Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin afetlere karşı denetimlerinin yapılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve 78 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, 50 den fazla vatandaşımızın ise yaralanmasına neden olan yangın felaketi, hepimizi derinden sarsmıştır. Olay, ülkemizde meydana gelen en ölümcül yangınlardan biri olarak kayıtlara geçmiştir.
Bu felaket, yangın güvenliği, denetim mekanizmaları ve kamu otoritesinin sorumluluğu gibi hayati meseleleri yeniden gündeme taşırken aynı zamanda da denetimsizliğin ve sistem zafiyetinin nasıl bir boyuta erişebileceğini de gözler önüne sermektedir. İnsan hayatını ve kamu güvenliğini doğrudan etkileyen bu tür felaketler, mevzuat yeterliliğinin, görev, yetki ve sorumlukların etkinliğini sorgulamamıza neden olmaktadır. Bu felaket, yaşadığımız tüm acı ve üzüntülerimizin yanı sıra, turizm sektörümüzün, başta depremler olmak üzere sel, heyelan, kaya düşmesi, çığ, orman yangınları, kuraklık, büyük yangınlar vb. gibi doğal ve insan kaynaklı birçok afet riskleri ile karşı karşıya olduğunu ve bu afetlerden hızla ve kolaylıkla etkilenebilen bir sektör olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu tür afetler karşısında ekonomideki diğer mal ve hizmetlerin üretimi, tüketimi veya ihracatı kısmen devam edebilirken, ya da toparlanabilmeleri bir müddet sonra mümkünken, turizm sektörü üzerindeki etkileri çok daha yıkıcı olmaktadır. Bu nedenle, turizm ekonomisi üzerinde oluşan baskı ve kayıplar, turizm sektörünü diğer sektörlere göre daha kırılgan bir duruma getirmektedir.
Turizm sektörü, gelişmekte olan ülkeler için oldukça önemli bir konumda olduğu malumunuzdur. Özellikle gelir ve istihdam etkilerinden dolayı bölgelerin gelişmesine yardımcı olmakta ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına olanak sağlamaktadır. Hizmet sektöründe işletmeler arasında faaliyet gösteren ve önemli bir yere sahip turizm işletmeleri; istihdam yaratılması, dış ticaret hacminin genişletilmesi ve önemli seviyede döviz girişinin sağlanmasında ülke ekonomileri için büyük katkılar sunmaktadır.
Metnin tamamını göster (18 paragraf daha)Metni kısalt
Afetler, özellikle turizm sektöründe ekonomik kayıplara yol açmakta, istihdam olumsuz etkiler yaratmakta ve turist davranışlarında değişikliklere sebep olmaktadır Nitekim 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ilde yıkıcı hasara yol açan Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda turizm sektörü üzerinde oluşan baskı ve kayıpların olumsuz etkileri hala giderilebilmiş değildir.
Beklenen İstanbul depremi dolayısıyla turistler, güvenlik endişesi sebebiyle otellerden bina güvenliğine ilişkin belgeler talep etmektedirler. Maalesef ki bu belgeler birçok konaklama merkezinde mevcut olmadığından bu talep yerine getirilememektedir.
Depremler ya da son yaşadığımız yangın sonrası 78 vatandaşımızın kaybı, farklı illerde yaşayan vatandaşlarımız ve turizm sezonunda Türkiye'ye gelmeyi planlayan milyonlarca insan tercih edecekleri otellerin güvenli olup olmadığını merak etmeye başlamışlardır. Diğer yapılarda olduğu gibi turizm sektöründe de Turizm işletmelerinin afetlere karşı hazırlıklı olması ve risklerin minimize edilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması 've denetimlerin sıklaştırılması büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, aşağıdaki konuların kapsamlı bir şekilde araştırılmasını ve değerlendirilmesini talep ediyoruz:
• Mevcut mevzuatın yeterliliği: Turizm işletmelerinin afetlere karşı güvenliği ile ilgili mevcut mevzuatın güncel olup olmadığı, eksiklikleri ve iyileştirilmesi gereken yönleri.
• Denetim mekanizmalarının etkinliği: Turizm işletmelerindeki afet önleme ve müdahale çalışmalarının denetlenmesi süreçlerinin etkinliği ve sıklığı.
