İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4345 GÜNDEMDE

Çalışan yoksulluğunun nedenlerinin ve sonuçlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Serhat Eren Diyarbakır · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de giderek derinleşen çalışan yoksulluğunun nedenlerinin araştırılması, ücret politikalarının çalışanların yaşam koşulları üzerindeki etkilerinin incelenmesi, yüksek enflasyon ve gelir dağılımındaki bozulmanın emekçiler üzerindeki sonuçlarının ortaya konulması, bölgesel eşitsizliklerin çalışan yoksulluğuna etkisinin değerlendirilmesi ve çalışanların insan onuruna yaraşır yaşam koşullarına ulaşmasını sağlayacak kamu politikalarının belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve ücretlerin alım gücündeki hızlı gerileme, çalışan yoksulluğunu ülkenin en önemli sosyal ve ekonomik sorunlarından biri hâline getirmiştir. Çalışmanın yoksulluktan çıkış yolu olması beklenirken, giderek daha fazla çalışan tam zamanlı istihdamda yer almasına rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmektedir. Bugün Türkiye'de sorun yalnızca işsizliğin yüksek olması değildir. Giderek daha fazla yurttaş çalıştığı hâlde yoksulluktan kurtulamamakta, ücretli istihdam yoksulluğu önleyen değil, yoksulluğun içinde yaşamayı zorunlu kılan bir yapıya dönüşmektedir. Birleşik Metal-Iş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından açıklanan Haziran 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 35 bin 759 TL'ye ulaşmıştır. Buna karşın 2026 yılı için belirlenen net asgari ücret 28 bin 75 TL olarak uygulanmaktadır. Başka bir ifadeyle net asgari ücret, açlık sınırının yaklaşık yüzde 22 altında kalmaktadır. Öte yandan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) tarafından açıklanan son araştırmaya göre dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 114 bin TL'yi, bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 45 bin TL'yi aşmıştır. Bu veriler, çalışanların önemli bir bölümünün elde ettiği gelirin insan onuruna yaraşır bir yaşam için gerekli asgari koşulları karşılamaktan uzak olduğunu göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan veriler, gıda başta olmak üzere temel tüketim harcamalarındaki fiyat artışlarının sürdüğünü ortaya koymaktadır. Aynı dönemde geniş tanımlı işsizliği ifade eden atıl işgücü oranının yüzde 31'e yaklaşması, çalışma yaşamındaki yapısal sorunların derinleştiğini göstermektedir. Iş bulabilenlerin önemli bir bölümünün düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalması, istihdamın tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaya yetmediğini açıkça ortaya koymaktadır. İşsizlik ile çalışan yoksulluğunun aynı anda derinleşmesi, emek piyasasında yapısal sorunların giderek ağırlaştığını göstermektedir. Çalışan yoksulluğu özellikle kadınlar, gençler, kayıt dışı çalışanlar ve düşük ücretli sektörlerde çalışan emekçiler üzerinde daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. İşsizliğin, kayıt dışı çalışmanın ve düşük ücretli istihdamın daha yaygın olduğu Diyarbakır ile bölge illerinde ise bu sorun çok daha derin hissedilmektedir. Gelir yetersizliği yalnızca hanelerin tüketim gücünü azaltmamakta, çocukların yeterli ve sağlıklı beslenme hakkını, eğitim olanaklarını, sağlık hizmetlerine erişimini, barınma koşullarını ve toplumsal eşitsizlikleri de doğrudan etkilemektedir.

Anayasa'nın 2'nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu hüküm altına alınmıştır. Anayasa'nın 49'uncu maddesi çalışma hakkını güvence altına alırken, 55'inci maddesi ise çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirlerin alınmasını devletin görevleri arasında saymaktadır. Buna rağmen çalışan yoksulluğunun giderek yaygınlaşması, mevcut ücret politikalarının, sosyal koruma mekanizmalarının ve gelir dağılımını düzenlemeye yönelik uygulamaların kapsamlı biçimde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Çalışan yoksulluğunun ulaştığı boyutun bütün yönleriyle ortaya konulması, ücret belirleme mekanizmalarının yaşam maliyetlerini karşılamadaki yeterliliğinin incelenmesi, yüksek enflasyonun ücret gelirleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi, kadınlar, gençler ve kayıt dışı çalışanlar bakımından ortaya çıkan özel sorunların tespit edilmesi, Diyarbakır başta olmak üzere bölgesel eşitsizliklerin çalışan yoksulluğuna etkisinin araştırılması, gelir dağılımındaki bozulmanın toplumsal sonuçlarının ortaya konulması ve çalışanların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmelerini sağlayacak yasal, ekonomik ve sosyal politika önerilerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisinin kapsamlı bir araştırma yürütmesi, ilgili kamu kurumlarını, işçi ve işveren konfederasyonlarını, meslek örgütlerini, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını dinleyerek sorunun nedenlerini ve sonuçlarını bütün yönleriyle ortaya koyması, çalışan yoksulluğunu azaltacak, gelir dağılımında adaleti güçlendirecek ve emeğin insan onuruna yaraşır yaşam koşullarını güvence altına alacak politika önerileri geliştirmesi kamu yararı açısından gerekli görülmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.