötesinde yapısal bir kırılma yaşamaktadır. SGK verilerine göre şirket sayısı altı ayda 59.101'den 55.803'e düşmüş, 3.298 firma kapanmış; istihdam 959.395'ten 903.555'e inerek 55.840 kişi işini kaybetmiştir. Haziran 2025'te tek ayda 868 şirket kapanması ve 9.936 kişilik iş kaybı, krizin ivmelendiğini göstermektedir. Bu sonuçların temelinde dış pazarlarda rekabet gücü kaybı ve içeride maliyet-fiyat makasının daralması birlikte etkide bulunmaktadır.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
Dış talep tarafında, 2025 Ocak-Temmuz döneminde hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının %6,2 gerileyerek 9,7 milyar dolara düşmesi; AB'ye ihracatta %6,8, eski Doğu Bloku ülkelerine satışlarda %16,8 düşüş yaşanması, Türkiye'nin pazar payı kaybettiğinin somut göstergesidir. Almanya, Hollanda, İspanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Polonya gibi ana pazarlarda görülen eşzamanlı kayıplar, fiyat rekabetinin yanında temin, sürdürülebilirlik ve ölçek gibi fiyat dışı unsurlarda da dezavantaj oluştuğuna işaret etmektedir. Tekstil ve hammaddelerinde aynı dönemde %1,2'lik düşüş ve Temmuz 2025'te %7,7'lik sert daralma, yukarıdaki tabloyu tamamlamaktadır. Nitekim sektörün dünya hazır giyim ticaretindeki payının 35 yıl sonra ilk kez %3'ün altına (2,96) ve AB pazar payının 30 yıl sonra %5'in altına (4,65) inmesi, küresel talep %6 oranında büyürken Türkiye büyüyen pazarda gerileyen tek ülke olmuştur. Bu gelişme, sektörün rekabet gücünü kaybettiğini ve yapısal bir kırılma yaşadığını göstermektedir.
Maliyet artışları kârlılığı negatife çevirmiştir. 2022'de %10,5 olan vergi öncesi kârlılık 2024'te %-5,1'e gerilemiştir. 2025 yılı için beklenti %-4,6'dır. Dolar bazlı maliyetler %25,8 artarken, satış fiyatları yalnızca %9,6 yükselmiş, istihdam ise %28,3 azalmıştır. Yani artan maliyetler karşılanamamış, şirketler zararına üretim yapmaya başlamıştır. Bu zarar, firmaları ya küçülmeye ya da üretimi yurt dışına taşımaya zorlamaktadır.
Üretimin yurt dışına kayması eğilimi hızlanmaktadır. Türk firmaları Mısır ve Fas gibi ülkelerde yatırım yapmayı tercih etmektedir. Bu eğilim devam ederse, Türkiye'nin iç kapasitesi ve istihdamı daha da düşecektir. Zincirin kopması, yalnızca üreticileri değil tedarikçileri, lojistiği ve perakendeyi de olumsuz etkilemektedir. Nitekim konkordato süreçleri yaygınlaşmakta, bir firmanın kapanması domino etkisi yaratmaktadır. Mevcut destekler etkili olmamıştır. Çalışan başına 2.500 TL'lik destek kapanışları durduramamıştır. Çünkü destekler yalnızca KOl'lerle sınırlı kalmış, büyük ölçekli firmalar bu kapsamda dışarıda bırakılmıştır. Eximbank ve reeskont kredilerinde de vadelerin kısalığı ve teminat sorunları finansmana erişimi güçleştirmektedir. Yeşil dönüşüm yatırımlarında bürokratik engeller ise AB regülasyonlarına uyumu zorlaştırmaktadır.
Sonuç olarak, sektörde yaşanan kriz konjonktürel değil, yapısal bir kırılmadır. İstihdam kaybı, ihracat performansındaki düşüş ve ithalat baskısı toplumsal refahı tehdit etmektedir. Türkiye'nin 1 milyona yakın istihdam sağlayan, 76 milyar dolar üretim ve 16,8 milyar dolar dış ticaret fazlası yaratan bu sektörden vazgeçmesi mümkün değildir. Krizin neden-sonuç ilişkileriyle ele alınması, desteklerin etki analizinin yapılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için TBMM'de Meclis Araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.