İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/10371 GEÇ CEVAPLANDI · 320 GÜN

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 8 Mart 2024 tarihinde 7/10371 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 320 gün sonra, 22 Ocak 2025).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10371, 8 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10371-bakirkoy-kadin-kapali-ceza-infaz-kurumunda-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/93dbf859-bc43-49ad-8157-018e2d0532fb

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 320 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kizban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Uluslararası sözleşme kuralları insanların cezaevinde bulunuyor olmalarının tüm haklarının askıya alınması anlamını içermediğini, cezaevi koşullarının asla ek bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etmektedir. Ancak Türkiye'de hemen hemen her cezaevinde yaşanmakta olan hak ihlalleri hapis cezalarının infazında özgürlüğünden yoksun bırakılmanın kendi başına yeterli bir ceza olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği, Ceza İnfaz Kurumlarında sistematik hale gelen, uluslararası insan hakları ve sözleşmeleri ile Anayasa'ya ve yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar, cezaevi yönetimlerince keyfi, kişisel tutum ve davranışların benimsenmesi ile baskıcı ve insanlık onuru ile bağdaşmayan yöntemlerle mahpusların her gün onlarca ihlalle karşı karşıya bırakıldığı, hak ihlallerinin arttığı sivil toplum örgütlerinin raporlarından ve mahpus beyanlarından da anlaşılmaktadır.

Özellikle kadınların toplum içerisinde maruz kaldıkları ayrımcılık eril yasalarca suç sayılan fiilleri gerçekleştiren ve kadın özgürlük mücadelesindeki siyasi faaliyetleri nedeniyle hapsedilen siyasi kadın mahpusların hapsedilmeleriyle birlikte bir dizi hak ihlali ile karşı karşıya bırakılmaları durumu yoğunlaşarak devam etmektedir.

Nitekim 06.03.2024 tarihinde hastanelere yakın olması nedeni ile genelde hasta tutsakların sevk edildiği Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ÖHD avukatları ile birlikte görüşmüş olduğum kadın mahpuslar cezaevinde yaşamış oldukları ihlallerde; yeni atanan cezaevi müdürü ile birlikte baskıların ve ihlallerin arttığı, hastaneye sevk işlemlerinin geç yapıldığı ve bir sağlık şikayetlerinin olması durumunda öncelikle infaz memurlarına durumlarını kanıtlamak zorunda kaldıkları örneğin kalçasında alerjik kaşıntı olan bir kadın mahpusa infaz memurlarının açık alanda ve kameraların olduğu bölgede bakmak istedikleri, hasta mahpuslara ilaçlarının bazen aylar süren süre zarflarında verildiği, hastane sevk ve muayenelerde kelepçelerin çıkarılmadığı ve muayene sırasında hasta gizliliği prensibinin göz ardı edilerek infaz memurlarının bulundurulduğu, son bir iki aydır açık görüş sonrası ince arama dayatmasına maruz kaldıkları, benimle görüşme yapan kadın mahpuslardan birinin zorla ayakkabılarını çıkarması yönünde infaz koruma memurlarınca tehdit edildiğini duyup müdahale etmeme rağmen ayakkabılarının zorla çıkartıldığı ve darp edildiği, 1.5 yıl kadar öncesinde koğuşlara girip herkesin çıkarıldığı ve arama sonucu disiplin soruşturması açıldığı ancak soruşturmanın usulen bozulmuş olmasına rağmen yapılan arama da "suç unsuru" olarak tarif edilen kitap v.b. eşyalarının geri verildiği sonrasında ise tekrar yakın zamanda yapılan bir aramada geri verilen eşyaların toplanarak yeni bir soruşturma açtıkları, her sabah yapılan rutin sayım işlemlerinde artık kabaca da olsa arama yapıldığı,1.5 yıldır Meclis TW'nin yayınının kaldırıldığı ve talep etmelerine rağmen bu taleplerin yerine getirilmediği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin 2013/7907 numaralı kararında; soruşturmanın işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele fiillerinin önlenmesi ve gerekiyorsa faillerin cezalandırılması bakımından yeterli bir etki doğurması gerektiğini, aksi halde, bu tür olaylara karışanlara müsamaha ile yaklaşıldığı izlenimi uyandırmış olup bu durum işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele fiillerini gerçekleştirme temayülü olan kamu görevlilerini cesaretlendirebileceğini ve bireylerin, belirtilen eylemlere karşı koruma görevi bakımından devlete ve adalet mekanizmalarına olan güvenlerini zedeleyeceğini belirtmesine ve cezaevleriyle ilgili iddialar sıklıkla gündeme taşınmasına rağmen araştırma yapılmaması ve gerekli idari soruşturma açılmaması, cezasızlık pratikleri işkenceyi kronik bir hale getirmektedir.

