7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan mevzuat değişiklikleri sonrasındaki maden ruhsatlandırma süreçlerinin incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7554 sayılı Kanun sonrasında maden ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan hızlı artış, kamu arazilerinin tahsisine ilişkin karar mekanizmalarının şeffaflığı ve kamu yararı açısından ortaya çıkan soru işaretleri ile bu süreçlerin doğa, çevre ve yerel yaşam alanları üzerindeki kümülatif etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 11.03.2026
GEREKÇE
Türkiye, doğal kaynakları bakımından zengin bir ülkedir. Bu kaynakların değerlendirilmesi elbette ekonomik kalkınma açısından son derece önemli ve kritiktir. Ancak kalkınma politikalarının sürdürülebilirlik, çevre koruma ve kamu yararı gözetilerek ele alınması da bir o kadar hayati öneme sahiptir. Doğal kaynakların yönetimi gelecek nesillerin haklarını da gözeten bir anlayışla yürütülmelidir.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Son yıllarda maden ruhsatlandırma süreçlerinde gözlenen hızlı artış ve ruhsat sahalarının tahsis yöntemlerinde ortaya çıkan değişimler, bu süreçlerin şeffaflığı ve denetlenebilirliği konusunda kamuoyunda ciddi tartışmalar doğurmaktadır. Özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Taşınmaz Komisyonu üzerinden yürütülen uygulamaların, kamuoyunun ve ilgili kurumların yeterli denetimine açık olup olmadığı hususu önem arz etmektedir.
7554 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerin temel amacı yatırımların önünü açmak olarak ifade edilmiştir. Ancak uygulamada ortaya çıkan bazı sonuçlar, ruhsatlandırma süreçlerinde şeffaflık, rekabet ve kamu yararı esasının yeterince gözetilip gözetilmediği sorusunu gündeme getirmektedir.
Verileri incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkmaktadır. 2022 yılından bu yana Türkiye genelinde satılan 11.549 maden ruhsatının yalnızca %13'ü MAPEG tarafından yapılan açık ihalelerle verilmiştir. Buna karşılık 10.012 ruhsatın %87 Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla ihale dışı yöntemlerle tahsis edildiği görülmektedir.
Bu durum, maden sahalarının tahsisinde açık ihale yönteminin istisna haline geldiği, buna karşılık karar süreçlerinin daha kapalı mekanizmalar üzerinden yürütüldüğü yönünde ciddi bir algı oluşmasına neden olmaktadır. Kamu kaynaklarının yönetiminde şeffaflık ve rekabetin güçlendirilmesi, demokratik yönetimin temel ve vazgeçilmez unsurlarından biridir. Öte yandan son dönemde yayımlanan ruhsat kararlarında önceki yıllara kıyasla daha sınırlı veri paylaşılması da dikkat çekmektedir. Geçmişte ruhsatlara ilişkin maden türü ve faaliyet niteliği gibi bilgiler paylaşılırken, son dönemde yayımlanan bazı kararlarda bu bilgilerin yer almaması, süreçlerin kamuoyu tarafından sağlıklı biçimde izlenmesini zorlaştırmaktadır. Veriler ayrıca çevresel risk açısından dikkat çekici bir durumu da ortaya koymaktadır. 2022 yılından bu yana Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla tahsis edilen ve henüz ÇED süreci başlamamış en az 632 altın madeni ruhsatı bulunduğu görülmektedir. Aynı dönemde MAPEG tarafından ihale yoluyla verilen altın madeni ruhsatı sayısının yalnızca 2 olması, tahsis yöntemlerindeki farklılığın boyutunu göstermektedir.
MAPEG tarafından yürütülen ihale süreçleri de incelendiğinde madenciliğe açılan alanların büyüklüğü dikkat çekmektedir. 2023 yılı başından bugüne kadar ihaleye çıkarılan 2.405 ruhsat sahasının toplam büyüklüğü 1.498.023 hektara ulaşmıştır. Bu alan, bazı illerimizin yüzölçümünden daha büyüktür. Aynı dönemde satışı tamamlanan 1.031 ruhsat sahası ise yaklaşık 634.796 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Bu sahalardan 279'unun 1.000 hektarın üzerinde olması, büyük ölçekli madencilik faaliyetlerinin yaygınlaşma potansiyeline işaret etmektedir.
Madencilik faaliyetlerinin ekonomik katkısı tartışılmazdır. Ancak çevresel etkilerin, su kaynakları üzerindeki baskının, tarım alanlarının ve yerel ekosistemlerin korunmasının da aynı ölçüde dikkate alınması gerekir. Kamu otoritelerinin görevi, kalkınma ile çevre koruma arasında denge kuran bir yönetim anlayışını tesis etmektir.
Bu nedenlerle;
-Maden ruhsatlandırma süreçlerinin şeffaflığı ve rekabet koşulları, -Taşınmaz Komisyonu'nun işleyişi ve yetki sınırları, -MAPEG tarafından yürütülen ihale süreçlerinin kapsamı, -Madenciliğe açılan geniş alanların çevresel ve ekolojik etkileri, -Büyük ölçekli maden projelerinin kümülatif çevresel riskleri gibi hususların bütün yönleriyle incelenmesi ve kamuoyunun sağlıklı şekilde bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, maden ruhsatlandırma süreçlerinin şeffaflık, hukukilik, çevresel sürdürülebilirlik ve kamu yararı doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması önem arz etmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.