İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3607 GÜNDEMDE

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların ve emekli yoksulluğunun nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Adalet Kaya Diyarbakır · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ekonomik krizin derinleştiği, enflasyonun ve hayat pahalılığının kronikleştiği Türkiye'de, emekliler ve dar gelirli yurttaşlar açlık sınırının altında bir yaşama mahkum edilmiştir. Sabit gelirlilerin alım gücünün her geçen gün eridiği, barınma ve gıda krizinin büyüdüğü bu ortamda, emekli aylıklarına yapılan yetersiz zamlar emeklileri yaşayamaz hale getirmiştir. Emeklilerin mücadele ettiği derin yoksulluğun boyutlarının tespiti, insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyinin belirlenmesi ve emekli aylıklarının güncel ekonomik veriler (açlık ve yoksulluk sınırları) ışığında yeniden düzenlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. (14.01.2026)

GEREKÇE

Türkiye'de uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve sermayeden yana tercihler sonucunda, emeğiyle geçinenler ve emekliler tarihinin en ağır yoksulluk sürecini yaşamaktadır. İktidarın "düzenli ödeme yapıyoruz" diyerek övündüğü emekli aylıkları, günümüz ekonomik şartlarında bir geçim kaynağı olmaktan çıkmış, sembolik bir harçlığa dönüşmüştür.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Emeklilerin yoksullaşması, siyasi bir tercih sonucu sistematik olarak gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında en düşük SSK emekli aylığı asgari ücretin yüzde 139,4'ü düzeyindeyken, 2026 yılı itibarıyla bu oran yüzde 73,6'ya gerilemiştir. Yaklaşık 70 puanlık bu kayıp, emeklinin cebinden çalınan refahın kanıtıdır. Eğer 2002 yılındaki oranlar korunmuş olsaydı;

• Asgari ücrete oranla hesaplandığında bugün en düşük emekli aylığı 39 bin 305 TL olacaktı.

• Kişi başına düşen milli gelire oranla (2002'de yüzde 56 idi) hesaplandığında ise bugün en düşük emekli aylığı 42 bin TL seviyesinde olacaktı.

• Emeklilere büyümeden pay ve refah payı eklenmiş olsaydı, bu rakamın 45-50 bin TL bandına çıkması gerekecekti.

2026 yılı Ocak ayı verilerine göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yalnızca yüzde 12,19 oranında zam reva görülürken, en düşük emekli aylığı "alt sınır aylığı" uygulamasıyla 20 bin TL'ye yükseltilmiştir. Ancak bu artış, emeklilerin gerçek kök aylıklarına yapılan bir iyileştirme değil, Hazine tarafından yapılan bir tamamlamadır. Açlık sınırının 30 bin 143 TL olduğu bir ülkede, milyonlarca emeklinin 20 bin TL bandına hapsedilmesi, emeklileri açıkça açlığa ve sefalete mahkûm etmektedir.

Uygulanan "en düşük emekli aylığı" politikası, sosyal güvenlik sisteminin temel mantığı olan "prim-kazanç" dengesini tamamen yok etmiştir. Yüksek prim ödeyerek veya daha çok çalışarak emekli olan yurttaşlar ile asgari düzeyden prim ödeyenlerin maaşları 20 bin TL seviyesinde eşitlenmiştir. Yaklaşık 6,5 milyon emekliyi kapsadığı tahmin edilen bu uygulama, çok prim ödeyen emekliyi cezalandırmakta, çalışanları ise "nasılsa aynı maaşı alacağım" düşüncesiyle kayıt dışı çalışmaya itmektedir. Bir kesime yüzde 18,48 oranında "tamamlama" artışı yapılırken, diğer emeklilere sadece yüzde 12,19 oranında enflasyon farkı verilmesi, emekliler arasında telafisi güç bir adaletsizlik yaratmıştır.

Özellikle büyükşehirlerde barınma krizi emekliler için bir yaşam savaşına dönüşmüştür. Kiraların 25 bin ile 30 bin TL arasında seyrettiği bir ortamda, alınan emekli maaşı kirayı dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Emekliler, "kiracıyız diye ölmemiz mi gerekiyor" diyerek barınma haklarının ellerinden alındığını haykırmakta; fırınlardan taze ekmek almak yerine askıdan bayat ekmek toplayarak yaşamaya çalıştıklarını ifade etmektedirler.

Tüm bu veriler ışığında; 17 milyon emeklinin, açlık sınırının 30 bin TL'yi aştığı bir ülkede bu ücretlerle yaşamaya zorlanması kabul edilemez. Emeklilerin yaşadığı hak kayıplarının telafisi, maaş bağlama sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi ve emekli aylıklarının gerçek enflasyon ve yoksulluk sınırına göre yeniden belirlenerek insan onuruna yaraşır bir seviyeye kavuşturulması amacıyla ivedilikle Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. 2 G.Otu

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.