Konya'da 5 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiği olay başta olmak üzere yaşanan asayiş sorunlarının tüm yönleriyle araştırılarak şiddetin önlenmesine yönelik yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'nin toplumsal huzuru, yurttaşların can ve mal güvenliğinin teminat altına alınmasına bağlıdır. Devletin temel amaç ve görevleri arasında yer alan yaşam hakkı, kişi dokunulmazlığı ve güvenlik, yalnızca suç işlendiğinde devreye giren bir ceza adaleti yaklaşımıyla değil; riskleri önceden gören, şiddetin kök nedenlerine inen, kurumsal kapasitesi güçlü ve toplumla iş birliği içinde işleyen bütüncül bir asayiş politikası ile korunabilir. Ancak son dönemde ülkemizde asayiş sorunlarının gündelik hayatın içine sirayet ettiği görülmektedir. En son Konya'da 5 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirdiği elim olay başta olmak üzere sıradan anlaşmazlıkların ağır şiddete dönüştüğü vakaların ülkemizde yaygınlaştığı görülmektedir.
Bu çerçevede, Türkiye'de asayiş sorunlarının çok boyutlu olarak ele alınması; bireysel ve organize şiddetin önlenmesine yönelik kalıcı ve ölçülebilir kamu politikalarının oluşturulması; kadınlar, çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin kendini güvende hissettiği bir ortak yaşam düzeninin tesisini sağlamanın yollarının tüm yönleriyle araştırılması için Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 09.10.2025
-RIVET HALA
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
GENEL GEREKÇE
Türkiye'nin toplumsal huzuru, yurttaşların can ve mal güvenliğinin teminat altına alınmasına bağlıdır. Devletin temel amaç ve görevleri arasında yer alan yaşam hakkı, kişi dokunulmazlığı ve güvenlik, yalnızca suç işlendiğinde devreye giren bir ceza adaleti yaklaşımıyla değil; riskleri önceden gören, şiddetin kök nedenlerine inen, kurumsal kapasitesi güçlü ve toplumla iş birliği içinde işleyen bütüncül bir asayiş politikası ile korunabilir. İnsan yaşamı devredilemez, ertelenemez ve pazarlık konusu edilemez bir değerdir; kamusal politikanın nihai ölçütü de bu değeri en yüksek düzeyde koruyabilmektir.
Son dönemde gündelik hayatın sıradan gerilimlerinin-trafikte "yol verme", "park yeri", gürültü tartışmaları ya da "yan bakma" bahanesi gibi-kısa sürede ağır şiddete evrildiği, kimi zaman çocukların dahi hedef haline geldiği olaylar kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Geçtiğimiz günlerde Konya'da yaşanan elim olayda, *yan bakma" bahanesiyle başlayan silahlı kavga sırasında 5 yaşındaki bir çocuk yaşamını yitirmiştir. Masum sivillerin gündelik hayatın ortasında ölümle yüz yüze bırakıldığı bu tablo, asayişin yalnız müdahale değil etkin önleme ekseninde de güçlendirilmesi gerektiğini açıkça göstermiştir.
Asayişin bir başka boyutunu, organize suç yapılanmaları oluşturmaktadır. Mahallelerde hakimiyet kurma, borçlandırma ve şiddet yoluyla denetim tesis etme pratikleri, esnafı ve emekçiyi hedef alan sistematik bir tehdit üretmekte; sıradan yurttaşları doğrudan mağdur etmektedir. Öte yandan suça sürüklenen çocuklar olgusu, salt adli bir mesele değildir. Okul terki, yoksulluk, barınma ve beslenme güvencesizliği, akran baskısı ve çevrimiçi platformlarda şiddetin yüceltilmesi gibi riskler, çocuk ve gençleri örgütlü yapılara veya şiddet davranışlarına özendirmekte; erken yaşta telafisi güç travmalar ve kalıcı suç geçmişi doğurabilmektedir. Devletin asayişte alması gereken tedbirler, caydırma ile önlemeyi aynı anda gözeten bir yaklaşımı zorunlu kılmalıdır. Bu bağlamda, İçişleri Bakanlığı'nın yıllardır öne çıkardığı operasyonel başarı duyurularına karşın, önleyici politikaların sonuç üretme kapasitesinin yetersiz kaldığı, veriye erişimde ve kamuoyuna düzenli açıklamada Şeffaflık ve hesap verebilirlik standartlarının olmadığı görülmektedir.
AKP iktidarı döneminde kurumlar arası koordinasyonun sahada süreklilik arz eden boşluklar ürettiği; tekil olaylarda can kayıplarıyla sonuçlanan yapısal zaafların giderilemediği somut vakalarla ortaya çıkmaktadır.
Bu çerçevede, Türkiye'de asayiş sorunlarının çok boyutlu olarak ele alınması; bireysel ve organize şiddetin önlenmesine yönelik kalıcı ve ölçülebilir kamu politikalarının oluşturulması; kadınlar, çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin kendini güvende hissettiği bir ortak yaşam düzeninin tesisini sağlamanın yollarının tüm yönleriyle araştırılması için Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
• NET HALE
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.