İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/330 GÜNDEMDE

Eğitimde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Eğitimdeki ekonomik eşitsizliklerin ve masrafların analizi, MEB bütçesinin eğitim yatırımlarına ayrılan payının değerlendirilmesi, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının ve ücretlerinin iyileştirilmesi, köy okullarının durumu ve taşımalı eğitim uygulamalarının değerlendirilmesi, anadilinde eğitimin sağlanması için gerekli koşulların belirlenmesi ve eğitimde ayrımcılık ve ideolojik müdahalelerin etkilerinin incelenmesi amacıyla amacıyla Anayasa'nın 98.

TBMM İç tüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederim. 12.09.2023 Cil

Bugünün Türkiye'sinde, ekonomik krizin ağırlığı halkın sırtına yüklenmektedir ve bu durum, eğitim alanındaki -zaten mevcut olan- eşitsizlikleri daha da artırmaktadır. Okulların açılmasıyla birlikte okula gitmek için gerekli olan zorunlu masrafların geçen yıla göre %120'nin üzerinde arttığı, anadilinde eğitim hakkının ihlal edildiği ve ayrımcılığın sınıflara indiği bir dönemde bulunulmaktadır.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Eğitim sisteminde, gelir dağılımı ve sosyal eşitlik alanlarında hükümetler değişse de değişmeyen sorunlar olduğu malumken, 22 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde sorunların giderek devasa boyutlara ulaşmıştır. Tam 17 kez eğitim sistemi ve 9 kez Milli Eğitim Bakanı değişmiş ve her değişim sorunlara yenilerini eklemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay her geçen yıl düşürülmüş, bu pay 2002 yılında yüzde 17,18 iken 2023 yılına gelindiğinde yüzde 9,18'e gerilemiş ve eğitim harcamalarının esas yükü velilerin sırtına yüklenmiştir. Bugün Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilköğretimden yükseköğretime kadar yıllık bazda devlet tarafından karşılanan giderler bakımından öğrenci başına 36 ülke içinde 34. sırada yer almaktadır.

44414 sistemiyle düz liseler kapatılmış, sadece liselere girişlerde 5 farklı sınav sistemi denemiş ve sınavlar sonucunda Anadolu ya da fen liselerine yerleşemeyen binlerce öğrenci açıkta kalmıştır. Bu öğrenciler zorla imam hatip liseleri, meslek liseleri ve özel okullara yönlendirilmişlerdir. 4t41-4'e geçildiğinden beri kamu okullarına ayrılmayan bütçe, "teşvik" adı altında özel okullara aktarılmıştır.

2002 öncesi 902 olan özel okul oranı "25*lere ulaşmıştır. 13 bin 800 köy okulu kapatılmış, çocuklar "taşımalı eğitim" adı altında eğitimden uzaklaştırılmışlardır. Öğrencilerin barınma sorununu çözecek bir yaklaşım ile eğitim imkanı sunulmamış, yoksul ailelerin çocukları merdiven altı gerici tarikatlara ve bunlarla ilişkili vakıf, cemaat ve derneklerin yurtlarına mahkum edilmişlerdir.

Eğitimde piyasalaştırma politikalarıyla birlikte kadrolu öğretmen alımı neredeyse durma noktasına getirilmiş, ataması yapılmayan öğretmen sayısı 700 bini geçmiştir. Eğitim emekçileri ücreti-sözleşmeli adı altında güvencesizleştirilmiş, özel sektör öğretmenleri, kamudaki öğretmenlere göre daha düşük ücretler, daha uzun çalışma saatleri ve kısa süreli sözleşmelerle çalıştırılmışlardır.

Eğitim, herkesin temel bir hakkıdır ve devlet bu hakkı sağlamakla yükümlüdür. Ancak bu hakkın birçok yönüyle ihlal edildiği görülmektedir. Özellikle, kız çocukları, engelli çocuklar, anadili Türkçe olmayan tüm çocuklar, mülteci çocuklar ve geçici koruma altındaki çocuklar eğitime erişimde dezavantajlıdır ve bu eşitsizlik hali giderek güçlenmektedir.

Eğitimdeki sorunlara ek olarak, ayrımcılık ve ideolojik müdahale de ciddi bir sorundur. Özellikle, eğitimde ailelerin gelir durumu ve sınıfsal farklılıkları çocukların eğitime erişiminde çok ciddi farklar ve eşitsizlikler yaratmaktadır.. İdeolojik motivasyonlarla din dersleri zorunlu hale getirilmiş, sayıları arttırılmış, yabancı dil dersleri azaltılmış ve müfredattan toplumsal cinsiyet eşitliği, evrim teorisi ve felsefe dersleri çıkarılmıştır. Karma eğitime karşı söylemlerin yaygınlaştırılmış, zaten kırılgan bir alan olan kız çocuklarının eğitime katılımı değil uzaklaştırılması teşvik edilmiştir.

Tüm düzeylerinde demokratik, anadilinde ve ücretsiz eğitim esas olmalıdır. Eğitim bu ülkenin tüm halklarına, dillerine, dinlerine, inançlarına, inancı olmayanlara, cinsiyet kimliklerine ve cinsel yönelimlerine, yaşam tarzlarına ve dünya görüşlerine eşit ve saygılı bir yaklaşıma sahip olmalıdır.

Toplumsal barışın, hak ve özgürlüklerin, eşitlik ve adaletin temellerini sağlamlaştıracak, çocukların ve gençlerin eğitim hakkını koruyacak, anadilinde eğitim hakkını sağlayacak, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirecek ve eğitim emekçilerinin haklarını savunacak politikaların hayata geçirilmelidir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.