ABD'nin Yemen'e karşı saldırılarının ve İsrail'in bölgesel barışa karşı oluşturduğu tehdidin durdurulması için alınabilecek önlemlerin değerlendirilmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İsrail'in bölgede gerçekleştirdiği sayısız katliamın akabinde 15 Ocak 2025'te İsrail ile Gazze arasında bir ateşkesin sağlandığı duyurulmuştu. Müzakerelerin devam etmesi, rehinelerin salıverilmesi, Gazze'ye insani yardımların serbestçe girişi gibi hususlar içeren ilk ateşkes anlaşmasına karşın İsrail küçük çaplı saldırılarına devam etmiş, Gazzeli rehineleri serbest bırakmakta ayak diremiş ve çok sınırlı olarak izin verdiği insani yardımları da Ramazan ayının başlangıcında tamamen durdurmuştur. Son olarak dün gece, ateşkesi tamamen yok hükmünde kılan bir saldırıyla sivil yerleşimlerin ve mülteci çadırlarının bulunduğu Han Yunus, Refah, Gazze Merkez ve Deyr El Balah bölgelerindeki bombalamalarıyla çoğunluğu çocuklardan oluşan Gazzelileri katletmiştir. Aynı zamanda ABD de Yemen'de sivil kayıpların yaşandığı bir saldırı başlatarak İsrail'in saldırganlığını desteklemiştir. İsrail'in işlediği insanlığa karşı suçların tespiti ve hükme bağlanması ile Gazze'de huzurun sağlanması ve ihtiyaç duyulan yardım malzemelerinin temini için uluslararası toplumun yükümlülüklerinin belirlenmesi, uluslararası hukukun işletilmesi ile uygulanabilecek kararların alınması ve ülkemizin bu doğrultuda izleyebileceği yolların tespiti elzemdir. Bu doğrultuda, ABD'nin Yemen saldırısının ve İsrail'in bölgesel barışa karşı oluşturduğu tehdidin durdurulması için alınabilecek etkili ve caydırıcı önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 102'inci ve 103'üncü maddelerine istinaden Genel Görüşme açılmasını saygılarımla arz ederiz. 18.03.2025
GEREKÇE:
18 Mart 2025 gecesinde İsrail, beklenmedik bir saldırıyla Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanla, -şimdiye kadar tespit edilebilmiş- 342 kişiyi katletmiştir. İki ay önce karara bağlanan ateşkese rağmen hem Gazze hem de Batı Şeria ve Kudüs'te çeşitli saldırı ve tacizlerini sürdüren, Gazze'ye insani yardımların girişine izin vermeyen ve açıkça Filistinlileri zorla sürecekleri bölge arayışını dile getiren İsrail dün gece ateşkesin ortadan kalktığını ilan etmiştir. Gazze tarafından hiçbir saldırı olmamasına karşın bu tutum, ateşkesin İsrail için "ateş," Gazze için "kes" anlamına geldiğini göstermektedir. ABD'de Trump yönetiminin görevi devralmasından bu yana, bölge ülkelerinin huzurunu hiçe sayarak İsrail'e destek açıklamalarında bulunulmasının yanı sıra, dün geceki saldırının da ABD tarafından onaylanması ve öncesinde İsrail'e 3 adet F-35 uçağının gönderilmiş olması bu durumun göstergelerinden birisidir.
Suriye'de devrilen rejimin ardından ülkenin güney bölgesinde, Dera'da da ilerleyişini sürdüren ve Şam'ı taciz eden İsrail'in bölgesel istikrar ve huzura tehdit olduğu açıktır. 7 Ekim olaylarından bu yana sürdürdüğü saldırılarla Lübnan'daki şiddet eylemlerinin ardından geri çekilme anlaşmasına uymayarak asker bulundurmaya devam ettiği ve Ürdün sınırında da gerilimi tırmandırdığı bu ortamda, bölgesel bir savaşın tahrik edildiği görülmektedir. Sayın Cumhurbaşkanının ve Sayın Meclis Başkanımızın bu yasama yılı açılışında İsrail saldırganlığına vurgu yaptığı ve ülkemizin de İsrail'in ortaya çıkardığı bölgesel tehdidin altında olduğuna dikkat çeken konuşmalarının üzerine, 8 Ekim 2024'te Genel Kurulumuzda da bu gelişmeleri ele alan kapalı bir oturum düzenlenmişti.
Müslümanlar için mukaddes olan Ramazan ayının ortasında, Yemen rejiminin İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırganlığına karşın yürüttüğü harekata karşın, ABD'nin Yemen'e düzenlediği bombardımanda içlerinde çocukların da bulunduğu 53 kişi öldürülmüştür. ABD'nin bu desteğinin bir gün ardından İsrail de Gazze'deki soykırımına devam etme kararı almış ve dün geceki saldırıyı gerçekleştirmiştir. Bu durumda uluslararası toplumu yönlendiren ABD gibi güçlere karşın sayıları 2 milyarı bulan Müslüman topluluklara ev sahipliği yapan ülkelere daha fazla sorumluluk düşmektedir.
Hükümetin de haklı olarak dikkat çektiği üzere İsrail'in oluşturduğu bölgesel tehdidin Türkiye'yi de etkilemesi dolayısıyla bir Genel Görüşme yürütülerek bu tehdide karşın alınabilecek etkili ve caydırıcı tedbirlerin istişare edilmesi şarttır. Bu çerçevede, Türkiye'nin uluslararası hukuk temelinde diplomatik girişimlerini artırması, bölge ülkeleriyle koordinasyonu güçlendirmesi ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden saldırgan politikalarına karşı somut adımlar atması için tüm partilerin ortaklığında tedbir ve yöntemler belirlenmelidir. Aynı zamanda, Filistin halkına yönelik insani yardımların kesintisiz sağlanması ve uluslararası kuruluşlar nezdinde İsrail'in sorumluluk altına alınmasını sağlayacak girişimlerin başlatılması önem arz etmektedir. Bölgedeki gerginliğin yayılmasını önlemek ve Filistin halkının haklarını korumak adına, Türkiye'nin uluslararası toplum ezdinde girişimlerini daha kararlı ve kapsamlı bir şekilde sürdürmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.