6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin sonrasında yaşanan barınma, halk sağlığı ve hukuksal sorunların tüm boyutlarıyla araştırılarak yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen; bölgedeki barınma krizi, mülkiyet gaspları, halk sağlığı riskleri ve adalet arayışı süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların tüm boyutlarıyla incelenmesi, devam eden hak ihlallerinin tespiti ve kalıcı çözüm politikalarının belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM Iç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen 1096 güne rağmen (Şubat 2026), afet sonrası rehabilitasyon süreçleri "felaketi" sonlandırmak yerine yeni mağduriyet alanları yaratmıştır. Yerel STK'ların ve meslek örgütlerinin (TMMOB, TTB, Barolar) 3. yıl raporları, bölgenin bir "yönetim krizi" ile karşı karşıya olduğunu doğrulamaktadır.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Resmi makamlarca verilen konut sözlerine rağmen, 2026 yılı itibarıyla halen 270 bini aşkın yurttaşımız konteyner kentlerde, asgari yaşam standartlarının altında yaşamaktadır. "Geçici" olarak tasarlanan bu alanlarda elektrik kesintileri, altyapı yetersizlikleri ve kış koşulları hayatı imkansız hale getirmekte; "anahtar teslim" lansmanlarına rağmen birçok konutun altyapısız ve ulaşımsız olduğu görülmektedir.
6306 sayılı kanun kapsamında ilan edilen "Rezerv Alan" uygulamalarıyla, mülkiyet hakkı demokratik katılım olmaksızın askıya alınmıştır. Hasarsız binaların dahi yıkım tehdidi altında olması, halkın kendi kenti üzerindeki karar alma iradesini yok saymakta ve demografik yapıyı değiştirme riski taşımaktadır.
Kontrolsüz enkaz kaldırma süreçlerinde açığa çıkan asbest ve ağır metaller, bölgedeki hava ve su kalitesini yaşanılamaz düzeye getirmiştir. TTB verilerine göre solunum yolu hastalıklarında yaşanan % 300'lük artış, gelecekteki bir kanser dalgasının habercisidir. Tarım alanlarının moloz döküm sahasına çevrilmesi ise bölge ekonomisini ve gıda güvenliğini bitirme noktasına getirmiştir.
Eğitim-Iş raporlarına göre, deprem bölgesindeki okulların büyük bir kısmı prefabrik yapılarla eğitime devam etmekte, ikili öğretim zorunluluğu nedeniyle eğitim kalitesi düşmektedir. Ekonomik çöküşle birleşen bu durum, okul terki oranlarını ve çocuk işçiliğini bölgede Türkiye ortalamasının çok üzerine taşımıştır.
Yargı süreçlerinde "müteahhitler" odak noktası yapılırken, asıl sorumluluğu olan kamu görevlileri (ruhsat verenler, denetçiler) hakkında soruşturma izni verilmemesi, "cezasızlık" algısını perçinlemiştir. Halen akıbeti bilinmeyen kayıp şahıslar ve DNA eşleşmesi bekleyen yüzlerce aile için adalet mekanizması işletilmemektedir.
Bu nedenlerle, deprem bölgesindeki tüm bakanlıkların yürüttüğü faaliyetlerin denetlenmesi, kaynakların şeffaf kullanımının araştırılması ve hak temelli bir onarım sürecinin inşası için Anayasa'nun 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.