Şırnak ilindeki petrol arama, çıkarma ve taşıma faaliyetlerinin çevreye etkilerinin araştırılarak petrol sızıntılarının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Şırnak'ta hızla genişleyen petrol arama, çıkarma ve taşıma faaliyetlerinin su kaynakları, toprak, tarım ve mera alanları ile bölge halkının yaşam koşulları üzerindeki etkilerinin; art arda yaşanan petrol sızıntıları ve su kirliliği vakalarının neden ve sonuçlarının; yerleşimlerin insansızlaştıtıldığı ve halkın erişiminin sınırlandığı "Geçici Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilen alanlarda ekolojik tahribatın tespiti ve bağımsız çevresel denetimin önündeki engellerin tüm boyutlarıyla araştırılması ve ortaya çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Şırnak"ta yıllardır sürdürülen güvenlikçi politikalarla son dönemde hızla genişleyen petrol, maden ve enerji faaliyetleri aynı coğrafyada iç içe geçmiş durumdadır. Köyleri, meraları, dağları, dereleri ve su kaynaklarını kapsayan geniş bir alan bugün petrol kuyuları, sondaj sahaları, boru hatları, yeni yollar ve yoğun tanker trafiğiyle yeniden şekillendirilmektedir.
Metnin tamamını göster (13 paragraf daha)Metni kısalt
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 6 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre Gabar'daki petrol üretimi 7 sahaya yayılmıştır. 2021 yılından bu yana 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretilmiş, günlük üretim 83 bin 300 varile ulaşmıştır. Yeni sondajlarla üretimin daha da artırılması hedeflenmektedir.
Ancak petrol üretimindeki bu büyümenin bölgenin suyu, toprağı, tarımı, meraları ve kırsal yaşamı üzerindeki toplam etkisi aynı açıklıkta ortaya konulmamaktadır. Üstelik bu etkinin tespitini sağlayacak temel izleme ve denetim süreçlerinin nasıl yürütüldüğü de belirsizdir. Petrol faaliyetleri başlamadan önce su kaynaklarının debisi ve kalitesine ilişkin kayıtların alınıp alınmadığı bilinmemektedir. Sondaj sürecinde yüzey ve yeraltı sularının izlenip izlenmediği, sondaj çamurları ve üretim sularının nasıl yönetildiği açıklığa kavuşturulmuş değildir. Kuyu ve boru hatlarında erken sızıntı tespit sistemlerinin bulunup bulunmadığı ile tanker güzergâhlarına ilişkin risk analizlerinin yapılıp yapılmadığı da kamuoyuna açıklanmamıştır.
Son dönemde Şırnak'ın farklı noktalarında yaşanan olaylar ise bu soruların önemini daha da artırmaktadır.
28 Haziran 2025'te Gabar Dağı eteklerindeki Ş&x& Reş, Ziron, Dara ve Şerefiye köylerinde, petrol sondaj çalışmalarının ardından yıllardır kullanılan doğal kaynak sularının bir kısmının kirlendiği, bir kısmının kuruduğu ve köylülere içme suyunun tankerlerle taşındığı basına yansımıştır.
20 Ağustos 2029'te Kızılsu köyünde yaşayan kadınlar, petrol arama faaliyetlerinin ardından içme sularına petrol karıştığını belirterek köy yolunu kapatmış ve petrol tankerlerinin geçişine izin vermemiştir.
10 Eylül 2025'te Akçay köyünden geçen petrol boru hattının yol çalışması sırasında zarar görmesi sonucu ham petrol sızmış ve alev almıştır. Borudan akan petrolün köy içine doğru ilerlediği görüntülere yansımıştır.
28 Mart 2026'da Cizre ile Kasrik arasındaki TPAOya ait ham petrol boru hattında meydana gelen sızıntı sonucu petrol Dicle Nehri'ne ulaşmıştır. Cizre Belediyesi, kirlilik nedeniyle içme ve kullanma suyunun temin edildiği arıtma tesisini tedbir amacıyla geçici olarak durdurmuştur.
25 Temmuz 2026'da Şırnak merkeze bağlı Riso bölgesindeki çiftçiler, Çakır Söğüt'te yürütülen petrol arama çalışmalarının ardından tarımda ve hayvanların sulanmasında kullandıkları suyun kirlendiğini belirterek sudan numune alınmasını ve inceleme yapılmasını talep etmiştir. Bu olaydan yalnızca bir gün sonra, 26 Temmuz 2026'da Kasrik Besta Sor bölgesinde ham petrol taşıyan bir tankerin kaza yapması sonucu yaklaşık 30 ton ham petrolün Şexö Reş
Deresi?ne karıştığı ve buradan Besta Sor Deresi'ne doğru aktığı kamuoyuna yansımıştır.
Son olarak, Ağustos 2026'nın ilk günlerinde Akçay köyü yakınlarında, çok sayıda köyün içinden geçtiği belirtilen dereye petrol sızdığı bilgisi bölgede yaşayan yurttaşlarca tarafımıza iletilmiştir. Yurttaşlar, olayın ardından petrol kalıntıları ile sızıntıya ilişkin izlerin hızla ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ve bölgede güvenlik güçlerinin bulunduğunu da aktarmıştır. Kamuoyuna yansıyan bu vakalar, petrol faaliyetlerinin görünür hâle gelen sonuçlarını ortaya koymaktadır. Ancak petrol faaliyetlerinin önemli bir bölümü, yerleşimlerin insansızlaştırıldığı ve halkın erişiminin sınırlandığı Gabar, Cudi, Bestler-Dereler ve çevresindeki "Geçici Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilen alanlarda yürütülmektedir. Bu durum, söz konusu alanlarda petrol faaliyetlerinin yol açtığı ekolojik tahribatın gerçek boyutunun bağımsız biçimde tespit edilmesini güçleştirmektedir.
Bölgeye erişimin sınırlandırılması; halkın, meslek odalarının, ekoloji örgütlerinin, gazetecilerin ve bağımsız uzmanların sahada inceleme yapmasını, numune almasını ve kirliliğin boyutunu yerinde gözlemlemesini engellemektedir. Böylece çevresel denetim büyük ölçüde petrol faaliyetini yürüten şirketlerin ve kamu kurumlarının kayıtlarına bağımlı hale gelmektedir. "Geçici Özel Güvenlik Bölgesi" uygulaması bu yönüyle ekolojik tahribatın görünürlüğünü azaltan fiili bir idari perde işlevi görmektedir.
Petrol faaliyetlerinin yarattığı etkiler, bölgenin ekolojik yapısıyla birlikte halkın yaşam koşullarını da doğrudan etkilemektedir. Su kaynaklarının kirlenmesi veya kuruması; suya ve gıdaya erişimi, tarım ve hayvancılığa dayalı geçim kaynaklarını ve bölge halkının kendi yaşam alanlarında kalabilme koşullarını tehdit etmektedir.
Bu nedenle Şırnak'taki petrol faaliyetlerinin yüzey ve yeraltı suları, doğal kaynaklar, tarım ve Mera alanları, toprak, ekosistem ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerinin; petrol sahalarında uygulanan çevresel izleme, numune alma, temizleme ve denetim süreçlerinin; ÇED kararlarında verilen taahhütlerin sahada uygulanıp uygulanmadığının; kuyu, boru hattı ve petrol taşımacılığında alınan önlemlerin yeterliliğinin; "Geçici Özel Güvenlik Bölgesi" uygulamalarının bağımsız çevresel denetime ve halkın yaşam alanlarına erişimine etkilerinin bütün yönleriyle araştırılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.