Şırnak'ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Şırnak, 4 Eylül — 12 Eylül 2015 tarihleri arasında olduğu gibi bugüne dek birçok katliam girişimine maruz kalmıştır. Birlikte yaşamın ve toplumsal barışın ön koşullarından biri; benzer olaylarda olduğu gibi Şırnak'ta da4 Eylül — 12 Eylül 2015 tarihleri arasında yaşanan tüm hak ihlallerinin tespit edilmesi,tüm belge/bilgilerin toplanması;tanıkların dinlenerek ölümlere ve yaralanmalara sebebiyet veren faillerin ve ihmali olan kamu görevlilerinin açığa çıkarılarak yargılanmasıdır. Bu nedenle hak ihlallerine maruz kalanlar başta olmak üzere toplumun hakikat ve adalet talebinin karşılanması, sorumluların ve faillerin yargılanması ile benzer katliam ve hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması ve bir Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz. (06.11.2023)
GEREKÇE
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 4 Eylül — 12 Eylül 2015 tarihleri arasında Şırnak Valiliği tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, farklı güvenlik birimlerinin, özel timlerin yer aldığı "güvenlik güçleri" ilçe merkezinde operasyonlar düzenlemiştir. Giriş ve çıkışların engellendiği Cizre'de halkın elektrik, su ve internet gibi temel ihtiyaçları erişime kapatılmıştır. Polis noktalarından açılan ateş sonucu yaralananlara, sağlık personelleri tarafından müdahale edilmesine yine bizzat "güvenlik güçlerince" engel olunmuştur.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Yaşanan hak ihlallerini tespit etmek ve raporlamak için ilçeye hareket eden sivil toplum örgütleri ve hak temelli çalışma yürüten kurumlar ise yasak boyunca Cizre'ye alınmamış, girişleri engellenmiştir.
Yasak sonrasındaki incelemeler ve ortaya çıkan raporlarda sıklıkla değinilen hususların başında; güvenlik güçlerinin hedef gözeterek sivil yurttaşlara ateş açtığı, vurulan yurttaşlara müdahale için gelen sağlık ekiplerinin engellendiği, yaralı yurttaşların sağlık kuruluşlarına ulaşımının engellendiği, birçok yaralının tedavi olamamaktan dolayı yaşamını yitirdiği, hayatını kaybedenlerin defin işlemlerinin engellendiği yönündedir. Yine raporlarda, özellikle operasyonların yoğunlaştığı Cudi, Nur ve Yafes Mahalleleri'nde elektrik ve suyun günlerce kesildiği, internet ve telefon kullanımının engellendiği ve bu mahallerdeki yurttaşların 112 Acil Servisine yönelik yardım taleplerinin cevapsız bırakıldığının altı çizilmiştir. Sekiz gün devam eden sokağa çıkma yasağında yapılabilen tespitlere göre yedisi çocuk olmak üzere toplam 22 kişi yaşamını yitirmiştir.
Yaşamını yitirenlerin isimleri şu şekildedir. Muhammed Tahir Yaramış (35 Günlük), Cemile Çağırga (10), Selman Ağar (10), Bünyamin İrci (14), Mehmet Sait Nayici (16), Özgür Taşkın (18), Osman Çağlı (18), Zeynep Taşkın (19), Sait Çağdavul (21), Mehmet Emin Levent (29), Maşallah Edin (35), Mülkiye Geçgel (48), Bahattin Sevinik (390), Suphi Sarak (50), Meryem Süne (53), Eşref Edin (56), Mehmet Dökmen (71), Şahin Açık (74), Mehmet Erdoğan (75), Hacı Ata Borçin (75), Gadban Bülbül (78), İbrahim Çiçek (79).
Bu süreçte, Cizre'nin Cudi Mahallesi'nde evinin önünde kolluğun ateş açması sonucu yaşamını yitiren on yaşındaki Cemile Çağırga'nın defnedilmesine dahi izin verilmemiştir. Çağırga'nın ölü bedeni iki gün boyunca buzdolabında saklanmıştır. Çağırga'nın ölümüne ilişkin açılan soruşturmada, faillerin tespit edilemediği ileri sürülerek "Daimi Arama Kararı" verilmiştir. Yaşanan ölümlere ilişkin farklı güvenlik birimlerinin, özel timlerin iş birliğindeki koordineli operasyonlarda, siyasi iktidarın desteğini sırtında hisseden "güvenlik güçleri" hakkında açık kanıtlar ve tanık ifadelerine rağmen ya "takipsizlik" kararı verilmiş ya da dosyalar sürüncemede bırakılmıştır. İnkâr stratejisinin parçası olarak kasti aldırmazlık ve devlet politikasına dönüşmüş olan cezasızlık politikası ile failler korunmuştur.
Cizre'de yaşanan katliamın insanlık suçu olduğu ve zamanaşımına uğramayacağı unutulmamalıdır. Sebepleri, sonuçları ve failleri bakımından hala aydınlatıl(a)mamış, yüzleşil(eşmemiş olan bu katliamın failleri ve ihmali olan kamu görevlileri açığa çıkartılıp yargılanmadan mağdurların acıları dinmeyecektir. Katliamın araştırılması, hesabının sorulması, yaraların sarılması ve benzer katliam ve hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için önleyici mekanizmalar geliştirilmediği sürece, demokratik gelecek ve toplumsal barış da mümkün olmayacaktır. Bu nedenlerle bir Meclis Araştırması açılması ve bir Araştırma
Komisyonu kurulması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.