Ataması yapılmayan öğretmenler ile ücretli öğretmenlerin yaşadığı sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ataması yapılmayan öğretmenler ve ücretli öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetlerin araştırılması; Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen istihdam politikasının yarattığı sorunların incelenmesi ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. (01/10/2025)
GEREKÇE
Ataması yapılmayan öğretmenlerin yaşadığı mağduriyet artık çözülmesi gereken büyük bir kangrene dönüşmüştür. Atama bekleyen öğretmen sayısı, eğitim fakülteleri ve pedagojik formasyonla beraber 1 milyona ulaştır. Ülkemizdeki 97 eğitim fakültesinden her yıl binlerce mezun vermeye devam etmektedir. Her yıl atama bekleyen öğrenmen sayısı katlanarak artmaktadır. Bu vahim duruma rağmen bugüne kadar ne yazık ki çözüm adına bir adım atılabilmiş değildir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Artık 40 bin, 50 binli atamalar mümkün değil" sözleri bunun ispatı niteliğindeydi.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Diğer yandan Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen açığını adeta "kaçak işçi" çalıştırarak kapatma yolunu izlemekte, kadrolu ve güvenceli öğretmen atamak yerine "ücretli öğretmen" istihdamını tercih etmektedir. 2025 yılı itibarıyla 78 ilde toplam 86.136 ücretli öğretmenin görev yaptığı öğrenilmiştir. Bu sayı, geçen yıla göre 13.413 kişilik bir artış göstermiştir. Yılsonuna kadar bu sayının 100 bini bulması içten bile değildir.
86.136 ücretli öğretmenin görev yaptığı bir eğitim sisteminde, en az bu kadar öğretmen açığı var demektir. Madem okullarda öğretmen açığı var, bunu ücretli öğretmenlerle dolduracağınıza neden kadrolu öğretmen ataması yapmıyorsunuz? Bu sorunun tek yanıtı olabilir o da maliyetleri düşürmektir! Daha az maaş daha az gider hesabıyla kaliteli bir eğitim politikası yürütebilmek mümkün müdür?
İktidar 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etti ancak sözleşmeli öğretmenlerin tayin haklarının 3. yılın sonunda başlaması, eşinden ve çocuklarından ayrı yaşamaya zorlanmaları, aile bütünlüğünün bozulmasına neden olmaktadır. Bu sorunlar Anayasa'nin 10. maddesinde düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ilkesine ve yine 41. maddesinin ikinci fıkrasında ifadesinde bulunan "aile birliğinin sağlanması" ilkesine açıkça aykırıdır.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Her yıl ortalama 40 bin öğretmen ataması yaptık" sözüne karşın alınan 15 bin atama kararı çok büyük mağduriyetlere sebep olmuştur. Bu durum hem 2024 KPSS ile atama bekleyen öğretmenleri hem de 2025 yılında sınava giren öğretmenleri mağdur etmiştir.
2024 yılı sözleşmeli öğretmen atama sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mülakatlar aracılığıyla mağdur edilen ve kontenjan dışında bırakılan öğretmenlerimizin mağduriyetleri cabasıdır.
İktidarın eğitimde izlediği istihdam politikası hem görevdeki öğretmenleri hem atama bekleyen öğretmenleri hem de ücretli öğretmenleri mağdur etmektedir. Bu mağduriyetin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen istihdam politikasının yarattığı sorunlar incelenmeli ve çözüm yolları acilen belirlenmelidir.
TERUP BASKANLE
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.