• Afet risklerinin değerlendirilmesi: Turizm işletmelerinin bulunduğu bölgelerin afet risklerinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi ve bu risklere göre alınması gereken önlemler.
• Personel eğitimi: Turizm işletmelerinde çalışan personelin afet durumlarında yapmaları gerekenler konusunda yeterli eğitimi alıp almadığı.
• Acil durum planları: Turizm işletmelerinin afet durumlarına yönelik hazırladıkları acil durum planlarının yeterliliği ve uygulanabilirliği
• Sigorta ve finansal güvenceler: Turizm işletmelerinin afet risklerine karşı sigorta yaptırma zorunluluğu ve bu konuda alınacak ek önlemler.
• Uluslararası uygulamalar: Diğer ülkelerde turizm işletmelerinin afetlere karşı güvenliğini sağlamak amacıyla uygulanan başarılı uygulamaların incelenmesi
• Finansman Sorunları: Turizm tesislerinin renovasyonu, modernizasyonu ve yeni yatırımları için finansman ihtiyacı bulunmaktadır. Özellikle küçük ve orta ölçekli turizm işletmeleri (KOBİ), finansman kaynaklarına erişimde zorluklar yaşamaktadır. Bankalar ve diğer finans kuruluşları, turizm sektörüne kredi verirken genellikle yüksek faiz oranları uygulamakta ve teminat şartlarını zorlaştırmaktadır. Bu durum, turizm tesislerinin yenilenmesini ve geliştirilmesini engelleyerek sektörün rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Ayrıca kayak turizmi gibi özel ihtisas turizmi yapılan işletmeler, pistlerin bakımı, kar üretimi, teleferik sistemleri, özel ekipmanlar ve uzman personel gibi yüksek maliyetli yatırımlar gerektirdiği için ilave finansman sorunları yaşamaktadır.
• İmar Sorunları: Turizm tesislerinin imar planları ve uygulamaları, sıklıkla sorunlara neden olmaktadır. Özellikle şehir otellerinde, dış yangın merdiveni gibi zorunlu yapısal değişikliklerin yapılması, belediyelerle yaşanan imar sorunları nedeniyle gecikmektedir. İmar planlarındaki belirsizlikler ve bürokratik engeller, turizm yatırımlarını olumsuz etkilemektedir. Bunlara ilave olarak kayak turizmi gibi özel ihtisas turizm tesislerinin imar planları ve uygulamaları, daha büyük sorunlara neden olmaktadır. Doğal alanlarda yapılan bu yatırımlarda, çevre hassasiyeti ve imar planlarındaki kısıtlam'alar nedeniyle zorluklar yaşanmaktadır. İmar planlarındaki belirsizlikler ve bürokratik engeller, kayak turizmi yatırımlarını olumsuz etkilemektedir.
• Otorite Boşluğu: Kayak turizmi işletmelerinin faaliyet gösterdiği bölgelerde, yetki ve sorumluluk alanları net olarak belirlenmiş değildir. Bu durum, imar planları, çevre düzenlemeleri ve diğer yasal süreçlerde sorunlara neden olmaktadır. Özellikle farklı kurumların yetki alanına giren konularda, işletmelerin işleri zorlaşmakta ve projeler gecikmektedir.
• İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları: Turizm sektöründe, özellikle de kayak merkezlerinde, çeşitli iş kazaları ve meslek hastalıkları yaşanmaktadır. Kayak pistlerindeki tehlikeler, teleferik sistemlerindeki arızalar, mutfak ve restoranlardaki kazalar, bu sorunların başlıca nedenleri arasındadır.
• İş Güvenliği Eğitim ve Bilinçlendirme: Turizm işletmelerinde iş güvenliği konusunda yeterli eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmamaktadır. Çalışanlar, iş güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları için riskleri doğru bir şekilde değerlendirememekte ve gerekli önlemleri alamamaktadır.
Bu araştırma neticesinde elde edilecek bulgular doğrultusunda, turizm sektöründe afetsk erını azaltmaya yönelik daha etkin ve kapsamlı düzenlemeler yapılması ve bu düzenlemelerin etkin' bir şekilde uygulanması için gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin afetlere karşı denetimlerinin yapılması ve alınması gereken önlemlerin görüşülmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 102'inci ve 103'üncü maddeleri gereğince Genel Görüşme açılmasını arz ederiz. 29.01.2025
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.