İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3292 GÜNDEMDE

Akran zorbalığının ve çocukların suça sürüklenmelerinin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Semra Dinçer Ankara · CHP ve 21 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Çocukların fiziksel, duygusal, psikolojik ve dijital ortamlarda maruz kaldığı akran zorbalığı ile suça sürüklenme süreçleri; eğitim, sağlık, adalet ve sosyal politika alanlarının kesişiminde yer alan, çok boyutlu ve eşgüdümlü bir yaklaşım gerektiren önemli bir toplumsal sorundur. Ülkemizde son dönemde çocuklara yönelik şiddet, akran zorbalığı ve suça sürüklenme vakalarında yaşanan artış; kamuoyunda derin kaygı uyandırmış, bu alanda kalıcı ve bütüncül çözüm arayışlarını zorunlu kılmıştır.

Bu çerçevede, okullardan sosyal yaşama kadar uzanan akran zorbalığının nedenlerinin belirlenmesi, mevcut önleyici mekanizmaların etkinliğinin incelenmesi, erken yaşta başlayan bu davranışların altında yatan sosyolojik ve psikolojik etkenlerin araştırılarak kapsamlı bir politika seti oluşturulması; çocuk adalet sistemindeki aksaklıkların tespit edilmesi, çocukların suça karışma nedenlerinin ortaya konularak gerekli önlemlerin ve yasal düzenlemelerin altyapısının hazırlanması; ayrıca mağdur çocuklar ile ailelerinin korunmasına yönelik yeni tedbirlerin geliştirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.. enesav. Semra oncen 12mir Mang vekili

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Çocukların fiziksel, duygusal, psikolojik ve dijital ortamlarda maruz kaldığı akran zorbalığı ile suça sürüklenme süreçleri; eğitim, sağlık, adalet ve sosyal politika alanlarının kesişiminde yer alan, çok boyutlu ve eşgüdümlü bir yaklaşım gerektiren önemli bir toplumsal sorundur. Ülkemizde son dönemde çocuklara yönelik şiddet, akran zorbalığı ve suça sürüklenme vakalarında yaşanan artış; kamuoyunda derin kaygı uyandırmış, bu alanda kalıcı ve bütüncül çözüm arayışlarını zorunlu kılmıştır. Bu durum yalnızca bireysel trajedilerle sınırlı kalmamakta; toplumsal huzuru, eğitim ortamlarının güvenliğini ve çocukların ruhsal gelişimini doğrudan tehdit etmektedir.

2 Temmuz 2025 tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde yaşanan 11 yaşındaki Yiğit Cem Altınok'un yaşamını yitirdiği olay, bahse konu tehlikenin boyutlarını acı bir şekilde ortaya koyacak niteliktedir. Olay ilk etapta "basit bir kaza" olarak değerlendirilse de Altınok ailesinin girişimleri sonucunda yapılan incelemelerde ve tanık ifadelerinde Yiğit Cem Altınok'un bazı yaşıtları tarafından "mahalle maçına alınmak" vaadiyle kandırıldığı ve bisikletinin frenlerinin kasten söküldüğü iddia edilmektedir. Ailesinin ifadesiyle bu bir kaza değil, planlı bir zorbalık" olarak ifade edilmektedir. Bu trajedi, çocuklar arasındaki zorbalığın artık yalnızca sözlü ya da duygusal değil, hayati sonuçlar doğurabilecek fiziksel eylemler boyutuna ulaştığını gösterir niteliktedir.

Benzer şekilde, Mattia Ahmet Minguzzi davasında da kamuoyunu derinden sarsan bir başka tablo yaşanmıştır. Henüz 18 yaşını doldurmamış çocukların da içinde bulunduğu bir grup tarafından gerçekleştirilen organize saldırı sonucunda bir çocuk hayatını kaybetmiştir. İstanbul Anadolu 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, -mahkeme kararındaki ifadelerle- iki suça sürüklenen çocuk 24 yıl hapis cezasına çarptırılmış, diğer iki suça sürüklenen çocuk ise beraat etmiştir. Kararın ardından hem kamu vicdanı hem de Minguzzi ailesi derin bir sarsıntı yaşamıştır.

Bu iki trajik olay, birbirinden farklı görünse de aynı sistematik sorunun Kontlt eptsih etmektedir: Bir yanda zorbalığın mağduru olan çocuklar; diğer yanda isess/adet. îEû‚ ilgisizlik ve sosyal dışlanma ile suça karışan çocuklar. 1923 TIS/

Her iki kesim de aslında yetersiz önleme, adalet mekanizmasındaki sorunlar, rehberlik ve sosyal destek sistemlerinin kurbanı olarak görülmelidir. Bu bilgilere, Türkiye'de eğitim görmesi gereken 3.2 milyon çocuğun okula gitmemesi, uyuşturucu satan çocuk sayısının son 10 yılda 17 binlere kadar yükselmesi, 18 yaş altı çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilerek suça sürüklenmesi de eklendiğinde ortada yalnızca münferit vakalardan değil, giderek derinleşen bir toplumsal güvenlik ve çocuk politikası krizinden söz etmek gerekmektedir. Çocuğun üstün yararı ilkesi, çocukların korunması ve topluma yeniden kazandırılması bakımından vazgeçilmezdir. Ancak bu ilke, kamu güvenliği ve adalet duygusunu zedeleyecek biçimde uygulanmamalıdır. Suça sürüklenmiş çocuklar bakımından koruma ve rehabilitasyon yaklaşımları güçlendirilirken, tekrarlayan ve ağır nitelikli suçlar bakımından toplumun güvenliğini sağlayacak denetim, gözetim ve tedbir mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gereklidir.

Bu çerçevede; okullardan sosyal yaşama kadar uzanan akran zorbalığının nedenlerinin belirlenmesi, mevcut önleyici mekanizmaların etkinliğinin incelenmesi, erken yaşta başlayan bu davranışların altında yatan sosyolojik ve psikolojik etkenlerin araştırılarak kapsamlı bir politika seti oluşturulması; çocuk adalet sistemindeki aksaklıkların tespit edilmesi, çocukların suça karışma nedenlerinin ortaya konularak gerekli önlemlerin ve yasal düzenlemelerin altyapısının hazırlanması; ayrıca mağdur çocuklar ile ailelerinin korunmasına yönelik yeni tedbirlerin geliştirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

22 İMZA
CHP 22

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.