İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL GÖRÜŞME ÖNERGESİ · 8/70 GÜNDEMDE

Suriye'de Alevilere yönelik yapılan saldırıların tüm yönleriyle görüşülerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi konusunda bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit Kars · DEM Parti ve 1 milletvekili ·

Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Suriye'de geçici hükümetin kontrolündeki selefi-cihadist silahlı gruplar, Beşar Esad yanlısı Alevilerin direniş başlattığı iddiasıyla, Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama civarında yaşayan Alevilere yönelik sistematik katliamlar gerçekleştirmiştir. Son birkaç hafta içinde binlerce Alevi katledilmiş, on binlercesi de yerinden edilmiştir. Bölgede kadın, çocuk ve yaşlı demeden gerçekleştirilen infazlar, uluslararası toplumun gözü önünde bir insanlık dramına dönüşmektedir. Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğunun gereği olarak bu insanlık dışı saldırılara karşı tavır almalı, bu kitlesel katliamların son bulması ve uluslararası camianın harekete geçmesi için inisiyatif üstlenmelidir. Bu nedenle, Suriye'deki Alevilere yönelik saldırıları tüm yönleriyle ele almak, uluslararası toplumu harekete geçirmek ve TBMM'de bulunan tüm partilerin katılımıyla oluşturulacak bir heyetin Suriye'ye giderek yerinde incelemelerde bulunmasını sağlamak amacıyla TBMM Iç Tüzüğü'nün 102. maddesi gereğince genel görüşme açılmasını talep ediyoruz.

GEREKÇE

6 Mart'ta, Lazkiye ile Tartus arasında bulunan Beit Ana köyünde Alevi sivillerin bir kişiyi geçici yönetim güçlerine teslim etmeyi reddetmesi üzerine başlayan çatışmalar, hızla katliamlara dönüşmüştür. Selefi, cihadist silahlı grupların saldırıları, kadın ve çocuk demeden sivilleri hedef almakta, elektrik ve iletişim hatları kesilerek bölge dünyadan izole edilmektedir. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ve diğer uluslararası insan hakları kuruluşlarının aktardığı verilere göre, doğrudan Alevi köyleri hedef alınarak en az 973 sivil infaz edilmiştir. Ancak yerel kaynaklar, kırsal bölgelerde iletişim kesildiği için gerçek katledilen sivil sayısının 3000'i geçtiğini vurgulamaktadır. Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce Alevi katledilmiş ve malları mülkleri yağmalanan on binlercesi de evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu kitlesel katliamların ardından BM Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD ve Rusya'nın acil çağrısı üzerine 10 Mart'ta bu konuyu görüşmek için olağanüstü toplantı kararı almıştır.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Bu saldırılar, sadece Suriye Alevilerini değil, tüm seküler ve çoğulcu toplumsal yapıları hedef almakta, bölgedeki farklı etnik ve inanç gruplarının birlikte yaşama zeminini yok etmektedir. Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından, köktenci gruplar siyasi boşluğu fırsat bilerek güç kazanmıştır. Geçici hükümetin kontrolündeki gruplar, Alevileri 'eski rejim yanlısı' olarak kodlayarak bu katliamları meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Türkiye'deki maalesef bazı mezhepçi odaklar da benzer zihniyetle Arap Alevilerine karşı nefret içerikli, ölüm ve şiddet çağrısı yapan açıklamalarını tüm kamuoyu ile paylaşmalarına karşın haklarında herhangi bir işlem yapılmamaktadır.

Suriye'de yaşanan trajediler, ülkenin huzur ve barış içinde bir geleceğe ulaşmasının, tekçi yaklaşımlar yerine çok kimlikli, adem-i merkeziyetçi ve demokratik bir yönetim modeliyle mümkün olacağını açıkça göstermektedir. Bölgedeki halklara dayatılan tekçilik ve selefi ideoloji, yalnızca kaos ve katliamlara yol açmakta, toplumsal barışı ve birlikte yaşama iradesini tehdit etmektedir.

Türkiye, komşu ülke Suriye'de yaşanan insani trajediye kayıtsız kalmamalıdır. Ancak maalesef mevcut hükümetin tutumu tarafsız bir insani yardım çerçevesinde değil, doğrudan taraf olma yönündedir. Türkiye'nin böylesi bir dramda tarafsızlığını koruyup, salt insan haklarını esas alarak bölgedeki farklı inanç ve etnik grupların korunması konusunda uluslararası girişimlerde bulunmalıdır. Bu anlamda Suriye'deki Alevi katliamlarını yerinde incelemek ve uluslararası toplumu harekete geçirmek adına gerekli girişimler bir an önce başlatılmalıdır.

Türkiye, tarihi ve coğrafi sorumluluğunun gereği olarak, Suriye'de Alevilere yönelik devam eden sistematik katliamları görmezden gelmemeli ve bu insanlık dışı saldırıların durdurulması için uluslararası camiayı harekete geçirecek inisiyatifler üstlenmelidir. Bu trajedi yalnızca Alevi toplumunun değil, tüm insanlığın ortak meselesidir ve bölgesel barış ile istikrar açısından Türkiye Cumhuriyeti'nin bu katliamlar karşısında sessiz kalmaması bir zorunluluktur. Bu nedenle, TBMM'de bir genel görüşme açılarak Suriye'deki Alevilere yönelik katliamların ve insanlık suçlarının tespiti, uluslararası toplumu harekete geçirecek adımların belirlenmesi ve TBMM'deki tüm partilerin katılımıyla bir oluşturulacak bir heyetin yerinde incelemelerde bulunmak üzere Suriye'ye gönderilmesi gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

2 İMZA
DEM Parti 2

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.