Arıcılık sektöründeki sorunların tespit edilerek bu sorunların çözümleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Anadolu topoğrafik yapısı, zengin bitki örtüsü, farklı vejetasyon tipleri ve iklimsel özellikleri nedeniyle tarih boyunca arıcılığın önemli merkezlerinden biri olmuştur. Hititlerden itibaren bu coğrafyada yaşayan insanlar yaygın bir şekilde arıcılıkla uğraşmışlardır. Bu uzun süreçte arıcılık Anadolu insanının kültüründe yer edinmiş ve geleneksel bir sosyo-ekonomik faaliyet olarak günümüze kadar gelmiştir. Bugün dünyada bilinen balarısı ırklarının yaklaşık %20'sinin anavatanı Anadolu'dur.
Arıcılık, tarımsal amaçlı yapılan çalışmalar arasında özel bir konuma sahiptir. Çünkü arıcılık ile insan sağlığı ve beslenmesi yönünden son derece değerli arı ürünleri elde edilip, doğal ve tarımı yapılan bitkilerde sağladığı tozlaşma (polinasyon) hizmetleri ile hem tarım ürünlerinin kalite ve miktarı artırılmakta, hem de doğal denge korunmaktadır. Bu nedenle arıcılık insanoğlunun arı ile tanıştığı günden günümüze her çağda insanların dikkatini çekmiş ve önemsenmiştir.
20.yy dan itibaren çerçeveli kovan kullanımının yaygınlaşması, ileri üretim tekniklerinin uygulanması, arı ürünlerine olan talebin artması, arıcılık konusundaki bilimsel araştırmalara, organizasyonlara, örgütlenmelere önem verilmesi ve dünyada değişen ekonomik anlayışlar sonucu arıcılıkta önemli ilerlemeler kaydedilmiş ve arıcılık bir sektör haline gelmiştir.
Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt
Bugün gelinen noktada arıcılık dünyanın çoğu ülkesinde ve ülkemizde yaygın olarak yapılmaktadır. Gıda v e Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre, dünyada 81 milyon dolayında arı kolonisi bulunmakta ve bunlardan 1.650 bin ton civarında bal üretilmektedir. Ülkemiz de uygun ekolojisi, zengin florası ve arı varlığı ile dünya arıcılığında söz sahibi ülkelerden biri durumundadır. Nitekim Türkiye yaklaşık 7.5 milyon kovan varlığı ve yıllık 102 bin ton civarında bal üretimi ile dünya sıralamasında Çin'den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bununla birlikte ülkemizde kovan başına alınan bal verimi 15-16 kg gibi oldukça düşük seviyededir. Bu miktar, arıcılık sektörü gelişmiş ülkeler bir yana, dünya ortalamasının (20kg) bile çok altındadır.
Bunda;
Arı hastalık ve zararlılarının yaygınlığı
Tarımda pestisitlerin aşırı kullanımı
Arıcılıkta üretimi ve sağlık konusunda kayıt tutma alışkanlığının olmaması
Teknik ve profesyonel bilgi eksikliği
Ana arı tedarikinin yetersiz olması
Arıcılık malzemelerinde, özellikle de kovanlarda ve arı ürünlerinde standardizasyonun olmaması e Örgütlenme eksikliği gibi birçok faktörün payı bulunmaktadır
Bunlara ilaveten arıcıları ürünlerinin pazarlaması ve satışında örgütleyecek etkin bir çatı maalesef yoktur. Bunun bir sonucu olarak, arı ürünleri karın büyük bir kısmını kazanan "aracılar" tarafından toplanmaktadır. Bu bakımdan; standartlar, arıcılığın iyileştirilmesi balın alternatif ürünleri, arı hastalıklarının ve zararlılarının kontrolü, meraların bulunabilmesi ne kaynakları, vs. konularında arıcılarımıza gerekli bilgiyi verebilecek danışman dest kurumlara ihtiyaç duyulmaktadır.
İ Arıcıların bal dışı üretim ile kalite ve hastalıklarla mücadele konusunda da eksik ve hatalı bilgileri mevcuttur. Hem kamuda hem de STK'larda arıcılık konusunda yeterli teknik ve saha elamanı bulunmamaktadır.
Ülkemiz arıcılığının dünya arıcılığı ile rekabet edebilmesi için söz konusu sorunların ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bunun için de ülkesel politikalar geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde ülke ekonomisine büyük oranda katkı sağlayan arı sağlığında yaşanılan sorunlar her geçen gün çığ gibi büyümeye devam edecektir.
Bu bilgiler ışığında, ülkemizdeki arıcılık ve arı üreticilerinin sorunlarının araştırılması ve buna dönük yasal düzenlemelerinin yapılabilmesi büyük önem arz etmektedir. Zaman kaybetmeden, Ülkemizdeki arıcılığın ve arı üreticilerinin karşılaştığı sorunların araştırılması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'nci Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 104'üncü ve 105'nci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 01.10.2026
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.