İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4797 GÜNDEME GİRECEK

Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonlarda yaşanan likidite sorunlarının ve sermaye piyasalarında yaşanan manipülasyon iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Serhat Eren Diyarbakır · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite sorunlarının nedenlerinin, fon portföylerindeki yoğunlaşma ve ilişkili taraf risklerinin, sermaye piyasalarındaki gözetim ve denetim mekanizmalarının etkinliğinin, yatırımcıların karşı karşıya kaldığı zarar ve risklerin belirlenmesi ve benzer sorunların tekrarını önleyecek tedbirlerin ortaya konulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'de yatırım fonları son yıllarda bireysel tasarruf sahiplerinin yaygın biçimde yöneldiği yatırım araçlarından biri haline gelmiştir. Fon piyasasının ulaştığı büyüklük ve yatırımcı sayısındaki artış, bu alanda ortaya çıkabilecek sorunların geniş bir yurttaş kesiminin birikimlerini doğrudan etkileyebilecek boyuta ulaştığını göstermektedir. Eylül 2026'da yaşanan gelişmeler bu riskleri görünür hale getirmiştir. Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., 15 Eylül 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada kurucusu olduğu bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu bildirmiştir. Şirket, ilgili fonlar hesabına işlem yapılan aracı kurumlarla mutabakatların ve likidite yönetim sürecinin devam ettiğini açıklamıştır.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

16 Eylül 2026 tarihinde Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından da bazı fonlarda katılma payı iade ödemelerinin gerçekleştirilemediğine ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Böylece yatırım fonlarındaki likidite sorunu, yatırımcıların birikimlerine erişimini doğrudan etkileyen bir aşamaya ulaşmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihinde Tera, Pusula, Hedef, Atlas, Al, Pardus ve Bulls olmak üzere 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu ve Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda işlem gören yatırım fonlarının alım ve satım işlemlerinin durdurulmasına yönelik tedbirler açıklamıştır. Aynı kapsamda Tera Portföy'e ait 5, Pusula Portföy'e ait 12, Hedef Portföy'e ait 31, Atlas Portföy'e ait 16, Al Portföy'e ait 9, Bulls Portföy'e ait 15 ve Pardus Portföy'e ait 42 olmak üzere toplam 130 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verilmiştir.

Kamuoyuna yansıyan TEFAS verilerine göre, söz konusu 7 şirket bünyesinde alım ve satım işlemleri durdurulan fonların sayısı 223'e, toplam fon büyüklüğü yaklaşık 1,10 trilyon TL'ye ulaşmaktadır. Fon bazındaki yatırımcı kayıtlarının toplamının yaklaşık 932 bin olduğu belirtilmektedir. Aynı kişinin birden fazla fonda yatırımcı olabilmesi nedeniyle bu rakam tekil yatırımcı sayısını göstermemektedir. Tasfiye kapsamı ise işlem durdurma kapsamından farklıdır. Tasfiye kararı verilen 130 fonun toplam büyüklüğünün yaklaşık 826 milyar TL, fon bazındaki yatırımcı kayıtlarının ise 514 binin üzerinde olduğu hesaplanmaktadır. Dolayısıyla alınan kararlar, yüz binlerce yatırımcı kaydını ve yüz milyarlarca liralık tasarrufu ilgilendiren bir boyuta ulaşmıştır.

Ortaya çıkan tablo, yatırım fonlarının likidite yapılarının ve portföylerindeki yoğunlaşmanın nasıl denetlendiği sorusunu gündeme taşımıştır. Fonların yatırımcılardan gelen katılma payı iade taleplerini karşılayabilmesi, portföylerindeki varlıkların yeterli ölçüde nakde çevrilebilir olmasıyla yakından ilişkilidir. İşlem hacmi sınırlı paylarda yüksek yoğunlaşma oluşması halinde, çok sayıda yatırımcının aynı dönemde fondan çıkmak istemesi varlıkların nakde çevrilmesini güçleştirebilmekte, hızlı satışlar ise fiyat kayıplarını artırabilmektedir. Yaşanan gelişmelerin bir başka boyutunu sermaye piyasalarındaki olağan dışı fiyat hareketleri oluşturmaktadır. SPK aynı dönemde Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş., Gündoğdu Gıda Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. ile Destek Finans Faktoring A.Ş. pay piyasalarında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve iki yıl süreyle işlem yasağı uygulanmasına karar vermiştir. Bu gelişme, yatırım fonlarının belirli paylardaki yoğunlaşması ile söz konusu paylardaki fiyat hareketleri arasındaki ilişkinin incelenmesini gerekli kılmaktadır.

