Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam açısından en stratejik alanlarından biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, artan üretim maliyetleri, TL'nin sürekli değer kaybı, yüksek faiz oranları, finansmana erişim zorlukları ve küresel ekonomik dalgalanmalar nedeniyle tarihinin en ağır krizlerinden birinin eşiğine gelmiştir. Bu çerçevede, sektör genelinde yaşanan daralmanın nedenlerinin, yurt dışına taşınan üretim kapasitesinin ve konkordato sürecine giren firmaların durumunun bütün yönleriyle araştırılması, sektörel çöküşün ekonomik, sosyal ve bölgesel etkilerinin incelenmesi ayrıca alınabilecek yapısal önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri 105'inci maddelerine uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 21.10.2025
GEREKÇE Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin en köklü ve en fazla istihdam oluşturan sektörlerinden biri olan tekstil ve hazır giyim sektörü, uzun yıllar boyunca ülkenin üretim kapasitesine yön veren, dış ticaret açığını azaltan ve milyonlarca vatandaşımıza geçim kaynağı sağlayan bir alan olmuştur. Ancak bugün bu stratejik sektör, ağır bir ekonomik krizle sarsılmakta, üretim merkezlerinde kepenkler birer birer kapanmakta ve binlerce emekçinin işini kaybettiği bir tablo ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda, Türkiye genelinde binlerce esnaf işyerini kapatmış ve birçok şirket iflas etmiş, tekstil sektöründe ise yüzlerce firma konkordato ilan etmiştir. Türkiye'nin en büyük hazır giyim ve tekstil merkezlerinden olan İstanbul Merter, Zeytinburnu, Laleli, Bayrampaşa ve Esenler bölgelerinde yüzlerce mağaza ve atölye kapanmış, uzun yıllardır ülke ekonomisine katkı sunan üreticiler "kiralık" tabelalarıyla sessiz bir çöküşün sembolü haline gelmiştir. Üreticiler, artan enerji fiyatları, yüksek kira bedelleri, işçilik maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle ayakta kalmakta zorlanmaktadır.
Basına da yansıyan verilere göre, istihdam kaybı yüzbinlere ulaşmıştır. Bu durum, aynı zamanda sosyal bir kriz anlamına da gelmektedir. Türkiye, hazır giyim ihracatında önemli bir ülke iken bugün bu sıralamada gerilemiş Avrupa Birliği pazarındaki payını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle hammadde fiyatlarının dövize bağlı artışı ve Türk Lirası'nın sürekli değer kaybı, ihracatta rekabet avantajını ortadan kaldırmıştır.
Enflasyonun yüksek düzeylere çıkması, üretici maliyetlerini katlamış enerji, yakıt ve işçilik giderleri birçok işletme için neredeyse sürdürülemez hale gelmiştir. Üreticiler artık yerli pazarda satış yapamaz, ihracatta rekabet edemez bir konuma düşmüştür. En büyük risk ise bu işletmelerin üretim faaliyetlerini Mısır, Bangladeş, Ürdün ve Fas gibi düşük maliyetli ülkelere taşımalarıdır.
Konkordato takip verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla Mısır'da üretime başlayan Türk tekstil şirketlerinin sayısı 200'ü aşmıştır. Bu durum, yalnızca üretim merkezlerinin kaybı anlamına gelmemekte, aynı zamanda Türkiye'nin dış ticaret gelirlerinde uzun vadeli bir düşüşe işaret etmektedir. Türk firmalarının yurt dışına taşınması, Türkiye'nin üretim zincirinde yaşadığı kırılmayı daha da derinleştirmektedir. Türkiye'deki tekstil üreticileri, bu koşullar altında hükümetten acil destek paketleri, vergi ve enerji indirimi, kredi kolaylığı ve istihdam teşvikleri talep etmektedir. Ancak bugüne kadar açıklanan sınırlı önlemler, sektörün içinde bulunduğu yapısal krizi durdurmaya yeterli olmamıştır.
Mevcut tablo, yalnızca üretim hacminin daralması değil bölgesel istihdamın çökmesi, sosyal refahın azalması ve ihracat gelirlerinde kalıcı düşüş riskini beraberinde getirmektedir. Özellikle tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal dayanıklılıkları neredeyse tükenmiş durumdadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin bir zamanlar "Avrupa'nın atölyesi" olarak anılmasını sağlayan bu sektörün yeniden ayağa kalkması için sorunun yapısal temellerinin Meclis düzeyinde kapsamlı biçimde incelenmesi zorunludur. Bugün tekstil sektörünün yaşadığı kriz, aslında Türkiye'nin genel ekonomik yapısındaki dengesizliklerin bir yansımasıdır. Bu nedenle konuya yalnızca bir sektör sorunu olarak değil, ulusal üretim, istihdam ve ihracat politikalarının geleceğini ilgilendiren stratejik bir mesele olarak yaklaşmak gerekmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte üstleneceği denetim ve araştırma görevi, hem üreticilerin hem de milyonlarca emekçinin sesi olacak ülkemizin üretim gücünü koruma yönünde önemli bir adım teşkil edecektir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.