İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/953 GÜNDEMDE

Bazı kişilerin isimlerinin okullara verilmesi konusunun araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: İbrahim Akın İzmir · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de okullara verilen adların pedagojik esaslara uygun, öğrencilerin demokrasiye, insan haklarına saygılı, topluma karşı duyarlı ve sorumluluğunun bilincinde bireyler olarak yetiştirilmesi hedefine uygun hale getirilmesi ve kötü örnek olabilecek adların tespit edilerek ayıklanmasını sağlamak amacıyla Anayasanın 98. ve İç Tüzüğün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Eğitim, sadece ders saatleriyle sınırlandırılmış bir zaman dilimi içinde sınıfta gerçekleşen bir etkinlik değildir. Eğitim süreci çocukluktan başlayıp gençlik ve yetişkinlik evresine gelene kadar bireyi şekillendirmeyi ve kontrol altına almayı; böylece toplumu şekillendirmeyi hedefler.

Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt

Tüm eğitim bilimcilerin de kabul ettiği gibi okullarda, eğitim bakanlıklarınca ilan edilmiş ve sınıf seviyelerine göre derecelendirilmiş bir resmi ve açık müfredat, bir de örtülü hedeflerden oluşan, açıkça öğretilmek yerine saklanarak/saklayarak aktarılmaya çalışılan birtakım değerlerden ve anlayışlardan oluşan örtük müfredat uygulanmaktadır.

Örtük müfredat, okul içindeki her türden ders dışı etkinliği ve çeşitli sembollerle öğrencilere aktarılan bilgi ve değer yargılarını kapsamaktadır Okul adları, öğrencileri ve öğrenciler aracılığıyla onların ailelerini etkilemeye, davranış ve değer yargısı değiştirmeye yönelik uygulanan örtük müfredat unsurlarının başında gelmektedir. Okul adları üzerinden bir toplumsal algı oluşturulmaktadır.

Okul adları, Milli Eğitim sisteminin örtük amaçları açısından önemli bir işlev görmektedir. Yıllar boyunca her gün aynı okula giden öğrenciler o okulun adıyla sürekli bir temas gerçekleştirmekte, öğrencilerin bilişsel gelişiminde okul adı önemli ölçüde etkili olmaktadır. Ayrıca okullarda, o okula adı verilen kişiler için özel tanıtım köşeleri ve etkinlikler düzenlenmekte, böylece bu kişiler saygıdeğer ve cömert insanlar olarak tanıtılmakta, haklarında devletin kefil olduğu pozitif bir algı oluşmaktadır.

Geçtiğimiz haftalarda Esat Oktay Yıldıran'ın adının İzmir'de bir köy okuluna verildiği kamuoyuna yansımış, gelen yoğun tepkiler üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, seçilen ismin yanlış olduğu kabul etmek zorunda kalmıştı. Bu durum okul adlarıyla ilgili birçok soruyu da tekrar gündeme getirmiş oldu.

Birçok ilde bazı okullara, suç kaydı bulunan veya rol model olarak önerilemeyecek kişilerin/olayların adlarının verilmiş olduğu görülmektedir.

Örneğin İstanbul'un Arnavutköy, Çatalca ve Esenler ilçelerinde toplam 13 okula Örfi Çetinkaya adı verilmiştir. Bilindiği gibi Örfi Çetinkaya, "Türk Escobar" olarak bilinen Urfi Çetinkaya'nın oğludur. Bu isimlerin çoğunluğu her ne kadar son aylarda değiştirilmiş olsa da Arnavutköy İlçesindeki Karaburun Örfi Çetinkaya Ortaokulu ve aynı ilçedeki Karaburun Örfi Çetinkaya İlkokulu'nun internet sitelerindeki adları bu şekliyle halen mevcuttur. Bu isimlerin bir kısmı değiştirilmiş olsa bile, uzun yıllar boyunca binlerce öğrenci bu adı taşıyan okullarda öğrenim görmüş ve bu örtük müfredat uygulamasına maruz bırakılmışlardır. Hatta Arnavutköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 2017 yılında öğrencilere "Lisan-ı Örfi" adlı bir de okul dergisi çıkarttırılmıştır.

Öte yandan, Samsun'un Bafra ilçesinde Bafra Galip Öztürk Ortaokulu, Çarşamba İlçesinde de Ömerli Galip Öztürk İlkokulu bulunmaktadır.

Türkiye'de hakkında "adam öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapis cezası verilen ve bu ceza Yargıtay tarafından onanan Galip Öztürk, Gürcistan'da halen uyuşturucu suçundan hükümlü olarak hapiste tutulmaktadır. Yargı tarafından müebbet hapse mahkum edilen bir suçlunun adı ise Türkiye?de okullara verilmekte, yüzlerce çocuk bu adı her gün okullarının tabelasında görmekte ve öğrenciler için suçlu bir kişi rol model haline getirilmektedir.

Ayrıca, 12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbeyi toplumsal hafizada olumlayan ve yücelten bir tutum olarak Ankara (Haymana), Manisa (Kırkağaç) ve Bursa (Mudanya)'da 12 Eylül İlkokulu/Ortaokulu adları bulunmaktadır.

Bunlar dışında, Gazeteci Hrant Dink cinayetinde adı geçen Celalettin Cerrah'ın adı da Osmaniye Düziçi'nde bir Anaokuluna verilmiştir. Bilindiği gibi Celalettin Cerrah, Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hakkında "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla dava açılmış ve bu dava zamanaşımı nedeniyle düşmüştü. Böylesi bir kişinin adının bir Anaokuluna verilmiş olması her türlü pedagojik yaklaşıma aykırıdır.

Bütün bu örneklerde adı geçen kişilerin adlarının okullara verilmesi üzerinden, adeta bu kişilere yönelik bir aklama ve hatta yüceltme uygulaması hayata geçirilmektedir.

Yukarıda sayılan tüm örnekler ve belirtilen gerekçeler, Türkiye'de okul adlarının seçilmesi ile ilgili birçok sorunun var olduğunu açıkça göstermektedir. Çocuklarımızın demokratik değerlere sahip, insan haklarına saygılı, topluma karşı sorumluluk bilinci taşıyan bireyler olarak yetiştirilmesindeki etkisi büyük olan okul adlarının araştırılması, olumsuz örnek oluşturacak olanların belirlenmesi ve değiştirilmesinin sağlanması amacıyla Meclis bünyesinde etkili, bağımsız ve tarafsız yöntemlerle işleyecek bir komisyon kurularak gerekli araştırma ve çalışmaların yapılmasını teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.