İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3731 GÜNDEMDE

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin sonrasındaki sürecin tüm boyutlarıyla araştırılarak benzer felaketlerin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Nevroz Uysal Aslan Şırnak · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

6 Şubat 2023 depremleri; yol açtığı ağır can kayıpları ve fiziksel yıkımın yanı sıra, deprem öncesi yapılaşma ve denetim süreçlerinden afet sonrası müdahale. yeniden yapılanma ve ceza adalet sisteminin işletilmesine kadar uzanan çok katmanlı yapısal sorunları görünür kılmıştır.

Bu bağlamda; depremlerin yol açtığı yıkımın tüm boyutlarıyla. özellikle adalet ve cezasızlık sorunu ekseninde ele alınması; idari ve hukuki sorumlulukların ortaya konulması, yargısal süreçlerdeki yapısal aksaklıkların tespit edilmesi ve benzer felaketlerde yaşanabilecek kayıpların önlenmesine yönelik etkili tedbirler ile gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması arz ve teklif olunur.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen. deprem bölgesinde barınma. sağlık, eğitim ve altyapı alanlarında yaşanan sorunlar büyük ölçüde devam etmektedir. Yüz binlerce kişi halen konteyner alanlarda. geçici ve güvencesiz koşullarda yaşamını sürdürmektedir. Depremzedeler için başlatılan kalıcı konut üretimi ise birçok ilde ihtiyacın gerisinde kalmıştır. İktidar tarafından teslim edildiği belirtilen konutların bir bölümü ise altyapı ve donanım eksiklikleri nedeniyle kullanıl(a)mamaktadır. Bununla birlikte deprem bölgelerinde rezerv alan uygulamalarının devreye sokulması. yerinde yaşam ve sosyal bütünlük bakımından yeni mağduriyetler ve belirsizlikler yaratmıştır.

Bu tablo, afet sonrası süreçte izlenen yönetim ve yeniden yapılanma pratiklerinin barınma, sağlık ve sosyal hizmetler alanında kalıcı çözümler üretemediğini net bir şekilde göstermektedir. Geçici barınma düzenlemelerinin uzun yıllara yayılması ve temel hizmetlerin süreklilik kazanamaması, depremzedelerin insanca yaşam koşullarına erişimini yapısal bir sorun haline getirmiştir.

Buna paralel olarak, depremlerin yol açtığı ölümler ve yıkım bakımından yürütülen ceza soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin de beklenen etkiyi yaratamadığı görülmektedir. Depremin üzerinden geçen süreye karşın, yaşanan yıkımın nedenlerine ve sorumlularına ilişkin adalet talebi karşılanmamıştır. Deprem suçları bakımından etkili ve bütünlüklü bir hesaplaşma ortaya konulmamıştır. Sorumluluğun çoğu dosyada dar bir çerçevede ele alınması ve yapı üretim ile denetim sürecinin tüm aşamalarını kapsayan bir değerlendirme yapılmaması, bu tablonun başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede. çok sayıda dava, uzun süre sonuçlandırıl(a)mamış ve kamu görevlileri bakımından soruşturma süreçleri sınırlı ve yavaş biçimde işletilmiştir.

Deprem davalarında öne çıkan bir diğer yapısal sorun. hukuki nitelendirmeye ilişkin uygulama farklılıklarıdır. Benzer nitelikteki olaylarda suç vasfının dosyadan dosyaya değiştiği görülmektedir. Öngörülebilir riskler bilinmesine rağmen gerçekleştirilen fiiller, uygulamada çoğu dosyada bilinçli bir tercihin sonucu olarak değil. basit ihmal gibi değerlendirilerek taksir kapsamında ele alınmıştır. Oysa yapıların inşa edildiği dönemlerde yürürlükte bulunan mevzuat, bilimsel raporlar ve bölgenin bilinen deprem gerçeği birlikte değerlendirildiğinde, sorumluların riskleri öngörebilecek durumda oldukları anlaşılmaktadır. Buna karşın hukuki nitelendirmenin dar tutulması. ceza sorumluluğunun sınırlandırılmasına ve verilen cezaların caydırıcılığının zayıflamasına neden olmuştur.

Hukuki nitelendirmedeki bu daralmanın zeminini oluşturan başlıca sorunlardan biri, delil toplama ve koruma süreçlerindeki yapısal eksikliklerdir. Enkaz kaldırma. hasar tespiti ve teknik inceleme işlemlerinin bütünlüklü ve tutarlı bir delil rejimi çerçevesinde yürütülmemesi, soruşturma ve kovuşturmaların maddi gerçeğe ulaşma kapasitesini ciddi şekilde zayıflatmıştır. Delillerin kaybolması, bozulması ya da yeterli teknik incelemeye tabi tutulmaması, suç vasfının sağlıklı biçimde belirlenmesini güçleştirmiş ve cezasızlık sonucunu besleyen bir etki yaratmıştır.

Delil rejimindeki bu yapısal zafiyetlerle doğrudan bağlantılı bir diğer sorun alanı ise bilirkişilik mekanizmasının işleyişidir. Deprem davalarında bilirkişi raporlarının çelişkili. yetersiz veya denetlenebilirlikten uzak olması, sorumluluğun hangi aşamada ve kimler tarafından ihlal edildiğinin açık biçimde ortaya konulamamasına neden olmuştur. Bu durum, suç vasfının sağlıklı biçimde belirlenmesini güçleştirdiği gibi yargılamaların uzamasına ve cezasızlık pratiğinin pekişmesine yol açmıştır.

Ayrıca deprem davalarının farklı illerde görülmesi. yargılamaların uzun sürmesi, mağdur ailelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve psikolojik yükler ile bilgiye erişimde yaşanan sınırlılıklar, sürece etkin katılımı önemli ölçüde zorlaştırmıştır.

Bu çerçevede; cezasızlık sonucunu besleyen uygulama ve yapısal sorunların neler olduğunun bütünlüklü biçimde ortaya konulması: depremzedelerin süregelen adalet talebinin karşılanması ve benzer felaketlerde aynı hukuksuzlukların yeniden üretilmesinin önlenmesi amacıyla idari ve hukuki sorumlulukların tespit edilmesi, etkili tedbirler ile gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin belirlenmesi gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.