Öte yandan; Mahkümlara Uygulanacak Muameleye İlişkin Standart Asgari Kurallar (1955), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 2006/2 sayılı Avrupa Hapishane Kuralları, AİHS ve ulusal mevzuat mahpusların tutulma koşullarının insan haklarına uygun şekilde gerçekleşmesi gerektiğini düzenlemektedir.

Bu bağlamda;

I- Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda özellikle yeni atanan müdür ile birlikte artan ve infaz koruma memurlarınca da yaşatıldığı aktarılan hak ihlalleri bilginiz dahilinde midir? Bilginiz dahilinde ise Bakanlığınızca sorumlular hakkında başlatılmış herhangi bir inceleme ve idari bir soruşturma bulunmakta mıdır?

SORULAR

  1. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde kadın mahpusların hastaneye sevk işlemlerinin geç yapıldığı, bir sağlık şikayetlerinin olması durumunda öncelikle infaz memurlarına durumlarını kanıtlamak zorunda kaldıkları ve infaz koruma memurlarının şikâyeti olan kadın mahpusları açık alanda ve kameraların bulunduğu yerde sağlık görevlisi gibi hasta mahpusu değerlendirdikleri iddialarının araştırılması ve ilgili görevlilere yönelik idari ve cezai bir soruşturma açılması yönünde herhangi bir girişiminiz olacak mıdır?

  2. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde Hastaneye sevk edilen kadın mahpusların sevk ve doktor muayenelerinde kelepçelerinin çıkarılmaması ve muayene sırasında hasta gizliliği prensibinin göz ardı edilerek muayene esnasında infaz memurlarının bulundurulmasına yönelik talimat tarafınızca mı verilmektedir? Tarafınızca verilmekte ise bu durumun gerekçesi nedir?

  3. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde mahpusların kullanmak zorunda oldukları ilaçlarının bazen aylar süren zaman zarflarında verildiği bilginiz dahilinde midir? Bilginiz dahilinde ise sağlık hakkının engellenmesi anlamına gelen bu hukuksuzluğa karşı Bakanlığınızca bir girişimde bulunulmuş mudur?

  4. Açık ziyaretler sonrası kadın mahpusların zorla ayakkabılarının çıkarılmak istenmesi ve darp edilmesine yönelik olarak şiddet uygulayan cezaevi görevlilerine yönelik olarak başlatılan idari ve cezai bir işlem bulunmakta mıdır?

  5. Aramalar esnasında "suç unsuru" olarak tarif edilen kitap v.b. eşyalar nedeniyle disiplin soruşturması açılan ancak soruşturmanın usul gereği bozulması sonrasında iade edilen eşyaların sonradan yapılan yeni bir arama sonucunda tekrardan el konularak soruşturma açılması hukuksuzluğuna yönelik olarak Bakanlığınızca bir girişimde bulunulacak mıdır?

  6. Cezaevinde Meclis TV yayınının kaldırılarak haber alma özgürlüğünün ihlal edilmesinin gerekçesi nedir? Mahpusların taleplerine rağmen 1,5 yıldır bu sorun neden giderilmemiştir?

