Kamu envanterinde ve kütüphanelerinde bulunan Kürtçe yazma eserlerin tespit edilerek bunların korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de kamu envanterinde bulunan Kürtçe yazma eserlerin tespiti, envanter kayıtlarının doğruluğunun incelenmesi, bu eserlerin korunması, restorasyonu, bilimsel esaslara uygun biçimde kataloglaması ve dijital ortama aktarılması süreçlerinde yaşandığı iddia edilen ihmal, kasıt, ayrımcılık ve usulsüzlüklerin tüm yönleriyle araştırılması; kataloglama çalışmaları tamamlanmış olmasına rağmen erişime açılmadığı belirtilen koleksiyonlara ilişkin idari süreçlerin ve sorumluluk zincirinin ortaya çıkarılması; kültürel mirasın eşitlik ilkesi çerçevesinde korunup korunmadığının tespit edilmesi; çok dilli tarihsel birikimin kamusal şeffaflık ve bilimsel özgürlük ilkeleri doğrultusunda yönetilip yönetilmediğinin belirlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE Anadolu ve Mezopotamya coğrafyası, yüzyıllar boyunca çok dilli ve çok kültürlü bir medeniyet birikimine ev sahipliği yapmıştır. Kürt halkı da bu tarihsel birikimin kurucu unsurlarından biridir. Medrese geleneği, klasik edebiyat ve İslam ilimleri alanında Kürt âlimleri ve şairleri önemli eserler vermiştir. Ehmede Xanî'nin Mem û Zîn eseri, Melaye Cizîrî'nin divanı, Feqiye Teyran'ın şiirleri, Melaye Bateyî'nin mevlidi, Mele Mahmûde Bazîdi'nin folklor derlemeleri ve benzeri birçok Kürt âliminin çalışmaları, Kürt dilinin yüzyıllardır yazı dili olarak kullanıldığını göstermektedir. Öte yandan yazma eser niteliğindeki Kürtçe metinlerin ezici çoğunluğunun Arap alfabesiyle kaleme alınmış olması, tarihsel süreç içerisinde ciddi bir tasnif ve kataloglama sorununa yol açmıştır. Arap harflerinin kullanılması, metnin dili ile alfabeyi özdeşleştiren yüzeysel ve hatalı yaklaşımlar, kimi zaman da ideolojik saikler nedeniyle birçok Kürtçe eserin "Arapça" olarak kaydedilmesine ya da bu şekilde değerlendirilmesine neden olmuştur. Oysa alfabe ile dil aynı şey değildir; zira Osmanlı döneminde Türkçe, Kürtçe ve Farsça metinler de Arap alfabesiyle yazılmıştır. Bu yanlış tasnifler, Kürt yazı geleneğinin görünürlüğünü azaltmış hem akademik literatürde hem de kamu envanterinde Kürtçe eserlerin sayısının olduğundan çok daha az görünmesine yol açmıştır.
Türkiye'de yazma eser envanteri yaklaşık 640 bin adet olarak ifade edilmesine karşın, geçmiş yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kamu koleksiyonlarında yalnızca 25 Kürtçe yazma eser bulunduğu açıklanmıştır. Akabinde Türkiye Yazma Eserler Kurumu bünyesinde yürütülen çalışmalar sonucunda bu sayının 79'a çıkarıldığı anlaşılmıştır. Ancak tarihsel ve bilimsel bilgiler ışığında Kürtçe yazma eserlerin bu sayıdan çok yüksek olduğunu öngörmek çok tabiidir. Örneğin Şarkiyat Koleksiyonu adı altında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı envanterinde bulunan büyük bir çoğunluğu Kürtçe olan 94 cilt içerisinde 195 eserin bulunduğu tarafımızca öğrenilmiştir. Söz konusu koleksiyonun kataloglama sürecinin yaklaşık 1,5 yıl önce tamamlandığı, ancak buna rağmen kurumsal dijital sisteme dahil edilmediği ve araştırmacı erişimine açılmadığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Oysa bu süreçten çok sonra yapılan çalışmaların sonucu; diğer dillere ait koleksiyonlar gecikmeksizin sisteme yüklenmiştir. Kürtçe yazma eserlerin görünürlüğünün engellenmesi; eşitlik ilkesine, kültürel çoğulculuğa ve bilimsel özgürlüğe aykırı bir durum oluşturmaktadır. Ayrıca kataloglama izni bekleyen ve içerisinde 300-400 civarında Kürtçe yazma eser bulunduğu tahmin edilen başka koleksiyonların da bulunduğu belirtilmektedir. Bu durum yalnızca bürokratik bir gecikme değil; kültürel mirasın kamusal erişimini sınırlayan yapısal bir soruna işaret etmektedir. Kürt halkının tarihsel hafızası, yalnızca sözlü kültürden ibaret değildir. Divan edebiyatı, tasavvuf metinleri, dil bilgisi kitapları, mevlidler ve İslam ilimlerine dair eserler Kürtçe olarak kaleme alınmıştır. Bu eserlerin görünmez kılınması veya erişime açılmaması, kültürel haklar bağlamında ciddi bir hak ihlalidir.
Özellikle içinde bulunduğumuz demokratikleşme ve toplumsal barış arayışları sürecinde, kültürel mirasın eşit ve şeffaf biçimde korunması kamusal bir sorumluluktur. Bu nedenle Kürtçe yazma eserlerin envanter durumu, kataloglama süreçleri ve erişim politikalarının tüm yönleriyle araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda; Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ve bağlı kütüphanelerde bulunan Kürtçe yazma eserlerin gerçek sayısının, Şarkiyat Koleksiyonu ve benzeri koleksiyonların kataloglama ve dijital erişim süreçlerinin, Kürtçe yazma eserlerin sistematik olarak geciktirildiği veya erişime açılmadığı yönündeki iddiaların, kataloglama ve dijitalleştirme süreçlerinde olası idari ihmal, ayrımcılık veya usulsüzlüklerin, Kürtçe yazma eserlerin korunması ve bilimsel yayına hazırlanmasına ilişkin kurumsal politikaların araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılması gerekli ve önemli görünmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.