Balıkçılık ve su ürünleri hakkındaki mevzuatın güçlendirilmesi ve sektörün sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili ve Marmara iç denizine sahip bir ülke olarak büyük bir balıkçılık ve su ürünleri potansiyeline sahiptir. Ancak, maalesef Türkiye'nin su ürünleri ve balıkçılık sektörü, çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmış durumdadır. Aşırı avlanma, yanlış avlanma teknikleri, deniz kirliliği, denetim eksiklikleri ve sektörün modernizasyonunun — yetersiz kalması gibi sorunlar bu potansiyeli engellemektedir. Bu sorunlar sektörden geçimini sağlayan vatandaşlarımızı da olumsuz yönde etkilemektedir. Uygulanan yanlış politikalar ve bu sektöre sahip çıkılmaması nedeniyle son tüketici olan vatandaşlarımız için balık ve diğer deniz ürünleri artık lüks bir gıda haline gelmiştir.
Bu sorunların üstesinden gelinmesi için bir takım acil önlemler alınmalıdır. Sorunların çözümü için gecikilen her gün sürdürülebilirlik açısından da büyük bir risk oluşturmaktadır. Yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi, çevre dostu avlanma (yöntemlerinin teşvik edilmesi, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün modernizasyonunun sağlanması, sektörde ihtiyaç duyulan kaynağın ayrılması, sektörün sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunların çözümleri hakkında gerekli çalışmaların yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü? nün 104'üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (13 paragraf daha)Metni kısalt
Ülkemiz 8.333 kilometre kıyı uzunluğuna sahip olmasına rağmen başta aşırı avlanma, yanlış avlanma ve deniz kirliği sorunları olmak üzere yaşanan birtakım sorunlar verimsizliği berberinde getirmektedir. Bu sorunlar için önlem alınmadığı taktirde önümüzdeki yıllarda üretimin artmayacağı hatta azalabileceği de açıktır. Uygulanan yanlış politikalar ve bu sektöre sahip çıkılmaması nedeniyle son tüketici olan vatandaşlarımız için üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde, balık ve diğer deniz ürünleri artık lüks bir gıda haline gelmiştir.
Balık stoklarının kontrolsüz bir şekilde avlanması denizlerimizdeki ekosistemi ciddi şekilde etkilemektedir. Kaçak avcılık, ağların uygun olmayan boyutlarda kullanılması ve avlanma mevsimlerine uyulmaması gibi sorunlar, balık popülasyonlarının azalmasına ve tür çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır. Bu sorunlar kaynaklarımızın zamanla tükenmesine sebebiyet verebilecektir. Sorunun çözümü için yasaların etkili bir şekilde uygulanması ve denetimlerin sıkılaştırılması gerekmektedir. 5/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'de "Boy ve ağırlık yasakları" belirlenmiş olunmasına rağmen gerekli denetimin yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca, deniz koruma alanlarının oluşturulması ve bu alanların etkili bir şekilde yönetilmesi önemlidir.
Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün önündeki bir diğer büyük sorun da deniz kirliliğidir. Sanayileşme, kıyı bölgelerindeki kentsel atık suların denize deşarjı ve gemi atıkları gibi faktörler, deniz ekosistemini kirletmektedir. Bu kirlilik, balıkların yaşam alanlarını olumsuz etkilemekte ve su ürünleri sağlığını tehdit etmektedir. Balıklar, deniz memelileri, deniz kuşları ve diğer canlılar, kirlilik nedeniyle yaşam alanlarını kaybetmekte ve zarar görmektedir. Deniz kirliliği insan sağlığına da zarar vererek balık tüketimini güvensiz hale getirmektedir. Ülkemizde bu sorunun çözümü için yeterli bütçe ayrılmamaktadır. Kıyılarımızda tekne ve yatların atıklarının toplanması amacıyla yeterli iskele bulunmaması da deniz kirliliğini önemli boyutta etkilemektedir.
Önceki dönemlerde gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle son yıllarda denizlerimizi tehdit eden ciddi bir müsilaj sorunu da ortaya çıkmıştır. Deniz yüzeyinde kalın bir tabaka oluşturan ve su altındaki ekosistemi boğan yapışkan bir madde olan müsilajın başlıca nedeni, sanayi atıkları, kanalizasyon suları ve tarımsal kirlilik gibi faktörlerin bir araya gelerek deniz suyunda kirlilik oluşmasıdır. Müsilaj, deniz canlılarının solunum sistemini etkileyerek onların ölümüne yol açmakta ve balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, turizm sektörünü de olumsuz etkileyen müsilaj, sahil şeritlerinin görüntüsünü bozarak ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
Deniz kirliliği ve müsilaj sorunuyla mücadele etmek için etkili denetim ve yönetim mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Denetim eksiklikleri, kirlilik kaynaklarının izlenmesi ve önlenmesi konusunda ciddi zayıflıklara neden olmaktadır. Yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması, deniz kirliliği yaratan faaliyetlerin cezalandırılması ve denetim mekanizmalarının etkin bir şekilde uygulanması önemlidir. Ayrıca, atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi, çevre dostu tarım yöntemlerinin teşvik edilmesi ve endüstriyel atıkların düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gerekmektedir.
