İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/10500 GEÇ CEVAPLANDI · 205 GÜN

6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen bölgedeki kadınların sorunlarına ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 6 Şubat 2024 tarihinde 7/10500 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 205 gün sonra, 29 Ağustos 2024).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen bölgedeki kadınların sorunlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10500, 6 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10500-6-subat-2023-tarihli-depremlerden-etkilenen-bolgedeki-kadinlarin-sorunlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/72e2b98b-ba89-4f70-a297-018d824d4a2b

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 205 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 161 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük *ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

6 Şubat 2023 tarihinde başta Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye ve Adana illerinde, ilçelerinde ve köylerinde olmak üzere deprem bölgesinde alınmayan önlemler, neoliberal politik tercihler nedeniyle ülke tarihinin en büyük yıkımı gerçekleşmiştir. Asrın Felaketi ifadesiyle binlerce insanın yaşamını yitirmesini kamuoyuna kader olarak sunmaya çalışan, bizzat Cumhurbaşkanı tarafından "merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay'a geldi mi? " açıklamaları ile ayrımcılığın da bir nevi itirafını yapan siyasi iktidar, kamu adına gerekli düzenleme ve denetimleri yapmak yerine TOKİ eliyle rant odaklı yapılaşmalara öncülük etmiş, her üç dört yılda bir ilan ettiği "imar aflarıyla şehirlerin plansız yapılar çöplüğüne ve beton yığınları halinde dönüştürülmesine göz yummuş ve depremin büyük bir felakete dönüşmesine neden olmuştur. Bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği deprem tahminlerinin dikkate alınmaması şehirlerin alt yapı olarak deprem gerçeğine göre hazırlıklı hale getirilmemesinde de görülmüştür. Deprem sonrasında elektrik, içme suyu, kanalizasyon ve doğalgaz şebekelerinin çökmesi hem can kayıplarının artmasına hem de enkazdan çıkanların sağlıksız koşullarda kalmasına neden olmuştur. Nitekim, toplamda 11 ili etkileyen depremde resmi rakamlara göre 50 bin 783 olarak açıklanan can kaybının AK Parti'nin İBB Başkan adayı Murat Kurum'un katıldığı bir canlı yayında 130 bin canımız gitmiş açıklaması ise birçok yerde bir itiraf olarak belirtilmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

J0Sco

Depremler sonrasında yaşananlar denetimsizliği, sorumsuzluğu, geçmiş hatalardan ders alınmadığını da gün yüzüne çıkarmıştır. İktidarın yarattığı felaket, bu depremin felaketinden daha büyük olmuştur. Nitekim, Maraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen depremde büyük bir yıkımın yaşandığı 11 ilde ise sorunlar halen olduğu gibi durmaktadır. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri depremin yıkıcılığını derinleştirirken erkek otoritesine dayalı patriyarka sistemin her türden şiddet, taciz ve istismarına daha da açık hale gelen kadınlar, çocuklar ve LGBTİ*lar yoksulluk ve şiddet ile başa çıkmaya çalışmakta, çadırda yaşam, iş alanlarının daralması, çocuk ve hasta ve yaşlı bakım yükünün artması, kadına yönelik şiddet ve yoksulluğun katmerleşmesine neden olmuştur. Depremden önce kadınlar için güvensiz olan sokaklar, depremden sonra enkazların olduğu, ışıklandırmanın olmadığı şartlarda daha da güvensiz bir hale gelmiştir.