  7. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan kadın mahpuslardan cezaevi idaresinin hukuk dışı uygulamaları dolayısıyla kurumunuza yapılan herhangi bir başvuru bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise başvuru sayısı kaçtır?

  8. Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan 2013/7907 tarihli kararına uyulmaması cesareti cezaevi yönetimi ve personeline tarafınızca mı sağlanmaktadır? Bu durumun bakanlığınıza ve adalete olan inancın sarsılmasına neden olduğu düşünülmemekte midir?

  9. Mahpusluğun bu "ağırlaştırılmış" koşullarını etkin biçimde denetleyecek bir mekanizmanız neden bulunmamaktadır?

  10. Bakanlığınızca tüm cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin bu denli artması üzerine mahpusların uğradığı hak ihlallerini ve keyfiliği ortadan kaldıracak, hak ihlallerinin tespit edilmesini sağlayacak, başta yaşam hakkı ve ayrımcılık yasağına uygun olarak gerekli iyileştirmelerin yapılması ve görevi kötüye kullanmak suretiyle suç işleyen cezaevi yetkilileri ve infaz koruma memurları hakkında idari veya hukuki soruşturma başlatılacak mıdır?

  11. Hükümetinizin; işkenceye sıfır tolerans açıklamalarına rağmen, işkence ve diğer türde kötü muameleye ilişkin güvenilir rapor ve şikâyetler artarak devam etmektedir. Bu şikâyetlere ilişkin hızlı, etkin ve bağımsız soruşturma açılması çağrılarına cevapsız kalınmasının, duymazdan gelinmesinin nedeni nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1399635 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10371 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-3176847/9491 Konu : Yazılı soru önergesi 42/01/2025

Sayın Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10371 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

1I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi suçlu" veya "siyasi mahpus" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

IMI- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

IV- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa

UYAP Bilişim Sistemindeki hu dokümana htin://vatandaş uvan gov tr adresinden İİGwW#-J6 - rA-7A6a - *oWFS3M - 6CHOCO ile erisehilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

V- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafindan temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

VE Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden J1GwW*J6 - PAH7A6Ga - *OWFS3M - 6CtOCÜZ ile erişebilirsin Ezim

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecrek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VU- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fikrasının (g) bendinde, Jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

VW Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/04/2024 tarihli cevapta;

A) Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bakırköy 17 Nolu Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğu, Aile Sağlık Merkezinde Sağlık Bakanlığına bağlı 1 aile hekimi, 1 hemşire ve Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen 1 diş hekiminin görev yaptığı, Adalet Bakanlığına bağlı 2 diş hekimi, 3 hemşire ile 1 sağlık memurunun haftanın 5 günü mesai

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htto://vatandaş.uvap.2ov.tr adresinden İ1GWtJ6 - rAt7A6Ga - #oWFS3M - 6C40CO- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü saatleri içerisinde tüm hükümlü ve tutuklulara sağlık hizmeti verdiği,

B) Kurumda 01/02/2024 ilâ 29/02/2024 tarihleri arasında, Aile Hekimliği, Diş Hekimliği, Kadın Hastalıkları, Psikiyatri ve Dahiliye Polikliniklerinde toplam 1940 tutuklu veya hükümlünün tedavisinin gerçekleştirildiği, Kurum tabibinin günlük olarak hasta kabulünde reçetelediği ilaçların eczaneler tarafindan hazırlanarak tutuklu veya hükümlülere teslim edildiği,

C) Soru önergesinde belirtilen iddialarla ilgili bir şikayet bulunmadığı gibi bu çerçevede tespit edilmiş bir ihmal bulunmadığından Kurum idarecileri ve personeline yönelik açılmış bir soruşturmanın bulunmadığı,

Ç) Kurumda merkezi yayın sisteminde TBMM TV yayınlarının bulunduğu, D) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, E) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir