İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4151 GÜNDEMDE

Çocukların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi, ebeveynlerin çocuk yetiştirme süreçlerinde karşılaştıkları sorunların incelenmesi, çalışma hayatının çocuk bakımı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Uğur Poyraz Antalya · İYİ Parti ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Toplumun en dinamik ve temel taşı olan çocukların, sadece temel biyolojik ihtiyaçlarının karşılandığı bir "büyütme" süreciyle sınırlı kalınmayıp, zihinsel, duygusal ve sosyal yetkinliklere sahip donanımlı birer "birey" olarak yetiştirilmesi arasındaki stratejik ve niteliksel farkların bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi; ebeveynlik hazırlık sürecindeki boşluğun giderilmesi amacıyla anne-baba eğitimlerinin devlet eliyle kurumsallaştırılması; çocukların sokakta güvenliğinin sağlanması, günümüzde okul sonrası saatlerde çocukların maruz kaldığı kontrolsüz dijital dünyanın barındırdığı siber ve psikolojik risklerin haritalandırılması; ebeveynlerin mesai saatleri ile çocukların okul çıkış saatlerinin çakışmasından kaynaklanan koruma ve eğitim mahrumiyetinin giderilmesi; özellikle evlilik birliği sona ermiş yapılarında çocuk bakımının bir istihdam engeli veya kaygısı olmaktan çıkarılması için merkezi idare ile yerel yönetimlerin siyasi kutuplaşmalardan uzak, tam entegre bir iş birliği ve hizmet modeli çerçevesinde kalıcı çözüm stratejileri üretmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğün 104 ve 105'i inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

GEREKÇE

Çocuk büyütmek ile birey yetiştirmek arasındaki niteliksel fark, toplumsal geleceğimizin inşasında en temel belirleyicidir. Çocuk büyütmek; beslenme ve barınma gibi temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasını ifade ederken, birey yetiştirmek; bir çocuğun kendi kararlarını verebilen, etik değerlere sahip ve toplumla uyumlu bir karakter kazanmasını sağlayan bilinçli bir süreci kapsar. Bugün karşılaştığımız pek çok sosyal sorunun temelinde, bu ayrımın yapılamaması ve yetiştirme sürecinin tesadüfi faktörlere bırakılması yatmaktadır.

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Eğitim sistemindeki yapısal boşluk: ebeveyn eğitimi konusu ise ülkemizin çözmesi gereken en acil pedagojik meselelerden biridir. Toplumda her meslek kolu için kapsamlı bir eğitim ve sertifikasyon süreci işletilirken, bir insanın hayatına şekil verme sorumluluğunu üstlenen anne ve babaların profesyonel bir rehberlik mekanizmasından yoksun olması kabul edilemez. Anne ve babaya da rehberlik hizmeti gereklidir. Kurumsal bir ebeveyn eğitiminin yokluğu, ebeveynlerin modern dünyanın risklerine karşı çocuklarını nasıl koruyacaklarını bilememelerine neden olmaktadır.

Güvenli sokaklardan kontrolsüz dijital odalara dönüşüm süreci, nesiller arası farkın en keskin hissedildiği alandır. Geçmişte okuldan saat 16:00'da çıkan bir çocuk, mahalle sakinlerinin doğal denetimindeki güvenli sokaklarda sosyalleşebiliyorken; bugün kentleşme ve yeni suç çeşitlerinin ortaya çıkmasının getirdiği izole edildiği evlerden çocukları internete mahkum etmiştir. Ev içerisindeki televizyon ve internet erişimi, eski zamanların en karanlık ve suç dolu sokaklarından daha tehlikeli hale gelmiş; siber zorbalık ve kontrolsüz içerikler çocukların gelişimini tehdit eder boyuta ulaşmıştır.

Çalışma saatleri çakışması ve aile birliğinin korunması gerekliliği, sosyal devletin üzerine eğilmesi gereken idari bir problemdir. Anne ve babaların işten çıkış saatleri ile çocukların okul bitiş saatleri arasındaki zamansal uyumsuzluk, çocukların ebeveyn eğitiminden ve ilgisinden mahrum kalmasına yol açmaktadır. Özellikle evlilik birliğinin sona erdiği senaryolarda bu durum, çocukların bakımı için büyük bir istihdam kaygısı yaratmakta ve çalışan ebeveynlerin omuzlarına taşınması güç bir ekonomik ve psikolojik yük bindirmektedir. Yanı sıra, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre, 2014 yılında toplam hanelerin %7,6 sını oluşturan tek ebeveynli ailelerin oranı 2024 yılı itibariyle %10,9 a yükselmiştir. Bu durum, tek ebeveynli hane yapısının Türkiye'nin önemli toplumsal gerçekliklerinden biri haline geldiğini göstermektedir. Bununla birlikte mevcut sosyal güvenlik sistemi ve istihdam politikaları ağırlıklı çift ebeveynli hane modelini esas almaktadır. Tek ebeyveynli sosyal politika sisteminde ayrı bir kategori olarak yeterince tanımlanmadığından, bu alanda veri üretimi ve politika geliştirme süreçleri sınırlı kalmaktadır.

Buna mukabil, çocukların 2,5 yaşından itibaren devam eden bakıcı evleri ve kreş süreçlerinin ardından başlayan ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerinde, ebeveynlik rolünün eğitici ve rehberlik edici niteliğini kaybederek adeta mesafeli bir yakın akrabalık ilişkisine dönüşmesi, çocukların gelişim evrelerinde ihtiyaç duydukları profesyonel ebeveyn ilgisinden mahrum kalmalarına neden olmaktadır.

Dikkat edilmesi gereken nokta konu çocuksa, iktidar-muhalefet, yerel ve merkezi yönetim ayrımı gözetmeyen siyaset üstü çözüm şeklindeki yaklaşım, tüm bu yapısal sorunların aşılması için yegane yoldur. Sebeplerin ve sonuçların kim ve ne olduğundan ziyade bu sorun tüm ülkemizin sorunudur. Mevcut durumun iyileştirilmesi, iktidar ve muhalefetin kısır çekişmelerinden arındırılarak, merkezi hükümetin makro politikaları ile belediyelerin uygulama gücünün birleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Yerel yönetimlerin okul sonrası güvenli sosyal alanlar yaratması ve merkezi idarenin ebeveyn eğitim müfredatlarını yaygınlaştırması, çocuklarımızı dijital dünyanın ve sokakların risklerinden kurtaracak tek kapsamlı modeldir.

Toplumun her kesimine ulaşacak şekilde, anne ve babalık süreçlerinin kurumsallaşmış bir eğitim müfredatına bağlanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, okul sonrası saatlerde çocukların dijital bağımlılık ve tehlikelerden uzak durmasını sağlayacak mahalle bazlı gelişim merkezlerinin belediyelerle ortaklaşa kurulması, çalışma hayatındaki mesai saatlerinin, ebeveynlik sorumlulukları ve çocukların eğitim programları ile uyumlu hale getirilmesi için esnek modellerin araştırılması, evlilik birliğinin ortadan kalktığı durumlarda çocuk bakımının devlet güvencesine alınması ve bu sürecin bir istihdam engeli olmaktan çıkarılmasına yönelik teşviklerin belirlenmesi, yerel yönetimlerin çocuk koruma ve ebeveyn destek birimlerinin, merkezi yönetim politikalarıyla tam uyumlu ve bütçe odaklı bir entegrasyona kavuşturulması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA
İYİ Parti 1

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.