3 Ağustos 2014 tarihinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen Ezidi katliamının araştırılarak Ezidi halkının sorunları için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal'de IŞİD tarafından Ezidî halkına yönelik gerçekleştirilen ve çok sayıda uluslararası kuruluş ile devlet tarafından soykırım olarak tanınan ağır uluslararası suçların bütün yönleriyle araştırılması; soykırımın aradan geçen on iki yıla rağmen devam eden insani, hukuki ve toplumsal etkilerinin ortaya konulması; akıbeti hâlen belirlenemeyen kadın ve çocukların bulunmasına yönelik uluslararası mekanizmaların değerlendirilmesi; toplu mezarların açılması, delillerin korunması ve adalet süreçlerinin etkinliğinin incelenmesi; yerinden edilen Ezidilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlerinin önündeki engellerin araştırılması; Ezidilerin kimlik, inanç ve kültürel mirasının korunmasına yönelik ihtiyaçların tespit edilmesi ile Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerinin değerlendirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. 04.08.2026
GEREKÇE
Ezidiler, Mezopotamya'nın en kadim halklarından biri olup binlerce yıllık tarihsel, kültürel ve inançsal birikimin taşıyıcısıdır. Ezidîlik inancı yalnızca bu kadim topluluğun değil, insanlığın ortak kültürel mirasının da ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak Ezidiler tarih boyunca inançları nedeniyle sistematik ayrımcılığa, zorla yerinden edilmeye, katliamlara ve kitlesel şiddete maruz bırakılmış; Ezidî toplumunun hafızasında "ferman" olarak anılan çok sayıda kıyım yaşamıştır. Bu tarihsel sürecin en ağır halkası, 3 Ağustos 2014 tarihinde IŞID'in Şengal'e yönelik saldırısıyla yaşanmıştır. Binlerce Ezidî katledilmiş, on binlercesi yerinden edilmiş, kadınlar ve çocuklar sistematik biçimde kaçırılarak zorla alıkonulmuş; ezidiinsan ticareti, zorla din değiştirme, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakılmıştır. Çok sayıda çocuk ailelerinden koparılarak kimliklerinden, dillerinden ve kültürlerinden uzaklaştırılmış; sistematik asimilasyon politikalarının hedefi hâline getirilmiştir. Aradan geçen on iki yıla rağmen çok sayıda kadın ve çocuğun akıbeti hâlen bilinmemektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Birleşmiş Milletler'in ilgili mekanizmaları, bağımsız uluslararası soruşturma raporları ve çok sayıda insan hakları kuruluşu, Şengal'de işlenen suçların soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ile birçok ülke parlamentosu da bu suçları soykırım olarak tanımıştır. Buna rağmen faillerin önemli bir kısmının hesap vermemiş olması, mağdurların adalete erişimindeki güçlükler ve cezasızlık sorununun devam etmesi uluslararası toplumun önündeki temel sorunlardan biri olmayı sürdürmektedir.
Soykırımın üzerinden on iki yıl geçmiş olmasına rağmen Şengal'de güvenlik, barınma, sağlık, eğitim, altyapı ve ekonomik yaşam bakımından ciddi sorunlar devam etmektedir. Yerinden edilen yüz binlerce Ezidi, güvenlik kaygıları ve temel kamu hizmetlerindeki yetersizlikler nedeniyle kendi yaşam alanlarına güvenli, gönüllü ve onurlu biçimde dönememektedir. Toplu mezarların açılması, kayıpların kimliklendirilmesi ve delillerin korunmasına ilişkin çalışmalar ise hâlen sürmektedir.
Soykırım yalnızca insanların yaşamını hedef almamış; Ezidilerin kutsal mekânları, ibadet alanları, mezarlıkları ve kültürel mirası da sistematik biçimde tahrip edilmiştir. Bu nedenle fiziksel yeniden inşanın yanı sıra kültürel mirasın korunması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve toplumsal hafızanın yaşatılması da uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olarak değerlendirilmektedir.
Şengal'de Ezidî halkına yönelik işlenen ağır uluslararası suçlar; uluslararası ceza hukuku, uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk bakımından devletlerin önleme, koruma, soruşturma ve hesap verebilirliği sağlama yükümlülüklerini gündeme getirmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu 1948 Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, İşkence ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, devletlere yaşam hakkının korunması, ayrımcılığın önlenmesi, kadın ve çocukların korunması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve ağır uluslararası suçlarda etkili soruşturma yürütülmesi yönünde yükümlülükler yüklemektedir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kadınlar, barış ve güvenlik gündemine ilişkin kararları ile çocukların silahlı çatışmalarda korunmasına yönelik kararları da bu yükümlülükleri güçlendirmektedir. Türkiye, uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri çerçevesinde soykırımın önlenmesi, mağdurların korunması, insan ticaretiyle mücadele, kadın ve çocukların haklarının güvence altına alınması ve uluslararası adalet mekanizmalarıyla iş birliği konularında önemli sorumluluklara sahiptir. Ayrıca geçmiş yıllarda Türkiye'ye sığınan veya Türkiye ile bağlantılı süreçlerde mağduriyet yaşayan Ezidilerin durumunun insan hakları perspektifiyle değerlendirilmesi de önem taşımaktadır.
Bu çerçevede; Şengal'de Ezidî halkına yönelik işlenen ağır uluslararası suçların tüm boyutlarıyla araştırılması, cezasızlıkla mücadeleye katkı sunulması, kayıp kadın ve çocukların akıbetinin aydınlatılmasına yönelik uluslararası iş birliği mekanizmalarının değerlendirilmesi, toplu mezarlara ilişkin adli süreçlerin incelenmesi, yerinden edilen Ezidilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlerinin önündeki engellerin tespit edilmesi, Ezidilerin kimliklerinin, inançlarının, dillerinin ve kültürel mirasının korunmasına yönelik politikaların belirlenmesi ve Türkiye'nin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülükleri doğrultusunda atabileceği adımların ortaya konulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması zorunludur. 19 Punt
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.