Çocuk istismarına, çocuk evliliklerine ve çocuk işçiliğine karşı alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Son yıllarda ülkemizde çocuk istismarına yönelik vakalarda artış görülmektedir. Son örneğini eylül ayında bilgilere göre İstanbul Ümraniye Özel Osmangazi Arifiye Ortaokul Erkek Öğrenci Yurdu'nda kalan 11 yaşındaki Y.'nin tecavüze uğradığının basına yansıması kamuoyunda tepkilere neden olmuştur. Yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Valiliği'nin tarafından kapatılan yurtta yaşananlarla ilgili olarak aslında önceki yıllarda da benzer fiillerin işlendiği, eski mağdurların ortaya çıkmasıyla çok daha vahim bir tablo ile karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir. Diğer taraftan farklı tarihlerde Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde birçok benzer olayın yaşandığı bilinmektedir.
Bu kapsamda; Çocuk istismarı vakalarının, çocuk evliliklerinin, çocuk işçilerin, sorunlarının; psikolojik, hukuki, kültürel, sosyolojik, ekonomik vb. tüm boyutlarıyla araştırılması, alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, TBMM
İ İçtüzük'ünün 104 ve 109'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt
GEREKÇE
Toplumların sağlıklı gelişimi, o ülkede yaşayan bireylerini, özellikle de çocuklarına verdiklerin değer ve onları gerektiği gibi koruyabilmeleriyle doğru bir orantı oluşturmaktadır. Çocuklara karşı işlenen suçlar ne yazık ki bu sürecin en büyük tehdidi olarak kabul edilmektedir. Bireysel eylemlerin yaygınlığı, çocuklara karşı ihmal ve istismar olaylarının artarak devam etmesi, ülkemiz adına son derece endişe verici bir tablo oluşturmaktadır.
| Çocuk istismarı; korumasız durumda olan çocuklarımızın sağlığını, fiziksel ve | psikolojik gelişimini son derece olumsuz etkilemektedir. Henüz gelişim aşamasında olan fiziki ve ruhi bünyelerinde yarattığı travma, yaşamları boyunca benliklerindeki en büyük sorun | olmaktadır. Bu yönüyle konu ağır bir insan hakları ihlali olarak kabul edilmekte, hukuki müeyyideleri de bu doğrultuda oluşturulmaktadır. Cinsel istismar suçu temel haliyle şikâyete tabi bir suç kapsamında olmayıp fiillerin resen soruşturma ve kovuşturması yapılmaktadır.
Mevzuatlardaki düzenlemeler, uluslararası toplum tarafından büyük önem atfedilen ve ağır müeyyideleri bulunan hükümlerin bulunduğu uluslararası hukuki belgeler iç hukukumuza adapte edilmiş olsa da soruna çözüm olma noktasında gereken etkiyi göstermediğini de gözler önüne sermektedir.
Çocuk istismarıyla mücadele, ülkemizin her kesiminin üzerinde hemfikir olduğu bir konudur. Her ne şekil ve görünüşte olursa olsun kabul edilemez bu durum toplumsal ve yapısal bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizin taraf olduğu 2011 yılında yürürlüğe giren Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ne rağmen çocuklara karşı cinsel istismar suçlarına verilen mahkumiyet kararları, ceza mahkemelerinde görülen çok sayıdaki dava aslında sorunun ne kadar vahim olduğunu, onun da ötesinde gerekli tedbirlerin gerektiği gibi alınmadığını göstermektedir.
Artan çocuk istismarlarına yönelik çok sayıda araştırma ve soruşturma yapılmasına karşın, ihlallerin yoğun olarak yaşandığı kurs, yurt veya eğitim kurumlarının bir şekilde korunduğu, istismarların kapatılmaya çalışıldığı gerçeği de toplum tarafından yaygın olarak paylaşılan bir endişe kaynağıdır. Çocukların gerektiği kadar korunamadığı gibi failler de yeterli şekilde cezalandırılmamakta, adeta görmezden gelinmeye çalışılmaktadır. Ümraniye?de yaşanan son olayda olduğu gibi devletin söz konusu kurum ve yurtları yeterince denetlemediği iddiası ağırlıklı olarak tüm toplum kesimlerince dile getirilmektedir.
Diğer taraftan Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT Derneği) tarafından yayımlanan yıllık raporlarda da yer verilen rakamlara göre, Türkiye, çocukların zorla evlendirilmesinde Avrupa birincisidir. TÜİK kayıtlarında da yer alan rakamlarda çocuk yaşta evlendirileri çocuk sayısı on binlerle ifade edilmektedir. Üstelik resmi makamlara bildirilmeyen çocuk evliliklerine bu kayıtlarda yer verilmemektedir.
Adölesan doğurganlık olarak nitelendirilen 15-19 yaş grubundaki kadınların doğum oranı TÜİK tarafından yayımlanan son istatistiklerde, 2001 yılında binde 49 iken 2022 yılında binde 12'ye düştüğü görülmektedir. Ancak Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalamasının binde 7 olduğu göz önüne alındığında söz konusu oranın halen ilk sırada olduğumuzu göstermektedir.
Esasında konuyla ilgili 2016 yılında "Başta Cinsel İstismar Olmak Üzere Çocuklara Yönelik Her Türlü İstismar Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu" kurulmuş, sorunun tüm yönleri ve taraflarıyla araştırıldığı son derece kapsamlı 480 sayfalık bir rapor hazırlanmış, gerekli önlemlere ilişkin 88 maddelik öneriler sıralanmıştır. Ancak 7 yıl önce yapılan bu tespitlere rağmen gereken önlemlerin tam olarak alınamadığını yaşanan olaylardan anlaşılmaktadır. Çocuk istismarıyla ilgili Altı yaşındaki bir kız çocuğunun evlendirilmesi olayının ortaya çıkması nedeniyle Ocak 2023 tarihinde TBMM kurulan Araştırma Komisyonu kurulmuş ancak komisyon raporu TBMM çalışmalarının sonlandırıldığı tarihe kadar tamamlanamamış sonrasında hazırlanan raporun basımı yapılmamış ve Genel Kurulda görüşülmeden rafa kaldırılmıştır. Böylesine önemli bir konunun Meclis gündemine taşınamadan rafa kaldırılmış olması kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Yaşanan bu gibi olayların üzerini örtmeden, mevcut ağır ihlalleri görmezden gelmeden, hiçbir gerekçe üretmeden iş birliği içerisinde ortak tavır alınması, soruna acilen çözüm bulunması gerekmektedir.
Yukarıda arz edilen nedenlerle, çocuklarımızın uğradığı her türlü istismar, tecavüz ve diğer tüm olumsuz durum ve şartların tüm yönleriyle araştırılarak değerlendirilmesi, çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda gelişimleri ve eğitimlerinin sağlanmasının önündeki engellerin tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Araştırma Komisyonu kurulmasını Türk Milletinin geleceği olan çocuklarımız için önemli ve gerekli görmekteyiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.