Bu kapsamda portföy yönetim şirketleri, bunların ortakları ve yöneticileri ile fonların yatırım yaptığı şirketler arasında doğrudan veya dolaylı ortaklık, iştirak, yönetim, finansman ya da ticari ilişkilerin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerekmektedir. Fonların ilişkili şirketlerin paylarında yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı, sınırlı işlem hacmine sahip paylardaki fon alımlarının fiyat oluşumuna etkisi ve yüksek fon getirilerinin hangi varlıklardan kaynaklandığı da araştırılması gereken başlıklar arasındadır. Fonların geçmiş dönemlerde gösterdiği olağan dışı performansın düzenleyici kurumlar tarafından hangi risk göstergeleri üzerinden takip edildiğinin belirlenmesi de önemlidir. Yüksek getiri sağlayan fonlarda likidite, portföy yoğunlaşması ve ilişkili taraf risklerinin zamanında tespit edilmesi, yatırımcıların korunması ve sermaye piyasalarına duyulan güven açısından temel bir gözetim işlevi taşımaktadır.

Nitekim SPK'nın 28 Ağustos 2026 tarihinde yatırım fonlarının likidite yapısı, portföylerindeki varlıkların işlem hacimleri ve katılma payı iade taleplerinin fonlar üzerindeki etkisine ilişkin düzenlemeler yapmış olması, risklerin hangi aşamada tespit edildiği sorusunu daha da önemli hale getirmektedir. Bu düzenlemeden yaklaşık üç hafta sonra bazı fonların iade ödemelerinde temerrüde düşmesi ve ardından 130 fon hakkında tasfiye kararı alınması, erken uyarı ve gözetim mekanizmalarının etkinliğinin incelenmesini gerekli kılmaktadır. Yaşananların yalnızca portföy yönetim şirketlerinin işlem ve tercihlerine indirgenmeden, fon piyasasının denetim yapısı, SPK'nın erken uyarı ve gözetim kapasitesi, mevcut mevzuatın yeterliliği ve yatırımcıların korunmasına yönelik mekanizmalar bakımından bütüncül biçimde ele alınması gerekmektedir. Risklerin hangi tarihte tespit edildiği, hangi denetimlerin gerçekleştirildiği ve yatırımcıların iade taleplerinin karşılanamadığı aşamaya ulaşılmadan önce hangi tedbirlerin alındığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Tasfiye kararlarının ardından yatırımcıların birikimlerine hangi süre içerisinde ulaşabileceği de belirsizlik yaratan başlıklardan biridir. Fon portföylerindeki varlıkların hangi yöntemle nakde çevrileceği, hızlı satışlardan kaynaklanabilecek değer kayıplarının nasıl sınırlandırılacağı, yatırımcıların nasıl bilgilendirileceği ve oluşabilecek zararların sorumlularının nasıl belirleneceği araştırılmalıdır. Özel yatırım fonlarında ortaya çıkabilecek zararların karşılanması sürecinde herhangi bir kamu kaynağının kullanılıp kullanılmayacağı da kamu yararı açısından açıklığa kavuşturulmalıdır. Hazine, kamu bankaları, Türkiye Varlık Fonu veya diğer kamu kurumlarının tasfiye ve likidite süreçlerinde doğrudan ya da dolaylı biçimde üstlenebileceği yükümlülüklerin kapsamı ve olası kamu maliyeti TBMM denetimine açık olmalıdır.

Bu nedenlerle, yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite ve ödeme sorunlarının nedenlerinin belirlenmesi, tasfiye kapsamındaki fonların portföy yapılarının incelenmesi, fonlar ile yatırım yapılan şirketler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkilerin ortaya çıkarılması, sermaye piyasalarındaki olağan dışı fiyat hareketlerinin araştırılması, SPK'nın gözetim ve denetim süreçlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi, yatırımcıların karşı karşıya kaldığı zarar ve risklerin belirlenmesi, olası kamu kaynağı kullanımının açıklığa kavuşturulması ve benzer sorunların tekrarını önleyecek yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması gerekmektedir.

• OÜRK 3 Saran İma h Van 20 ZAN UL

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook