İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3876 GÜNDEMDE

Hakkari'de artan intihar olaylarının ve şüpheli ölümlerin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Seçim bölgem olan Hakkâri'de son iki ay içerisinde art arda yaşanan intihar ve şüpheli ölümler, artık münferit vakalar zinciri olmaktan çıkmış, yapısal ve süreklilik arz eden bir yaşam hakkı krizine dönüşmüştür. Ocak ayında Merkez Biçer Mahallesi, Şedinli ve Durankaya'da gerçekleşen intiharlar ile Şubat ayında Yüksekova, Üzümcü ve Çavuşlu'da gençlerin ve bir kadının yaşamını yitirmesi; derinleşen yoksulluk, genç işsizliği, kadınların ekonomik bağımsızlıktan yoksun bırakılması, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısındaki yetersizlikler ile şüpheli ölümlerde yürütülen adli süreçlerin eksiklikleri, intiharların yalnızca bireysel olaylar olmadığını, toplumsal ve yapısal bir sorunun parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle, Hakkâri'de intihar vakalarının önlenmesi, yaşam hakkının korunması ve toplumsal kırılganlıkların azaltılması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Seçim bölgem olan Hakkâri ilimizde son iki ay içerisinde yaşanan intihar ve şüpheli ölümler, artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. 2026 yılı Ocak ayında Merkez Biçer Mahallesi, Şedinli ve Durankaya'da kısa aralıklarla gerçekleşen üç intihar vakası; 18 Şubat 2026 tarihinde Yüksekova Güngör Mahallesi Ak Mercan mevkiinde 23 yaşındaki F.G.'nin başından silahla vurulmuş halde bulunması; 24 Şubat 2026 tarihinde Üzümcü köyü Derav Mahallesi'nde 19 yaşındaki H.K.'nin evinin bahçesinde silahla ağır yaralı halde bulunup kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesi; son olarak 28 Şubat 2026 tarihinde Çavuşlu Köyü'nde beş çocuk annesi 54 yaşındaki bir kadının evinin ahırında yaşamını yitirmiş halde bulunması, il genelinde ağırlaşan bir toplumsal çöküşe işaret etmektedir. Bu tabloyu "bireysel psikoloji", "ailevi sorun" ya da "kişisel tercih" başlıkları altında daraltmak, siyasal sorumluluğu görünmez kılma çabasıdır. Hakkâri'de derinleşen yoksulluk, Türkiye ortalamasının üzerinde seyreden genç işsizliği, kadınların ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakılması, kamusal sosyal hizmetlerin yetersizliği, ruh sağlığı altyapısının zayıflığı ve güvenlik eksenli yönetim anlayışının yarattığı süreğen baskı iklimi; bu ölümleri besleyen yapısal zemini oluşturmaktadır. Bu zemin, doğrudan doğruya iktidarın politik tercihlerinin ürünüdür.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Her gün kadınların katledildiği bir ülkede, kadın ölümlerinin bir kısmının "intihar" ya da "şüpheli ölüm" başlığı altında karşımıza çıkması, başlı başına siyasal bir sorundur. Kadınların yaşam ve özgürlük hakkı; yalnızca fiziksel şiddetten korunmayı değil, ekonomik bağımsızlığa erişimi, sosyal destek mekanizmalarına ulaşımı, güvenceli istihdamı ve insan onuruna yakışır yaşam koşullarını içerir. Bu koşullar sağlanmadığında, ortaya çıkan her ölüm; sosyal devlet ilkesinin tasfiyesinin bir sonucudur.

İktidar, yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Önleyici sosyal politikalar geliştirilmemekte; kadınlara ve gençlere yönelik koruyucu mekanizmalar güçlendirilmemekte; kırsal bölgelerde psikososyal destek hizmetleri erişilebilir kılınmamaktadır. Şüpheli ölümlerde etkin ve bağımsız, soruşturma yürütülmemesi, delil süreçlerindeki belirsizlikler ve kamuoyuna şeffaf bilgi verilmemesi; cezasızlık algısını derinleştirmekte ve adalet duygusunu zedelemektedir.

Hakkâri'de intiharların ve şüpheli ölümlerin olağanlaşmasına izin vermeyeceğiz. Yaşam hakkı, anayasal bir güvencedir ve bu güvenceyi hayata geçirmek iktidarın tartışmasız sorumluluğudur. Gerekli önlemleri almayan, bütünlüklü bir intiharı önleme stratejisi geliştirmeyen, kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesini sağlayacak politikaları hayata geçirmeyen, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısını güçlendirmeyen bir yönetim anlayışı; yaşanan her ölümde doğrudan muhataptır ve siyasal açıdan sorumludur.

Hakkâri'de intihar vakalarının önlenmesi, yaşam hakkının korunması ve toplumsal kırılganlıkların azaltılması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.