Ülkemizde su ürünleri ve balıkçılıktan elde edilen ürünlerin çok önemli bir kısmı denizlerimizden sağlanmaktadır. Denizlerimiz arasında da en verimli olan Karadeniz'dir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü dünyadaki denizler hakkında bir rapor hazırlamıştır. Buna göre Karadeniz dünyadaki en verimli deniz olup toplam avcılığın %39'u buradan yapılmaktadır. Ancak buna rağmen ülkemizde bu sektöre gerekli değeri görmemektedir.
Ülkemizdeki balıkçılık sektörünün modernizasyonu konusunda da ciddi sorunlar bulunmaktadır. Geleneksel avcılık yöntemleri, el ağları ve basit teknelerle yapılan avcılık gibi yöntemler ülkemizde hala yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler, verimlilik açısından sınırlı olup sürdürülebilirliği de tehdit etmektedir. Gelişmiş ülkelerde kullanılan modern teknolojiler ve ekipmanlar yerli balıkçılarımız tarafından yeterince kullanılamamaktadır. Bu sorunun çözümü için balıkçılarımızın devlet eliyle desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir.
Balıkçılık ve su ürünleri sektörü, teknolojik altyapı açısından da rakiplerine göre geri kalmış durumdadır. İleri seviye navigasyon sistemleri, balık bulma teknolojileri ve güncel izleme sistemleri gibi modern ekipmanlar kullanımı ülkemizde yaygın değildir. Bu da balıkçıların avcılık verimliliğini azaltmakta ve sürdürülebilirliği tehlikeye atmaktadır. Teknolojik yeniliklere yeterince yatırım yapılmaması ve idare tarafından bu alanda planlama yapılmaması sektörün gelişimini engellemektedir.
Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün modernizasyonunda karşılaşılan bir diğer sorun ise pazarlama ve dağıtım alanında yaşanan zorluklardır. Türkiye'nin balıkçıları genellikle yerel pazarlarda ürünlerini satmaktadır. Yerli balıkçılarımız geniş bir ihracat ağına sahip değildir. Bu durum, sektörün büyüme potansiyelini sınırlamakta ve balıkçıların gelirini olumsuz etkilemektedir. Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün hak ettiği konuma ulaşabilmesi için daha etkin pazarlama stratejileri ve dağıtım kanallarının geliştirilmesi gerekmektedir.
Balıkçıların yeni teknolojileri kullanabilmesi, sürdürülebilir avcılık yöntemlerini benimsemesi ve pazarlama becerilerini geliştirmesi için gerekli eğitim imkanları sağlanmalıdır. Ayrıca, balıkçılara mali ve teknik destek sunularak modern ekipmanlara erişimleri kolaylaştırılmalıdır.
Balık çiftliklerinin de ciddi sorunları mevcuttur. Bu çiftliklerdeki yoğun balık nüfusunun bir sonucu olarak hastalık yayılma riski doğal olarak artmaktadır. Bu durum, antibiyotik ve kimyasal ilaçların yoğun kullanımına neden olmaktadır. İlaç kullanımı, su ortamını ve deniz ürünlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Balıkların antibiyotik direnci, ilaçların yan etkileri ve tüketici sağlığı açısından neticeleri araştırılmalıdır. Bu nedenle, balık çiftliklerinde hastalık önleme stratejileri ve alternatif tedavi yöntemleri geliştirilmeli, ilaç kullanımı kontrol altına alınmalıdır.
Balık çiftliklerinde ve sektörde çalışanların çalışma koşulları ve sosyal hakları da önemli bir diğer konudur. Sektörde çalışanların eğitimi, iş güvenliği önlemleri ve adil çalışma koşulları sağlanmalıdır. Sektörün sürdürebilirliğinin sağlanması adına çalışanlar için cazibesi artırılmalıdır.
Bu nedenlerle balıkçılık ve su ürünleri hakkında yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesi, çevre dostu avlanma yöntemlerinin teşvik edilmesi, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün modernizasyonunun sağlanması, sektörde ihtiyaç duyulan kaynağın ayrılması, sektörün sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunların çözümleri hakkında gerekli çalışmaların yapılması amacıyla Anayasa'nın 98*inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü" nün 104'üncü ve 105"inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.