İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/914 GÜNDEMDE

Özel öğretim kurumlarının ücretlerinde yapılan zam oranlarının nedenlerinin araştırılarak velilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Suat Özçağdaş İstanbul · CHP ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

1,5 milyondan fazla öğrencinin eğitim gördüğü özel okullarda son yapılan zamlar ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğince belirlenen yüzde 56,89'luk tavan zammının birçok kurum yönetimi tarafından aşıldığı gözlemlenmiştir. Özel okullarda yüzde 150'den, yüzde 300'e varan fahiş zamlar söz konusu olmuştur. Yönetmeliğe göre, özel okullarda ara sınıfların eğitim ücreti belirlenirken geçmiş yıl ilan edilen ücrete bir önceki yılın ortalama yurt içi ÜFE # bir önceki yılın ortalama TÜFE / 2 * 5 oranından fazla artış yapılamaz. Ancak Bakanlığın belirleme yetkisi bulunmadığından ilk defa kayıt yaptıracaklar için ücretler okulların inisiyatifine bırakılmış durumdadır. Üstelik özel okullarda bu yıl en fazla yüzde 56,89 oranında artış yapılabilecek olmasına rağmen, farklı kalemlerin eklenmesi ile ara sınıflarda da yüksek zam oranları ortaya çıkmıştır.

2011 yılından itibaren özel öğretim kurumları ve özel öğretim kurumlarındaki öğrenci sayılarında ciddi bir artış yaşanmıştır. Örneğin, 2011 yılında 4.644 olan özel öğretim kurumu sayısı 2023 yılında 14.281'e, yine 2011 yılında 535.788 olan öğrenci sayısı ise bugün 1.670.729'a kadar yükselmiştir. Yani, özel öğretim kurumlarının sayısında yüzde 206, öğrenci sayısında ise yüzde 211'lik bir artış söz konusudur. Bunun muhtelif nedenleri bulunmaktadır. Ancak en önemli nedenlerinden birisi, kamuya bağlı eğitim kurumlarında eğitimin kalitesinin bütçe kısıtları nedeniyle her geçen gün geriye gitmiş olmasıdır. Yıllar içerisinde merkezi yönetim bütçesinden Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrılan pay oldukça azalmıştır. Örneğin, 2016 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçe içerisinde aldığı pay yüzde 13,38 iken, bugün bu oran yüzde 9,84'e gerilemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinden yatırımlara ayrılan payda da benzer bir daralma söz konusudur. Hülasa, kamuya bağlı eğitim kurumlarına ayrılan bütçe yıllar içerisinde azalmış, bu nedenle eğitimin kalitesi giderek gerilemiştir.

Kamuya bağlı eğitim kurumların kalitesinde bütçe kesintileri ve yatırım kısıtları nedeniyle yaşanan bu gerileme birçok vatandaşımızı özel öğretim kurumlarına mecbur etmektedir. Bu mecburiyet ilişkisi özel öğretim kurumlarındaki idari anlayışın eğitim paydaşlarına yönelik baskılarını arttırabilmesine sebep olabilmektedir. Öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin temel eğitim haklarının yönetmelik ile güvence altına alınması önem arz etmektedir. Öncelikle, eğitim ücretleri belirlenirken yönetmelik ile belirtilen formülün hakikati yansıtması açısından devlet kurumlarınca yapılan iktisadi, idari ve toplumsal araştırmaların, veri toplama metotla analizlerin açık, şeffaf ve erişilebilir olması gerekmektedir. Yıllık ortalama yurt içi ÜFE ve TÜFE oranları belirlenirken bilimsel ve etik ilkelerden uzak bir veri toplama anlayışı nedeniyle yaşanan mağduriyetler derinleştiğini gözlemlenmektedir. Örneğin, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verileri ile bağımsız araştırma gruplarının açıkladığı enflasyon verilerinin birbiri ile çelişmesi devlet yönetiminde iktisadi rasyonalitenin ve yurttaşların bilgi edinme hakkının ilga edilmesine kadar gidebilecek kronikleşen sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Modern yönetim anlayışına içkin temel normların bu ölçüde aşındırılması uzun vadede ulusal güvenliğe yönelik tehlikeleri arttırabilecek sonuçlar doğurabilecektir. Bu nedenle özel öğretim kurumlarında yönetmelikten doğan boşluk nedeniyle karşılaşılan fahiş zam oranları ve velilerin yaşadıkları mağduriyetlerin ortaya çıkartılması amacıyla Anayasanın 98, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması A hususunda gereğini arz ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
CHP 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.