İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3917 GÜNDEMDE

Okullarda şiddetin önlenmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülizar Biçer Karaca Denizli · CHP ve 21 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

2 Mart 2026 tarihinde İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde meydana gelen bıçaklı saldırıda bir öğretmen yaşamını yitirmiş, bir öğretmen ve bir öğrenci ise yaralanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı olay sonrası idari inceleme ve soruşturma başlatıldığını, eğitim müfettişi görevlendirildiğini ve okulda öğrencilere yönelik rehberlik ile psikolojik destek hizmetleri yürütüldüğünü açıklamıştır.

Okullarda öğrenciler, öğretmenler, eğitim çalışanları ve veliler açısından can güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesi, riskli durumların erken tespiti, okul içi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ile gerekli idari, mali ve yapısal tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. Aysu BANKOğu Bantin Ale'

GEREKÇE ÖZETİ

Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt

2 Mart 2026 tarihinde İstanbul'da bir okulda yaşanan ve bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırı, eğitim ortamlarında can güvenliği ve şiddetin önlenmesi meselesinin ülke çapında yapısal bir sorun olarak ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Son yıllarda farklı illerde öğrencilerin ya da okuldan uzaklaştırılmış eski öğrencilerin öğretmen ve okul yöneticilerini hedef aldığı saldırı örnekleri, riskin tekrar eden bir örüntüye dönüştüğünü göstermektedir. Bu Meclis Araştırması; okullarda şiddetin boyutlarını ve risk faktörlerini ortaya koymak, okul güvenliğine ilişkin ulusal standartları belirlemek, güvenlik tedbirlerinin ve personel planlamasının risk temelli biçimde güçlendirilmesini sağlamak, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin kapasite ve etkililiğini değerlendirmek, disiplin ve erken uyarı mekanizmalarının fiili işleyişini incelemek ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirecek tedbirleri belirlemek amacıyla önerilmektedir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının korunmasına dönük uygulanabilir, ölçülebilir ve denetlenebilir politika ve mevzuat önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

GEREKÇE

2 Mart 2026 tarihinde İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda bir öğretmenimizin yaşamını yitirmesi ve iki kişinin yaralanması, eğitim ortamlarında can güvenliği meselesinin artık ertelenemez bir kamu sorunu haline geldiğini ortaya koymuştur. Milli Eğitim Bakanlığı olayın ardından idari inceleme ve soruşturma başlatıldığını, eğitim müfettişi görevlendirildiğini ve psikososyal destek süreçlerinin işletildiğini açıklamıştır. Bu adımlar elbette önemlidir. Ancak eğitim ortamlarında güvenliğin, sadece olay sonrası müdahalelerle değil, olayları önleyici ve riski azaltıcı, ülke çapında standartlaşmış bir risk yönetimi yaklaşımıyla ele alınması gerekmektedir.

Söz konusu olay, tekil bir adli vaka olarak görüldüğünde, sorunun kaynağı failin cezai sorumluluğuna indirgenmekte; okulun, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin, rehberlik ve psikolojik danışma sisteminin, okul güvenliği uygulamalarının ve kurumlar arası koordinasyonun güçlü ve zayıf yönleri görünmez kalmaktadır. Oysa öğretmenin ölümüyle sonuçlanan saldırı, sistemdeki güvenlik bariyerlerinin çalışmadığını gösteren yüksek şiddetli bir uyarıdır. Bu uyarı, riskin önceden tespiti, kayıt altına alınması, sınıflandırılması, müdahale planlarının uygulanması ve denetlenmesi yükümlülüklerini gündeme getirmektedir.

