Kadın çiftçilerin üretimde karşılaştığı ekonomik, sosyal ve yapısal sorunlarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ülkemizin dört bir yanında üretimin yükünü omuzlayan, tarlada, bahçede, ahırda sabahın ilk ışıklarıyla çalışmaya başlayan kadın çiftçiler, hem tarımsal üretimin bel kemiği hem de kırsal yaşamın sürekliliğini sağlayan en önemli güçtür. Buna rağmen kadın çiftçilerin emeği görünmez kılınmakta, üretimden doğan hakları verilmemekte, sosyal güvenceden yoksun biçimde yaşam mücadelesi sürdürmektedir. Kadın çiftçilerin yaşadığı ekonomik, sosyal ve yapısal sorunların araştırılması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Türkiye'de tarımın yükü büyük oranda kadınların sırtındadır. Kadınlar üretimin her aşamasında yer almakta; tohumu toprağa düşürmekten hasada, hayvancılıktan gıda üretimine kadar tüm süreçte aktif rol oynamaktadır. Ancak bu büyük emek, ne gelirde ne de sosyal güvenlikte karşılık bulmaktadır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, 754 ziraat odasına kayıtlı 956 bin 643 kadın çiftçi bulunmaktadır. Bu rakam tüm kayıtlı çiftçilerin yalnızca yüzde 18,14'üne denk gelmektedir. Yani sahada üretimin yarısını yapan kadınlar, kayıt sisteminde beşte bir bile yer bulamamaktadır. Kadınların çoğu, "ücretsiz aile işçisi" statüsünde görülmekte, gelir elde etmeden üretim yapmakta ve sosyal güvenceye ulaşamamaktadır. Tarım Bağ-Kur sisteminde kayıtlı çiftçi sayısı 427 bin civarındadır. Bunların yalnızca yüzde 24,6'sı kadındır. Dahası, ziraat odalarına kayıtlı kadın çiftçilerin yüzde 88,2'si Tarım Bağ-Kur primini ödeyememekte, yalnızca yüzde 11,8'i sosyal güvenlik kapsamında kalabilmektedir. Milyonlarca kadın çiftçi, emeklilik hayali kuramadan, sigortasız biçimde üretime devam etmektedir. TÜİK verileri, tarımda kadın istihdamının son on yılda dramatik biçimde azaldığını göstermektedir. 2014 yılında 2 milyon 533 bin kadın tarımda çalışırken, 2023 yılı itibarıyla bu sayı 1 milyon 919 bine gerilemiştir. Yani son on yılda 614 bin kadın tarımdan kopmuştur. Tarımda kadın emeğinin azalması, hem kırsal üretimin gerilemesine hem de gıda arz güvenliğinin zayıflamasına neden olmaktadır. Kadın çiftçilerin yaş ortalaması 61'dir. Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması, kırsalda yaşlanan bir üretici kitlesi oluşmasına yol açmıştır. Bu durum, ülkenin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Genç kadınlar, artan maliyetler, gelir güvencesizliği, sosyal hak eksikliği ve yaşam koşullarının zorluğu nedeniyle tarımdan kopmakta, kırsal alanlar boşalmaktadır.
Kadın üreticiler, artan girdi maliyetleri karşısında en fazla etkilenen kesimdir. Mazot, gübre, yem, ilaç ve tohum fiyatlarının sürekli artması, üretimi sürdürülemez hale getirmektedir. Kadınlar çoğu zaman aile işletmelerinde "yardım eden" konumunda görüldüğü için tarımsal desteklerden doğrudan yararlanamamaktadır. Tarımsal kredi ve hibe programlarının çoğu erkek üreticilerin üzerine kayıtlıdır. Kadın emeği bu sistemde adeta görünmez hale gelmiştir. Kadın çiftçilerin örgütlenmesi ve kooperatifleşmesi de yeterince desteklenmemektedir. Kırsal kalkınma programları, kadın emeğini güçlendirmek yerine çoğu zaman vitrin projelere dönüşmekte, köklü çözümler üretmemektedir. Kadın üreticilerin toprak mülkiyetine erişimi sınırlı, miras ve paylaşım süreçlerinde söz hakkı zayıftır. Bu durum, kadınların hem üretim hem de gelir paylaşımında ikincil konumda kalmasına neden olmaktadır. Kadın çiftçilerin yaşadığı sorunlar yalnızca bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği değil, aynı zamanda bir tarımsal sürdürülebilirlik sorunudur. Kadın emeği olmadan tarımsal üretimin devam etmesi mümkün değildir. Ancak mevcut politikalar, kadınların üretimdeki yerini güçlendirmek yerine zayıflatmaktadır. Bu nedenle, kadın çiftçilerin sosyal güvenceye erışımını kolaylaştıracak, üretimde gelir güvencesi sağlayacak, mülkiyet ve destekleme mekanizmalarnfaLk paratek, treada kadın emeğini görünür kılacak bütüncül bir politika d A vardır. Tarımsal üretimin geleceği, kadınların üretimde kalmasına bağlıdır. Kadın çiftçilerin sorunlarının Meclis çatısı altında ele alınması, sahadan gelen sesin duyulması ve çözüm yollarının geliştirilmesi zorunludur. Kadın emeği görmezden gelinemez. Sosyal adaletin, üretimin ve kalkınmanın yolu, kırsaldaki kadının hak ettiği değeri görmesinden geçmektedir. Kadın çiftçilerin üretim sürecinde yaşadığı ekonomik, sosyal ve yapısal sorunların nedenlerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla bu konuda Anayasa'nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederim. Saygılarımla. 20.10.2025
• Ozeir Ceplen Geseldar + Berkan Sarl Balıkesir Carse Alkış I Ioss. Istan bov) 10 Pestin Dineer Mersia Fahri ÖzKAn Kırklareli Kev 14 Orhan SEMER Adara ötese Eran inçelu Ardahan 16 Tarke tses Bolu "Jöle Nur SÜLÜ ESKISEHIR Mr. 1. Sârito captedin. iLtAno Hehe: GizsmANse Hatay diy Lenfzs 20 HiYahn Halice ChP
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.