Bazı üst düzey kamu görevlileri, Bakan ve Bakan yardımcılarının siyasi parti faaliyetlerine katılmasının hukuki boyutu ve kamu yönetimine etkilerine dair bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kamu yönetiminde görev yapan bürokratlar ile yürütme organında görev alan bakan ve bakan yardımcılarının siyasi partilerin faaliyetlerine katılmaları; siyasi parti grup toplantılarına iştirak etmeleri, parti il başkanlıklarını ziyaret etmeleri ve benzeri siyasi nitelik taşıyan faaliyetlerde bulunmalarının kapsamı, hukuki boyutu ve kamu yönetimine etkilerinin Genel Kurulda görüşülmesi ve değerlendirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 101'inci ve devamı maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 18'inci ve 125'inci maddeleri ile ilgili mevzuat hükümleri, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken siyasi tarafsızlık ilkesine bağlı kalmalarını ve devlet memurluğunun itibarını korumalarını öngörmektedir. Anayasa'nın 128'inci maddesi ise kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğini düzenleyerek bu hizmetlerin süreklilik, tarafsızlık ve liyakat esaslarına dayanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Demokratik hukuk devletlerinde kamu bürokrasisinin siyasi iktidarlardan bağımsız, tarafsız ve tüm vatandaşlara eşit mesafede hizmet vermesi temel bir ilkedir. Kamu yönetiminin siyasallaştığı yönündeki tartışmalar ise devlet kurumlarına duyulan güveni zedeleyebilmekte ve kamu hizmetinin tarafsızlığına ilişkin kaygıları artırabilmektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı haber ve görüntülerde; çeşitli bakanlık ve kamu kurumlarında görev yapan üst düzey bürokratların (genel müdür, daire başkanı, vali, kaymakam ve benzeri yöneticilerin) siyasi parti grup toplantılarına katıldıkları, parti il başkanlıklarını ziyaret ettikleri, parti teşkilatlarıyla ortak programlarda yer aldıkları ve benzeri siyasi nitelik taşıyan faaliyetlerde bulundukları yönünde iddialar gündeme gelmiştir. Bunun yanı sıra, yürütme organı içerisinde yer alan ve çoğu zaman bürokrasi içinden atanan bakan yardımcılarının da siyasi parti faaliyetlerinde görünür şekilde yer aldıklarına ilişkin örnekler kamuoyunda tartışma konusu olmaktadır. Bu durum, bürokrasi ile siyaset arasındaki kurumsal sınırların niteliğine ilişkin değerlendirmeleri daha da yoğunlaştırmaktadır.
Bu gelişmeler, kamu görevlilerinin siyasi tarafsızlığı, kamu yönetiminde liyakat ve eşitlik ilkesi ile devlet kurumlarının toplum nezdindeki güvenilirliği bakımından çeşitli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Özellikle yargı bürokrasisinden yürütme organında siyasi görevlerin üstlenilmesine kadar uzanan bazı örnekler, bürokrasi ile siyaset arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği yönünde değerlendirmelere yol açmaktadır. Hâkimlik ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevlerinin ardından Adalet Bakan Yardımcılığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulunan ve 11 Şubat 2026 tarihinde Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in kariyer seyri bu tartışmalar kapsamında kamuoyunda sıkça dile getirilen örneklerden biri olmuştur. Benzer şekilde, uzun yıllar bürokraside görev yapmış bazı isimlerin doğrudan siyasi yürütme görevlerine getirilmesi de bürokrasi ile siyaset arasındaki ilişkinin niteliğine dair değerlendirmeleri artırmaktadır.
Bu tür uygulamalar, bürokratlar açısından iktidara yakınlık üzerinden siyasi görev ve kariyer imkânlarının elde edilebileceği yönünde bir algı oluşturmakta ve kamu hizmetinin tarafsızlığı ile liyakat sistemine ilişkin endişeleri artırmaktadır. Bu durum, kamu görevlilerinin mesleki ilerlemelerinde objektif ölçütler yerine siyasi yakınlığın etkili olabileceği yönünde bir kanaatin oluşmasına yol açabilmekte ve bürokrasinin kurumsal tarafsızlığına zarar verme riski taşımaktadır. Aynı zamanda vatandaşların devlet kurumlarına duyduğu güveni zayıflatabilecek nitelikte bir algı ortamı yaratmakta ve "devlet" ile "siyasi iktidar" arasındaki ayrımın belirsizleştiği yönündeki tartışmaları derinleştirmektedir.
Bu çerçevede bakan yardımcıları başta olmak üzere üst düzey bürokratların siyasi parti faaliyetlerine katılımının kapsamı ve sınırlarının değerlendirilmesi, mevcut mevzuatın bu konudaki yeterliliğinin tartışılması ve kamu hizmetinin tarafsızlığı ile liyakat sisteminin korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda ele alınarak bütün yönleriyle değerlendirilmesi bu bakımdan gerekli görülmektedir.
Bu sebeplerle, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü nün 101 inci ve devamı maddeleri uyarınca söz konusu hususların görüşülmesi amacıyla Genel Görüşme açılması talep edilmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.