Dağılmış haneyi ve yıkılmış evi geçici barınma koşullarında yeniden kurmak üzere ücretsiz ev içi emek ekseninde kadınların fazlalaşan bakım yükleri, yaşamlarını kolaylaştıracak şekilde organize ettikleri evin yok olması, devletin birçok alanda sosyal sorumluluklarını yerine getirmemesi, kentlerin organizasyonun değişmesi, ulaşımın ciddi bir sorun olarak devam etmesi, şehrin güvenli sayılabilecek alanlarının da kadınlar için güvensiz alanlar haline gelmesi, çadırların ve konteynerlerin çevresinin güven verici olmaması, geçimlik arazilerin yok olması veya devlet tarafından el konulması, hane içinde artan iş yükleri ve hanenin geçimlik ücrete daha fazla ihtiyaç duyması sonucu deprem bölgesindeki kadın istihdamı yoğunluklu olarak asgari ücret, güvencesizlik ve sigortasızlıkla karakterize olmuş, kadınların ücretli emek alanlarını ve istihdama katılım biçimlerini daha kötü koşullarda daha güvencesiz çalışma biçimlerine razı eder duruma getirirken patronların bu koşullarda hak gasplarını daha kolay hayata geçirmesini sağlamışken kadınların hem ücretli hem de ücretsiz emeğinin sömürüsünün derinleştiren koşulların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Öte yandan; kadınların hala yaşam hakkı güvence altına alınabilmiş değildir. Yetersiz ve güvenliksiz olarak sağlanan barınma imkânları kadınların zaman zaman boşandıkları ya da boşanma aşamasında oldukları erkeklerin yanına dönmesine neden olup kadınları tekrar bir şiddet sarmalının içine çekmektedir. Zor durumda olduğu için 9 ay önce boşandığı eski kocasının evine yerleşmek zorunda kalan Alev Altun'un eski kocası tarafından üzerine sıcak su döküldüğü ve erkeğin 'Dua et seni öldürmedim' dedikten sonra, çocuklarını ve cüzdanındaki 3 bin TL parayı da alıp kaçtığı basında almıştır. Yalnız yaşayan kadınların ise tek başlarına yerleşmelerinde hala sorunların yaşandığı geçici yaşam alanlarında karşılaştıkları en büyük sorunların başında ise güvenlik tehdidi yer almaktadır.

Yaşanan bir diğer sorun ise kadınların genel olarak sağlık alanında yaşadıkları sorunlardır.

Deprem bölgesi Hatay'da güvenli ve hijyen olmayan tuvalet kullanımı, temiz suya ve yeterli temiz iç çamaşırı, hijyen ürünleri gibi en temel ihtiyaçlara erişememe, gece güvende hissetmeme, tuvalet ışıklandırma yetersizliği, bağlı kadınlarda Vajinit, sistit vakaları haziran ayında kısmen azalmışken tekrar artış göstermeye başlamış durumdadır. Doğum için hala

Dörtyol, Reyhanlı Özel mozaik, Özel Gelişim, Özel Palmiye ve Özel Reyhanlı MMT Amerikan hastanesi dışında bir kuruluş bulunmamaktadır. Hizmet veren özel hastanelerden doğum hizmeti için ise çok yüksek ücretler alınmaktadır. Yine kronik hastalığı olan ya da belirtileri olan pek çok kadın ulaşım ile ilgili yaşadığı sorunlar ve bakım yükünün vermiş olduğu zamansal sorunlar nedeniyle sağlık taramalarını ve takiplerini ötelemiş durumdadır.

Bu bağlamda;

6 Şubat 2023 tarihinden bugüne kadar depremin yaşandığı bölgelerde şiddet, istismar ve mobbinge ilişkin olarak yapılan başvuru sayısı kaçtır?

6 Şubat 2023 tarihinden bu yana depremin yaşandığı bölgelerde erkek şiddetine maruz kalması nedeniyle sığınaklara (kadın sığınma evi) başvuru yapan kadın sayısı kaçtır? Deprem bölgelerinde bulunan sığınakların kapasiteleri ne kadardır?

Deprem bölgesindeki illerde hasar gören sığınakların sayısı kaçtır?

Depremde hasar gören sığınaklarda bulunan kadınlar başka illerdeki sığınaklara gönderilmiş midir?

Hasarlı olan sığınakların yerine kullanılan öğrenci yurtlarında kadınların ve çocukların güvenliği nasıl sağlanmaktadır?

Deprem sonrasında açılan duygusal yaraların en derinini yaşayan grup olan kadınlara yönelik yürütülen kamusal psikososyal destek mekanizması bulunmakta mıdır? Gizlilik ilkesi ile çalışan sığınakların, şiddet dışında barınma amacıyla depremzedelerin kullanımına açılmasının güvenlik açısından ciddi tehlikeler barındırdığı göz önüne alındığında bu tehlikeyi gidermeye yönelik olarak ne gibi önlemler alınmıştır? Kadınların yaşamış oldukları sağlık sorunlarının çözümlenmesine yönelik olarak Sağlık Bakanlığı ile irtibata geçilmiş midir? Geçildi ise hangi tedbirlerin alınması yönünde çalışmalar yapılmıştır?