Son yıllarda farklı illerde yaşanan ve öğrenci veya okuldan uzaklaştırılmış eski öğrenci kaynaklı şiddet olayları, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin hedef haline gelebildiğini göstermektedir. 7 Mayıs 2024 tarihinde İstanbul'da bir okul müdürünün okuldan uzaklaştırılan eski öğrenci tarafından silahla öldürülmesi; 29 Nisan 2024 tarihinde Ankara'da bir öğrencinin okul idaresinin rutin bir işlemi sonrasında müdür yardımcısını bıçaklaması; 15 Ocak 2025 tarihinde İstanbul'da bir öğrencinin müdür yardımcısını boğazından bıçakla yaralaması; 22 Kasım 2022 tarihinde Kastamonu'da uzaklaştırılan öğrencinin müdür yardımcısını bıçaklaması; 27 Nisan 2023 tarihinde Şanlıurfa'da öğrencinin okuldan ayrılıp pompalı tüfekle geri dönerek okulda yaralamaya yol açması gibi örnekler, olayların münferit olmadığını ve okul güvenliğinin ülke çapında ele alınması. gereken bir kamu düzeni meselesi olduğunu ortaya koymaktadır.

Okullarda şiddet; akran zorbalığı, öğretmen ve eğitim çalışanlarına yönelik saldırılar, kesici alet ve benzeri araçların okula sokulması, okul çevresi riskleri, madde kullanımı, dijital ortamdan taşan tehditler ve kurum içi çatışmalar gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilmektedir. Bu alanların bir kısmı okul içinde, bir kısmı okul çevresinde, bir kısmı ise aile, sağlık ve sosyal hizmet sistemleriyle kesişen alanlarda şekillenmektedir. Dolayısıyla yalnızca fiziki tedbirler değil, "bütün okul" yaklaşımıyla rehberlik, psikolojik danışma, disiplin süreçleri, erken uyarı ve çok paydaşlı koordinasyon mekanizmalarının birlikte işletilmesi zorunludur. WHO tarafından yayımlanan okul temelli şiddeti önleme rehberi de, okulun rutin işleyişine şiddeti önleme adımlarının gömülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi (Genelge 2024,56) risk faktörlerinin tespiti, önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin güçlendirilmesi, E-Rehberlik sistemine işlenmesi ve ilgili kurumlarla iş birliği kurulması gibi yükümlülükler öngörmektedir. Bununla birlikte ülke genelinde bu yükümlülüklerin hangi ölçüde yerine getirildiği, okul bazında risk haritalarının düzenli üretilip üretilmediği, 'riskli temas" anlarında öğretmen ve idarecilerin korunmasına dönük standart prosedürlerin bulunup bulunmadığı, giriş çıkış güvenliği ve kesici alet riskini azaltıcı uygulamaların hangi kriterlerle ve hangi bütçeyle yürütüldüğü kamuoyuna açık, karşılaştırılabilir ve denetlenebilir değildir.

Araştırma önergesinin mahiyeti ile; Türkiye genelinde okul güvenliği ve eğitim ortamlarında şiddetin boyutlarının; öğretmen ve eğitim çalışanlarına yönelik saldırıların türlerinin, sıklığının ve risk örüntülerinin; okullarda güvenlik personeli, giriş çıkış kontrolü, kamera ve ziyaretçi kaydı gibi fiziki tedbirlerin yeterliliğinin; rehberlik ve psikolojik danışma kadrolarının kapasite ve etkililiğinin; disiplin süreçleri ile erken uyarı mekanizmalarının fiili işleyişinin; sağlık, sosyal hizmet, kolluk ve adli birimlerle koordinasyonun hukuki çerçevesi ve uygulama kapasitesinin ortaya konulması amaçlanmakta;

Araştırma neticesinde, okul güvenliğine ilişkin ulusal standartların belirlenmesi, risk temelli kaynak tahsisi yapılması, öğretmen ve eğitim çalışanlarının korunmasına dönük prosedürlerin standartlaştırılması, olayların kayıt altına alınması ve izlenmesine ilişkin veriye dayalı bir yönetim altyapısının geliştirilmesi, zorbalık ve şiddetin önlenmesine yönelik kanıta dayalı programların yaygınlaştırılması, okul iklimini iyileştirici ve çok paydaşlı önleyici modellerin güçlendirilmesi yönünde somut öneriler ortaya konulması beklenmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

22 İMZA
CHP 22

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.