Eğitim kurumlarında gerçekleşen şiddet olaylarının nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak okul güvenliğinin sağlanması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de eğitim kurumlarında öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm okul çalışanlarının can güvenliğini tehdit eden şiddet olaylarının nedenlerinin, mevcut güvenlik ve önleyici mekanizmaların etkinliğinin, çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik sosyal ve hukuki politikaların yeterliliğinin ve son dönemde hayata geçirilen yasal ve idari düzenlemelerin uygulamadaki sonuçlarının bütün yönleriyle araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 22.09.2026
GEREKÇE
Çocukların eğitim hakkından güvenli ve sağlıklı bir ortamda yararlanabilmesi, eğitim kurumlarının öğrenciler, öğretmenler ve tüm eğitim emekçileri açısından güvenli mekânlar olması, devletin temel yükümlülüklerinden biridir. Buna karşın son dönemde okullarda meydana gelen şiddet. olayları, eğitim kurumlarında güvenliğin yalnızca okul girişlerinde alınan fiziki tedbirlerden ibaret olmadığını; okul çevresinin, aile ortamının, akran ilişkilerinin, sosyal ve ekonomik koşulların, dijital ortamların, bireysel silaha erişimin, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının ve çocuk adalet sisteminin birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt
2025-2026 eğitim öğretim döneminde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen okul saldırıları, eğitim kurumlarında öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliği bakımından ciddi zafiyetlerin bulunduğunu kamuoyunun gündemine taşımıştır. Bu süreçte çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi ve çocuk adalet sisteminin yeniden düzenlenmesi amacıyla çeşitli yasal değişiklikler de yapılmıştır. Bununla birlikte çocukların suça sürüklenmesini önleme politikasının ağırlıklı olarak ceza miktarlarının artırılması üzerinden kurulmasının, suçun ortaya çıkmasına neden olan sosyal, psikolojik, ekonomik ve çevresel koşulların ortadan kaldırılması bakımından yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle çocuklara ilişkin kamu politikasının yalnızca cezalandırma aşamasına değil, çocukların kanunla ihtilaflı hale gelmesinin önlenmesine, erken müdahaleye, sosyal incelemeye, rehberlik ve psikososyal desteğe, aileye yönelik destek mekanizmalarına ve çocuğun eğitim sisteminde tutulmasına dayanması gerekmektedir.
Sürecin akabinde, 21 Eylül 2026 tarihinde İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının katılımıyla "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" imzalanmıştır.
Protokol kapsamında 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul güvenliğine ilişkin yeni tedbirler açıklandığı belirtilmiştir. İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamaya göre okullar yeniden risk analizine tabi tutulmuş; birinci ve ikinci derece riskli okullarda sürekli polis görevlendirilmesi, üçüncü ve dördüncü derece riskli okullarda ise polis irtibat görevlilerinin bulunması öngörülmüştür. Bunun yanında okul çevrelerinde güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube ekiplerinin uygulamalar yapacağı; internet kafelerin, oyun salonlarının ve öğrencilerin gidebileceği alanların denetleneceği; okul servisleri ile metruk yapıların kontrol edileceği ve ilk defa 31 bin bahçe görevlisinin istihdam edildiği açıklanmıştır.
Ancak 21 Eylül 2026 tarihinde yeni okul güvenliği protokolünün kamuoyuna duyurulmasından yalnızca bir gün sonra, 22 Eylül 2026 tarihinde Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde silahlı saldırı meydana gelmiş ve 11 öğrenci yaralanmıştır. Yaralanan öğrencilerden bazılarının durumunun ağır olduğu bildirilmiş; saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen kişinin ise aynı okulda öğrenim gören 2011 doğumlu 15 yaşındaki bir çocuk olduğu açıklanmıştır.
Söz konusu olayın, yeni protokolün imzalanmasından hemen sonraki gün meydana gelmiş olması, kamuoyunda okul güvenliğine ilişkin açıklanan tedbirlerin okullar açılmadan önce ne ölçüde hayata geçirildiği, risk analizlerinin nasıl yapıldığı, riskli olarak belirlenen okullarda hangi somut tedbirlerin uygulandığı ve merkezi düzeyde açıklanan politikaların yerel düzeyde uygulanıp uygulanmadığı konusunda haklı soru işaretleri yaratmıştır. Mevcut düzenlemelerin yalnızca kâğıt üzerinde bulunup bulunmadığının değil, uygulamadaki etkinliğinin de araştırılması gerekmektedir.
Dolayısıyla yapılması gereken, yaşanan olayların ardından yalnızca cezaların artırılmasına veya kolluk tedbirlerinin genişletilmesine odaklanmak değil; çocukları suça sürükleyen koşulları önceden tespit eden, risk altındaki çocuklara zamanında ulaşan, okul-aile-kamu kurumları arasında etkili bir koordinasyon kuran, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını güçlendiren, bireysel silahlanmaya karşı etkin önlemler geliştiren ve okul güvenliğini bütünlüklü bir çocuk koruma politikası içerisinde ele alan bir sistem kurmaktır.
Bu kapsamda; e Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından alınacağı açıklanan tedbirlerin hangi düzeyde uygulandığının, e 21 Eylül 2026 tarihli yedi bakanlık protokolünün hangi hükümlerinin yürürlüğe konulduğunun, e 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamadan önce okulların risk analizlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının, e Riskli olarak belirlenen okullarda hangi somut güvenlik tedbirlerinin uygulandığının, e 31 bin bahçe görevlisinin hangi okullarda ve hangi kriterlerle görevlendirildiğinin, e okul ve okul çevrelerindeki ihbar ve şikâyetlerin nasıl değerlendirildiğinin, e akran zorbalığı, şiddet ve tehdit vakalarının izlenmesine ilişkin mekanizmaların etkinliğinin, e Öğrencilerin rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerine erişiminin, e çocukların silahlara erişiminin önlenmesine ilişkin mevcut mekanizmaların, e son dönemde yapılan çocuk adalet sistemi ve ceza hukuku değişikliklerinin önleyici etkisinin, e çocukların şiddetle ilişkilenmesini önlemek amacıyla uygulanan sosyal, eğitsel ve rehabilite edici tedbirlerin yeterliliğinin, e ilgili bakanlıklar arasındaki koordinasyonun uygulamadaki işleyişinin bütün yönleriyle araştırılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için alınması gereken yasal, idari, sosyal, eğitsel ve koruyucu tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması gerekli hale gelmiştir.
2 ( .OHU 3 öne Olur 7 ARSA hal i
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.