İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4431 GÜNDEMDE

14 Ekim 2014 tarihinde gerçekleşen bir cinayet hakkındaki soruşturmanın etkinliğinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Serhat Eren Diyarbakır · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

4 Ekim 2014 tarihinde Adana'da katledilen Azadiya Welat dağıtımcısı Kadri Bağdu cinayeti, aradan geçen 12 yıla rağmen "faili meçhul" bırakılmış ve etkin bir soruşturma yürütülmemiştir. Dosyanın baş faili olarak bilinen IŞİD'li Talip Güler'in yakın zamanda MİT operasyonuyla Suriye'den Türkiye'ye getirilmiş olması, cinayetin arkasındaki karanlık noktaların ve kamu görevlilerinin ihmal iddialarının araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu amaçla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

6-8 Ekim Kobane eylemleri sürecinde Adana'da IŞID bağlantılı bir yapılanmanın faaliyetleri emniyetin takibi altındadır. Emniyet kayıtları, cinayetlerin işlenmesinden kısa bir süre önce, 30 Eylül 2014 tarihinde, aralarında Ercan Güler'in de bulunduğu şüphelilerin adım adım fiziki takibe alındığını açıkça ortaya koymuştur. Ancak bu sıkı takibe rağmen, bölgede bir dizi siyasi cinayetin işlenmesi engellenmemiştir.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

10 Ekim 2014 tarihinde Yusuf Güldiren isimli yurttaş, Taner Güler'in ifadesinde anlattığı üzere eniştesi eniştem Servet Koç tarafından katledilmiştir. İfadeye göre cinayetin ardından Talip, Ercan, Cumali ve Taner Güler Suriye'ye geçmek için Antep'e gitmiştir. Bu cinayetten iki gün sonra, 12 Ekim 2014'te, davanın baş faili olarak aranan Talip Güler, bizzat emniyet birimleriyle temas kurmuştur. Güler, polis tutanaklarına yansıyan beyanında; gazete dağıtımı yapan Kadri Bağdu'yu açıkça hedef göstererek, eylemleri Bağdu'nun organize ettiğini iddia etmiş ve emniyetçe gözaltına alınmasını istemiştir. Söz konusu tutanak dört polis memuru tarafından imza altına alınmış olmasına rağmen, daha sonra açılan Bağdu cinayeti dosyasına eklenmemiştir.

Hedef gösterilmesinden yalnızca iki gün sonra, 14 Ekim 2014 sabahı Kadri Bağdu, Adana Seyhan'da gazete dağıtımı yaptığı sırada IŞİD mensupları tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu katledilmiştir. Cinayetin ardından yürütülen soruşturmada faillerin Suriye'ye kaçtığı iddia edilerek dosya sürüncemede bırakılmıştır. Ancak 27 Temmuz 2015'te düzenlenen bir operasyonda yakalanan fail Ercan Güler'in, iddia edildiği gibi Suriye'ye gitmediği ve 10 aydır Adana'da olduğu anlaşılmıştır.

Cinayetlerin ardından faillerden Taner Güler yakalanmış; ifadesinde Yusuf Güldiren cinayetine dair detaylar vermesine rağmen kendisine Kadri Bağdu cinayeti sorulmamış ve Yusuf Güldiren cinayetiyle ilgili de kısa süre sonra serbest bırakılmıştır. İlerleyen süreçte faillerden Servet Koç, Suriye'den gönderdiği bir video kaydıyla; cinayetlerin bir "ölüm listesi" üzerinden işlendiğini, bu listenin başında Kadri Bağdu'nun olduğunu ve eylemlerin Murat Bulanık ile Barış Tekçe liderliğindeki bir ekip tarafından gerçekleştirildiğini itiraf etmiştir. Bu somut itiraflar savcılığa iletilmesine rağmen yargılama makamlarınca dikkate alınmamıştır. İfadesi aynen şöyledir: "Buradan Bağdu ve Güldiren ailesine sesleniyorum. Biz Kobane eylemlerinde bir ekiptik. Bizim ekibimizin başında da Murat Bulanık ve Barış Tekçe vardı. ...O anda Yusuf Güldiren geçerken Allah'a küfür ettiği için biz onu vurduk, Barış Tekçe'nin emriyle. ...Biz o olaylarda sürekli o arabalara binip devriye atardık. Ne yapabiliriz, kimi vurabiliriz, kimi öldürebiliriz? O gece Murat bir liste yaptı. Dedi ki; 'Şakirpaşa'da önce vuracağımız kişiler bunlar.' İlk önce Kadri Bağdu'yu yazdı."

Son gelişmelerde, IŞİD'in Türkiye yapılanmasında "sarı bültenle" aranan baş fail Talip Güler, MİT tarafından Suriye'den Türkiye'ye getirilmiştir. Güler'in "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanarak itiraflarda bulunduğu belirtilse de, henüz Kadri Bağdu cinayeti kapsamında ifadesinin alınmadığı öğrenilmiştir. Dosyanın 12 yıldır "faili meçhul" bürosunda tutulması ve IŞİD yargılaması yerine "adli vaka" olarak değerlendirilmesi, adaletin tesisini engellemektedir. Bunca itiraf ve beyan varken Güler'e hala Kadri Bağdu cinayetinin sorulmaması, dosyanın karanlıkta bırakılmak istendiğine dair şüphe uyandırmaktadır.

Sonuç olarak; Kobane eylemleri sürecinde emniyetin takibi altındaki şahısların işlediği iddia edilen bu cinayetlerin aydınlatılmaması, bu kişilerin daha sonra IŞID'e katılması ve Türkiye'ye giriş çıkış yapmaları, kamu görevlilerinin ihmal iddialarının araştırılmaması ve delillerin dosyalardan gizlenmesi, demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, Kadri Bağdu cinayeti özelinde Kobane eylemlerindeki tüm karanlık noktaların açığa Çıkarılması ve katledilen HDP'lilere yönelik cezasızlık politikasının sonlandırılması amacıyla bu araştırmanın yapılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.