İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4248 GÜNDEMDE

Hakkari'de artan intihar ve şüpheli ölüm olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Hakkâri'de son yıllarda yoğunlaşan intiharlar ve şüpheli ölümler, bireysel olayların toplamı olmaktan ziyade, ekonomik yoksunluk, genç işsizliği, kadınların güvencesizliği, sosyal hizmetlere erişim eksikliği ve ruh sağlığı politikalarının yetersizliği ile birlikte değerlendirilmesi gereken yapısal bir yaşam hakkı krizine işaret etmektedir. 2026 yılı içerisinde art arda yaşanan ölüm vakaları, sosyal devlet mekanizmalarının koruyucu kapasitesine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmakta; özellikle kadınlar ve gençler açısından yaşamın sürdürülebilirliğinin kırılganlaştığını göstermektedir. Şüpheli ölümlerde etkin soruşturma süreçlerine ilişkin kamuoyunda oluşan güven sorunu ve cezasızlık algısı ise adalet sisteminin işleyişine dair yapısal bir inceleme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu nedenle Hakkâri'de intiharlar ve şüpheli ölümlerin tüm yönleriyle araştırılması, nedenlerinin açığa çıkarılması ve önleyici kamu politikalarının geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Hakkâri'de son yıllarda artış gösteren intiharlar ve şüpheli ölümler, artık yalnızca adli makamların inceleme konusu olarak değerlendirilemeyecek ölçüde ağır bir toplumsal ve halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. Özellikle kadınların ve gençlerin yaşamlarını yitirdiği vakaların yoğunlaşması, yaşam hakkının korunmasına ilişkin kamusal yükümlülüklerin ne ölçüde yerine getirildiğinin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

2026 yılının ilk aylarından itibaren Hakkâri'de yaşanan olaylar, toplumda derin kaygı yaratmıştır. Ocak ayında Hakkâri Merkez Biçer Mahallesi, Şedinli ve Durankaya da kısa aralıklarla üç ayrı intihar vakası meydana gelmiştir. 18 Şubat 2026 tarihinde Yüksekova Güngör Mahallesi Ak Mercan mevkiinde 23 yaşındaki F.G. başından silahla vurulmuş halde yaşamını yitirmiş olarak tespit edilmiştir. 24 Şubat 2026 tarihinde Üzümcü Köyü Derav Mahallesi'nde 19 yaşındaki H.K. evinin bahçesinde silahla ağır yaralı halde bulunmuş, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiştir. 28 Şubat 2026 tarihinde Çavuşlu Köyü'nde yaşayan beş çocuk annesi 54 yaşındaki bir kadın yaşamını yitirmiştir. 8 Mayıs 2026 tarihinde Hakkâri merkez Berçelan Mahallesi'nde 17 yaşındaki A.Z. yüksekten düşme sonucu yaşamını yitirmiştir. 5 Haziran 2026 tarihinde Yüksekova Yeni Mahalle'de yaşayan 22 yaşındaki O.K. tandır evinde yaşamını yitirmiştir. Son olarak 8 Haziran 2026 tarihinde Hakkâri merkez Bağlar Mahallesi AFAD Konutları'nda yaşayan beş çocuk annesi H.Ç. yaşamını yitirmiş, olayın ardından eşi L.Ç.'ye ulaşılamamış olması nedeniyle kamuoyunda ciddi soru işaretleri ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle söz konusu olay, aydınlatılması gereken şüpheli ölüm vakalarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Söz konusu vakalar, yalnızca bireysel yaşam öyküleri üzerinden açıklanamayacak ortak bir toplumsal zemine işaret etmektedir. Uluslararası halk sağlığı ve sosyal politika literatürü; intiharların, şüpheli ölümlerin ve yaşamdan kopuş süreçlerinin yoksulluk, işsizlik, borçluluk, sosyal dışlanma, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ruh sağlığı hizmetlerine erişim eksikliği, şiddet ve güvencesizlik koşullarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle intiharlar ve şüpheli ölümler yalnızca adli vakalar değil; aynı zamanda sosyal devletin niteliğini, kamusal hizmetlerin erişilebilirliğini ve yaşam hakkının korunma düzeyini gösteren önemli göstergelerdir.

Hakkâri'de özellikle son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, yaygın işsizlik, gençlerin geleceksizlik duygusu, göçün yarattığı toplumsal tahribat, kadınların ekonomik bağımlılık ilişkileri içerisinde sıkışması ve sosyal hizmet mekanizmalarının yetersizliği yaşamı giderek daha kırılgan hale getirmektedir. Gençler açısından eğitim ile gelecek arasındaki bağ zayıflamakta, emek ile yaşam arasında kurulan ilişki aşınmakta; kadınlar açısından ise ekonomik bağımlılık, görünmeyen emek, çok yönlü şiddet ve sosyal güvencesizlik yaşam alanlarını daraltmaktadır.

Yaşam hakkının korunmasına ilişkin devlet yükümlülüğü yalnızca ölüm gerçekleştikten sonra soruşturma yürütmekten ibaret değildir. Devlet aynı zamanda ölümleri önleyici sosyal, ekonomik ve psikolojik destek mekanizmalarını kurmak, risk gruplarını tespit etmek, koruyucu politikalar geliştirmek ve yaşamı mümkün kılan koşulları güçlendirmekle yükümlüdür. Buna karşın Hakkâri'de giderek ağırlaşan tabloya rağmen bütünlüklü bir intiharı önleme stratejisinin bulunmaması, ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği, kadınlara ve gençlere yönelik koruyucu sosyal politikaların güçlendirilmemesi ve şüpheli ölümlerde kamuoyunu tatmin edecek düzeyde şeffaflık sağlanamaması ciddi bir kamusal sorumluluk sorunu yaratmaktadır. Özellikle kadınların yaşamlarını yitirdiği olayların önemli bir bölümünün "şüpheli ölüm", "yüksekten düşme" veya "intihar" kategorileri altında kayda geçirilmesi, etkin soruşturma yükümlülüğü bakımından ayrı bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Delillerin toplanması, soruşturmaların yürütülmesi, ölüm nedenlerinin açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi konularında ortaya çıkan eksiklikler cezasızlık algısını güçlendirmekte, adalet duygusunu zedelemektedir.

Bugün Hakkâri'de ortaya çıkan tablo, yalnızca ölüm istatistiklerinden ibaret değildir. Bu durum, iktidarın yeterli önleyici tedbirleri geliştirmemesi, ilgili bakanlıkların etkin ve koordineli bir müdahale kapasitesi ortaya koymaması ve TBMM'nin denetim ve politika üretimi işlevini yeterince işletmemesi nedeniyle derinleşen çok boyutlu bir kriz alanına işaret etmektedir.

Bu nedenle Hakkâri'de intiharlar ve şüpheli ölümlerin tüm yönleriyle araştırılması, nedenlerinin açığa çıkarılması ve önleyici kamu politikalarının geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.