İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3923 GÜNDEMDE

7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan mevzuat değişiklikleri sonrası maden ruhsatlandırma süreçlerinin ve Taşınmaz Komisyonunun uygulamalarının incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: İbrahim Akın İzmir · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7554 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat değişiklikleri sonrasında maden ruhsatlandırma süreçlerinin olağan dışı bir hızla arttırılması, kamu arazilerinin "Taşınmaz Komisyonu" aracılığıyla ihalesiz ve şeffaflıktan uzak yöntemlerle şirketlere devrinin bir rejim haline gelmesi, usul ve esasları belirsiz komisyon kararlarıyla satılan binlerce ruhsat sahasının yarattığı kümülatif ekolojik risklerin saptanması ve bu idari pratiklerin kamu yararına aykırılığının tespit edilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE ÖZETİ

Türkiye'de madencilik faaliyetleri, doğayı ve yaşam alanlarını bir sermaye birikim aracı olarak gören politikalar neticesinde geri dönülemez bir yıkım sürecine girmiştir. Özellikle son yıllarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve "Taşınmaz Komisyonu" aracılığıyla yürütülen ruhsatlandırma süreçleri, halkın denetiminden kaçırılmakta ve veriler karartılmaktadır.

Metnin tamamını göster (19 paragraf daha)Metni kısalt

Özellikle 7554 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler, maden ruhsatlandırma süreçlerini hızlandırmayı ve yatırımların önünü açmayı hedeflerken, fiiliyatta kamu denetimini devre dışı bırakan bir mekanizma yaratmıştır. 2018 yılında alınan bir karar ile maden ruhsatlarının önemli bir kısmının ihale dışına çıkarılması ve şirketlerin talebi üzerine Taşınmaz Komisyonu tarafından doğrudan satışının yapılması, istisnai bir uygulama olmaktan çıkıp genel bir kural halini almıştır.

GEREKÇE

Bakanlık verileri incelendiğinde, ruhsatlandırma rejimindeki bu yapısal sapma net bir şekilde görülmektedir:

• 2022 yılı başından bugüne kadar Türkiye genelinde satılan toplam 12.080 maden ruhsatının yalnızca %13'ü (1.537 adet) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yapılan açık ihalelerle satılmıştır.

• Geriye kalan 10.543 adet ruhsat (toplamın %87'si), Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla, ihalesiz, rekabetsiz ve kapalı kapılar ardında şirketlere devredilmiştir. Bu tablo, maden sahalarının tahsisinde "açık ihale" yönteminin terk edildiğini, bunun yerine kriterleri, usul ve esasları kamuoyu tarafından bilinmeyen bir komisyonun inisiyatifinin esas alındığını göstermektedir. Taşınmaz Komisyonu, kamuya ait alanların maden rejimine katılmasında aktif ve kontrolsüz bir rol oynamaktadır.

Ruhsatlandırma rejimindeki bu keyfiyet, verilerin karartılmasıyla daha da derinleşmektedir. Geçmiş yıllarda ihalesiz satılan sahalara dair maden cinsi ve talebin mahiyeti (arama/işletme vb.) bilgileri paylaşılırken; son dönemde yayınlanan kararlarda sadece il-ilçe ve şirket bilgileri yer almakta, madenin türü halktan ve denetim organlarından gizlenmektedir.

Bu gizliliğin ardındaki tehlike, özellikle ekolojik yıkım potansiyeli yüksek olan IV. Grup madenlerde (altın, gümüş, bakır vb.) belirgindir. Verilere göre;

• 2022 başından beri Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla satılan ve ÇED süreci henüz başlamamış en az 632 adet altın madeni ruhsatı bulunmaktadır.

• Buna karşılık, aynı dönemde MAPEG ihaleleri yoluyla satılan altın madeni ruhsatı sayısı sadece 2'dir.

Öte yandan MAPEG tarafından yürütülen ihale süreçleri incelendiğinde de maden sahası arzının ulaştığı ürkütücü boyutlar dikkat çekmektedir:

• 2023 yılı başından sadece Aralık 2025'e kadar ihaleye çıkarılan 2.405 adet ruhsat sahasının toplam büyüklüğü 1.498.023 hektara ulaşmış olup, bu rakam Balıkesir yüzölçümünden dahi fazladır.

• Aynı dönemde satışı tamamlanan 1.031 adet ruhsat ise Tekirdağ ilinden daha geniş bir coğrafyayı (634.796 hektar) kapsamaktadır. Satışı yapılan bu sahaların 279 adedinin, 1.000 hektarı aşan büyüklükte "mega maden" sahası niteliğinde olması ise tehlikenin boyutunu ortaya koymaktadır.

• 2026 yılının sadece başında 409 adet farklı yer için maden şirketlerine ruhsat verildi.

Bunlardan 9 tanesi "mega-maden" sahasıdır.

Bu veriler, Türkiye'nin en stratejik ve çevresel riski en yüksek maden sahalarının, rekabetçi bir ihale süreci olmaksızın, "adrese teslim" yöntemlerle şirketlere dağıtıldığını kanıtlamaktadır. 7554 sayılı Kanun'un getirdiği "hızlandırma" mantığı, hukuki belirlilikten uzak, şeffaf olmayan ve ekolojik etki değerlendirmelerini prosedürel bir teferruata indirgeyen bir yapı kurmuştur.

Bakanlığın yabancı yatırımcılar için hazırladığı rehberde, Türkiye'deki maden ruhsatlarının iptal edilmesinin çok zor olduğu ve düşük devlet hakkı (%1-%8 arası) ile yatırımcıya "güvence" verildiği açıkça beyan edilerek, ülke ucuz hammadde deposu olarak pazarlanmaktadır. Maden Kanunu'nda yapılan değişikliklerle II. grup (b bendi) ve IV. grup madenlerin (altın, gümüş, metalik madenler) ihale dışı bırakılması, kamu yararını değil şirket çıkarlarını önceleyen bir sistem yarattığı aşikârdır.

Sonuç olarak; ruhsatlandırma rejiminin bir "satış otomatına" dönüştürülmesi, Taşınmaz Komisyonu'nun sınırsız yetkiyle donatılması ve 10 bini aşkın ruhsatın ihalesiz devri; sadece ekonomik bir tercih değil, geri dönüşü olmayan bir ekolojik yıkım sürecinin idari hazırlığıdır.

Sonuç olarak; maden ruhsatlandırma rejiminin bir yandan Taşınmaz Komisyonu eliyle şeffaflıktan uzak bir "satış otomatına" dönüştürülmesi, diğer yandan MAPEG ihaleleriyle tek kalemde bir il büyüklüğündeki coğrafyaların madenciliğe açılması; sadece idari bir tasarruf değil, geri dönüşü olmayan bir ekolojik yıkım sürecinin hazırlığıdır.

Bu çerçevede; 7554 sayılı Kanun sonrası olağanlaşan ihalesiz ruhsat devirlerinin ve Taşınmaz Komisyonu'nun şeffaflıktan uzak işleyişinin sorgulanması; eş zamanlı olarak MAPEG ihaleleriyle madenciliğe açılan milyonlarca hektarlık alanın ve "mega maden" projelerinin kümülatif ekolojik yıkım risklerinin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.