Ev işçiliği ve ailevi sebepler nedeniyle iş gücüne katılamayan kadınların durumlarının araştırılarak kadınların iş gücüne katılımlarının artırılması için yapılabileceklerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de kadınların önemli bir bölümünün ev içi işler ve "ailevi nedenler" gerekçesiyle işgücüne dahil olamaması; kadınların ekonomik bağımsızlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği, hane halkı yoksulluğu, ekonomik büyüme ve sosyal refah üzerinde ağır sonuçlar doğurmaktadır. TÜİK'in son dönem verileri, kadınların işgücüne katılımını engelleyen etmenlerin giderek derinleştiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, kadınların ev içi emek ve bakım yükü nedeniyle işgücüne katılamamasının nedenlerinin bütün yönleriyle araştırılması; ücretsiz bakım emeğinin görünür kılınması; bakım destek modellerinin geliştirilmesi; çocuk ve yaşlı bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması; kadınların istihdama katılımını artıracak ekonomik, sosyal ve hukuksal politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 26.11.2025
Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı, OECD ve AB ülkelerinin oldukça gerisindedir. Kadınların önemli bir kısmının ücretli işe katılamamasının en büyük nedeni ev içi işler, bakım yükü ve ailevi sorumluluklardır. Bu durum yalnızca bireysel değil; ekonomik, toplumsal ve kültürel yönleri olan yapısal bir sorun niteliğindedir. 2024 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre:
İşgücüne dahil olmayan kadınların sayısı 21 milyonun üzerindedir.
Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt
• Bu kadınların 7,3 milyonu "ev işleri ile meşgul olduğu için" çalışmamaktadır.
• "Ailevi ve kişisel nedenlerle" çalışmayan kadınların sayısı son beş yılda %81,5 artarak 3 milyon 947 bine çıkmıştır.
• Sadece 2024'te, söz konusu gerekçeyle işgücüne dahil edilmeyen kadın sayısı 80 bin artarak 734 bine ulaşmıştır.
• 20-25 yaş aralığında 651 bin, 35-39 yaş grubunda 602 bin kadın çalışmak istemesine rağmen ailevi engeller nedeniyle çalışamamaktadır.
• Aynı yıl 540 bin kadın, çocuk bakımı veya yetişkin bakımını üstlendiği için işinden ayrılmak zorunda kalmıştır.
Yine TÜİK verilerine göre;
İşgücüne dahil olmayan kadınların yaklaşık %45'i ev işleri ve ailevi nedenler nedeniyle çalışamamaktadır. Bu gruptaki kadın sayısı 9 milyon 480 bine ulaşmıştır.
• Özellikle genç kadınlar ve 35-40 yaş aralığındaki kadınlar, en verimli çalışma çağında olmalarına rağmen bakım yükü nedeniyle istihdam dışında kalmaktadır. Son yıllarda çocuk, yaşlı ve engelli bakımı nedeniyle işten ayrılan kadınların sayısı düzenli biçimde artmaktadır.
Uluslararası araştırmalar ve OECD raporları, Türkiye'de kadınların erkeklere kıyasla günde ortalama 4 saat daha fazla ücretsiz ev içi emek harcadığını, bakım yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarında olduğunu; bu yapısal eşitsizliğin kadınların ücretli istihdama katılımını sistematik biçimde sınırladığını göstermektedir. Kreş ve bakım hizmetlerine erişim yetersizliği, esnek çalışma modellerinin sınırlı olması, toplumsal cinsiyet normları ve bakım yükünün görünmezliği; kadınların çalışma hayatından dışlanmasının temel nedenleri arasında yer almaktadır.
Kadınların işgücüne katılım oranının OECD ortalamasının çok altında kalması, mevcut ekonomik potansiyellerin önemli bir kısmının kullanılamamasına yol açmaktadır. Ücretsiz ev içi emeğin görünmezliği, kadınların sosyal güvenlik kapsamı dışında kalmasına ve yaşlılık döneminde yoksullaşmasına da neden olmaktadır. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken; sosyal adalet, fırsat eşitliği ve demokratik katılım açısından da kritik sorunlar yaratmaktadır.
Şüphesiz kadınların üzerine yüklenen ücretsiz bakım emeği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en belirgin biçimlerinden biridir. Bu yükün adil biçimde paylaşılmaması; kadınların çalışma hayatına katılımını zorlaştırmakta, sosyal güvenlikten yararlanma oranlarını düşürmekte, kadın yoksulluğunu artırmakta ve toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikleri yeniden üretmektedir. Toplumsal barış, demokratikleşme ve sürdürülebilir kalkınma açısından da bu sorun hayati önem taşımaktadır. Kadınların ekonomik yaşamdan dışlanması; sosyal adaleti, aile içi güç dengelerini, karar alma süreçlerine katılımı ve toplumsal eşitliği olumsuz etkilemektedir. Bu durumun, kadına yönelik şiddeti beslediği meselesi ise izahtan varestedir.
Bu bahisle; kadınların ev içi emek ve bakım yükünün ekonomik ve sosyal etkilerinin kapsamlı biçimde ortaya konulması; bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması; aile, devlet ve işveren sorumluluklarının belirginleştirilmesi; ücretsiz bakım emeğinin görünür ve ölçülebilir hâle getirilmesi; istihdam politikalarının toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden düzenlenmesi gerekmekte olup kadınların "ev işleri ve ailevi nedenler" gerekçesiyle işgücüne katılamama sorununun tüm yönleriyle araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması zorunludur. 7 Musse
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.