Yargı erkine ilişkin bazı iddiaların araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yargı organlarına yönelik müdahale ve kadrolaşma tartışmalarının yanı sıra kamuoyunda yargı mensuplarının rüşvet aldıkları ve kararlarını bu çerçevede verdiklerine dair iddialar ciddi boyutlara varmıştır. Bu iddiaların yöneltildiği Hakimler ve Savcılar Kurulunun bir inceleme yapmak yerine, ilgili haberlere erişim engeli getirilmesine izleyici oluşu kamuoyunda vahametle karşılanmıştır. Bu bahisle yargıda çürüme, rüşyet ve yolsuzluk iddialarının tüm boyutlarıyla araştırılması, yarattığı tahribatın boyutlarının tespiti ve bu hususların bir Komisyon eliyle yürütülmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzüğün 104'üncü ve 1059inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.17.10.2023 ll. Danutar Öle Meral DANIŞ BEŞTAŞ Hakkı Saruhan OLUÇ
GEREKÇE
Bir müddetten beridir, önemli soruşturma ve davalarda görev alan yargı üyelerinin adlarının, çeşitli organize suç örgütleri ile anılması yargıya olan güvenin zedelenmesi noktasında toplumsal kaygıları büyütmüştür. Atadedeler adı ile anılan suç grubu, Sezgin Baran Korkmaz ve benzeri isimlerin yargı üyeleri ile birlikte haberlere konu olması son derece çarpığı hadiselerdir.
Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt
Hakkında açılan soruşturma nedeniyle tutuklanan Ayhan Bora Kaplan'ın Emniyet'te alınan "kayıt dışı ifadesinde? yüksek bir yargı mensubuna Ankara Çayırbaşı"nda villa ve bir ev aldığını söylediği hususu basında yer almıştır. Tutuklanan organize suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan'ın, lüks bir villa ile otomobil hediye ettiğini işaret ettiği Ankara eski Başsavcısı, şimdiki Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman, bu iddiaları reddetmiş, ardından da bu haberlerin erişiminin engellenmesi talebinde bulunmuştur.
Bu talep ilkin reddedilmiş, ardından ise başka bir Hakimlikçe kabul görerek erişim engeli getirilmiştir.
Son günlerde ise İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar'ın yargının içindeki rüşyet skandallarını anlattığı, HSK Genel Sekreterliği'ne gönderdiği yazısı gündeme gelmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar, HSK"ye gönderdiği yazıda uyuşturucu kaçakçılarının, yasadışı bahisçilerin, milyonlarca lira gasp edenlerin nasıl tahliye edildiğini ortaya koymuştur. Uçar, bazı yargı mensuplarının her türlü "kirli işe" girdiğini belirterek, İstanbul Anadolu Adliyesi özelinde iş takibi ve aracılık yapan, rüşvete tevessül eden yargı mensuplarıyla ilgili HSK yi bilgilendirmiştir.
İsmail Uçar tarafından HSK'ye gönderilen yazıda "Kapalı kapılar ardında, meslektaş sohbetlerinden İstanbul Anadolu Adliyesi'nde para karşılığı sulh ceza hâkimliklerinde erişimin engellenmesine dair kararlar verildiği, usulsüz tahliyeler yapıldığı duyumları alındı" ifadeleri kullanılmıştır.
Son derece vahim iddiaların basına yansıması üzerine, haberlerin yayıma girmesinin ardından henüz 24 saat geçmemişken, haberlere erişim engeli getirilmesi dikkat çekici olmuştur. Salt bu habere getirilen erişim engeli ile de yetinilmemiş; konuyu haberleştiren diğer internet siteleri, Twitter'da yer alan gönderiler ve YouTube yayınlarının 'da bulunduğu 77 içerik için erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. Getirilen erişim engelleri bununla da sınırlı olmamış; haberlere erişim engeli kararlarının yerildiğine dair habere de erişim engeli konulmuştur.
Bu gelişmelerin ardından, adliyelerdeki rüşvet ağında tahliye kararının 500 bin lira, erişim engeli kararının 100-200 bin lira arasında değişen bedellerle çıkarılabildiğini iddia eden haberler yayımlanmıştır. Hakkında iddia ortaya atılan yargı mensuplarının, birkaç saat içerisinde, görev yaptığı ya da daha önce çalıştığı adliyelerdeki hakimliklere başvurarak erişim engeli kararlarını kolayca çıkarttığına dair haberler de kamuoyunda yer almıştır. *
Diğer yandan, adlarının rüşvet yahut yolsuzluk iddiaları ile anıldığı yargı mensuplarının, çeşitli toplumsal davalarla olan ilişkileri de dikkat çekicidir. Örneğin Kobani Kumpas davasına bakan mahkeme başkanının Atadedeler suç örgütünün yöneticisi çıkması, Cumhuriyet savcısı Osman Yarbaş'ın, "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ile "suç örgütü kurma" iddiasıyla çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanması, Barış Akademisyenlerinin iddianamelerini yazan Cumhuriyet Savcısı İsmet Bozkurt ile Cumhuriyet i Savcısı Lütfü Karabacak'ın "FETÖ suçlamasıyla yargılananlarla para pazarlığı yaptıkları için" açığa alınması; meselenin derinlikli bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir.
Ortaya çıkan bu girift ilişkiler ağı ve suçlar meselenin tek boyutlu olmadığının da izahıdır. Zira adları suçla anılan yargı mensuplarının aynı zamanda toplumsal davalarda görev alıyor oluşları, talimat üzerine verildiği sarih olan kararların çokluğu yargıya olan güveni büyük ölçüde sarsmıştır.
Toplumda adalet duygusunun oluşması ve korunmasının koşulu olan bağımsız yargı, aynı zamanda "hukuk devleti" olgusunun da olmazsa olmazıdır. Yargıda rüşvet ve yolsuzluk iddiaları son derece ciddi iddialardır ve toplumda adalete olan güveni sarsıcı gücü büyüktür.
Her ne kadar Adalet Bakanlığı, ortaya atılan iddialar hakkında soruşturma başlatıldığını kamuoyuna duyurmuş ise de meselenin boyutu ve yarattığı etkiyi Parlamentonun da sorumluluk alarak, denetim görevi çerçevesinde, gerekli çalışmaları yürütmesini gerekli kılmaktadır. 'Bu bahisle bir komisyon eliyle bu iddiaların araştırılması ve alınacak önlemlerin tespiti için Meclis Araştırması talep etmek germiştir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.