Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na İsrail tarafından yapılan saldırının ve Gazze'de yaşanan insani krizin tüm boyutlarıyla ele alınması için bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve hukuksuz ablukayı kırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu'na yönelik haydut yapılanma İsrail tarafından gerçekleştirilen hukuk dışı saldırı ve Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde yaşanan soykırım ve ağır insani krizin tüm boyutlarıyla ele alınması, Türkiye'nin bu süreçteki diplomatik, hukuki ve insani politikalarının değerlendirilmesi ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz. 30.04.2026
GEREKÇE
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve hukuksuz ablukayı kırmak amacıyla uluslararası sivil inisiyatifler tarafından oluşturulan Küresel Sumud Filosu'na, uluslararası sularda barbar İsrail tarafından gerçekleştirilen askeri müdahale uluslararası hukukun, deniz hukukunun ve temel insan haklarının açık ve ağır bir ihlali niteliğindedir. Yunan karasularına birkaç mil mesafede gerçekleştiği ifade edilen bu korsan müdahalede 20'den fazla teknenin alıkonulması ve yardım gönüllülerinin güvenliğinin tehlikeye atılması, sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası normların yok sayıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tür müdahaleler, uluslararası sularda seyrüsefer serbestisini fillen ortadan kaldırmakta, insani yardım faaliyetlerini kriminalize etmekte ve küresel vicdanda derin yaralar açmaktadır.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Uluslararası hukuka göre sivillerin korunması, insani yardımın engellenmemesi ve açık denizlerde serbest dolaşımın güvence altına alınması temel esaslar arasında yer almaktadır. Buna rağmen, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik keyfi güç kullanımı tüm teamül, kaide ve kuralları yok saymaktadır. Bu durum, uluslararası sistemin meşruiyetini zedeleyen küresel ve ciddi bir sorundur. Bu bağlamda söz konusu saldırı, uluslararası kamuoyu nezdinde "korsanlık" olarak nitelendirilebilecek . mahiyette ağır bir ihlal olarak değerlendirilmelidir.
Öte yandan, Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde yaşanan gelişmeler artık bir çatışma olmanın ötesine geçmiş, soykırım, geniş çaplı bir yıkım, kitlesel insani trajedi ve derin bir insanlık krizi halini almıştır. Resmi veriler doğrultusunda 72 bin 599 insanın hayatını kaybetmiş olması ve 172 bin 411 kişinin yaralanması, sivil nüfusun doğrudan ve sistematik biçimde olumsuz etkilendiğini göstermektedir. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere savunmasız grupların maruz kaldığı bu ağır tablo, uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğine dair güçlü göstergeler sunmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma ve temel yaşam altyapısının büyük ölçüde tahrip edilmesi, Gazze'de yaşamı sürdürülemez hale getirmiştir.
Gazze'de hastanelerin işlevsiz hale gelmesi, temiz su ve gıda erişiminin ciddi biçimde kısıtlanması, salgın hastalık riskinin artması ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi, krizin gelecek nesilleri de etkileyecek boyutlara ulaştığını göstermektedir. İslam dünyasının ve uluslararası toplumun etkisizliği ve geciken tepkileri ise bu insani dramın derinleşmesine neden olmaktadır. Bu sessizlik, uluslararası hukuk düzeni açısından da ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihsel sorumluluğu, insani diplomasi anlayışı ve uluslararası hukuka bağlılığı çerçevesinde bu gelişmelere asla kayıtsız kalamaz. Gazze'ye yönelik insani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılması, sivillerin korunması, ateşkesin sağlanması ve uluslararası hukukun ihlaline karşı etkin girişimlerde bulunulması hem ahlaki hem de hukuki bir zorunluluktur. Bu kapsamda Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik girişimlerin etkinliği, uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdindeki temasları, insani yardım mekanizmalarının kapasitesi ve mevcut politikaların sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.
Ayrıca, Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırının tüm yönleriyle incelenmesi; olayın uluslararası hukuk açısından değerlendirilmesi, Türk vatandaşlarının -ki sayının an itibari ile 18 olduğu ifade edilmektedir- ve sivil toplum kuruluşlarının bu süreçten etkilenip etkilenmediğinin araştırılması ile benzer girişimlerin güvenliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin tedbirlerin belirlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sürece aktif şekilde dahil olması, demokratik denetim mekanizmalarının işletilmesi ve milli iradenin bu konuda güçlü bir tutum ortaya koyması gerekmektedir.
Bu itibarla, Gazze'de yaşanan insani felaketin derinleşmesini önlemek, uluslararası hukukun ihlallerine karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin güçlü iradesini ortaya koymak, 18i alıkonulan 30'dan fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve diğer gönüllülerin sağlık ve güvenlik durumunu ele almak, hükümetin bu süreçte izlediği politikaları şeffaf bir şekilde değerlendirmek ve atılması gereken adımları belirlemek amacıyla Genel Görüşme açılması zaruri hale gelmiştir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.