SORULAR

  1. Güvencesiz ve zor şartlarda çalışan kadınların emeklerinin sömürülmesini engellemeye yönelik olarak Çalışma Bakanlığı ile irtibata geçilmiş midir? Geçildi ise hangi tedbirlerin alınması yönünde çalışmalar yapılmıştır? lO Şap

    |o Sco

  2. Özellikle de kadın işsizliği ve kayıt dışı çalışma gibi konularda, cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi kapsamında çalışmalar yapılması yönünde Çalışma Bakanlığı ile ortaklaşa bir çalışma yapılması düşünülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Kezban KONUKÇU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/10500 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/10500 Cevap Metni (3 Sayfa)

Çocuk Gelişimcisi Ee — Telefon No:(312) 705 58 09 Wi

İstanbul Milletvekili Sayın Kezban KONUKÇU'ya Ait 7/10500 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlık olarak kadına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğuna dair inançla çalışmalarımız her dönemde kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bakanlığımızın kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumsal hizmetleri Şiddet Önleme Ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM'ler), kadın konukevleri ve Sosyal Hizmet Merkezleri Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları aracılığıyla sunulmaktadır.

Kadın konukevleri; fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psikososyal yönden desteklenmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kadınlar ve beraberindeki çocukları hiçbir ayrım yapılmaksızın konukevine kabul edilmektedir. Konukevleri gizlilik ve güvenlik ilkeleri doğrultusunda hizmet veren kuruluşlar olup Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında konukevlerinden hizmet alan kadınlar ve beraberindeki çocuklarının gizlilik ve güvenliğine yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır. Depremin akabinde, riskli görülen illerdeki konukevlerinden hizmet alan kadınların nakilleri ivedilikle deprem bölgesi dışındaki illere güvenli bir şekilde yapılmıştır.

Deprem bölgesinde yıkılan kadın konukevi bulunmamakta olup deprem sırasında 4 kadın konukevi hasar görmüştür.

ŞÖNİM"ler, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile kurulmuş, şiddet mağduruna yönelik tedbirlerin takibi ve izlenmesi ile psikososyal destek, hukuki destek, eğitim ve mesleki destek, sağlık desteği, ekonomik destek ve rehberlik danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri sunmaktadır.

ŞÖNİM-"ler ile şiddet mağdurlarının hukuki, psikolojik destek, rehberlik ve yönlendirme hizmetlerine tek noktadan ulaşması sağlanmaktadır. Ayrıca, Sosyal Hizmet Merkezinde, Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası oluşturulmuş, ilçe bazlı olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurlarına yönelik tedbirlerin takip ve izlenmesi, psikososyal destek başta olmak üzere rehberlik, danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri sunulmaktadır.

Bakanlık olarak, deprem sonrasında şiddet mağdurlarına yönelik Bakanlığımızın ve ilgili kurum ve kuruluşların sunduğu hizmetler hakkında bilgilendirme gerçekleştirilmekte ve mağdurun durumuna uygun olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici ve koruyucu tedbirlere ilişkin gerekli iş ve işlemler yürütülmektedir.

Deprem bölgesinde yer alan 11 ildeki (Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa) ŞÖNİM"ler aracılığıyla depremin gerçekleştiği 6.2.2023 tarihinden 28.3.2024 tarihine kadar 50.194 kadın, 6.127 erkek ve 2.845 çocuk olmak üzere toplam 59.166 kişiye hizmet sunulmuştur.

6.2.2023-1.3.2024 tarihleri arasında deprem bölgesindeki 11 ilden 5.913 kadın ve beraberindeki 4.259 çocuk olmak üzere toplam 10.172 kişi hizmet almıştır.

Şiddet mağdurlarına hizmet sunan kuruluşlarımızın deprem sonrasında da sundukları hizmetin etkinliğini artırmak için kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.

Bakanlığımızca ŞÖNİM ve kadın konukevlerinde çalışan personellerimize verilmiş olan pozitif psikoterapi eğitimini alan personeller tarafından depremzede vatandaşlara pozitif psikoterapi uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Bu mesleki çalışma hem deprem bölgesine görevlendirilen personeller tarafından deprem bölgesinde hem de göç ile farklı şehirlere giden mağdurlara yerleştikleri illerde sunulmuştur.

22-24.3.2023 tarihlerinde öncelikle 11 deprem ilinden başlamak üzere 81 ilin ŞÖNİM ve Kadın Konukevi personeline yönelik yaklaşık 500 kişinin katılım sağladığı Psikolojik İlk Yardım eğitimi gerçekleştirilmiştir.

11 Deprem İlinde hizmet sunan ŞÖNİM ve kadın konukevi personellerine deprem travmalarının ortadan kaldırılması ve sağaltımlarının sağlanması amacıyla EMDR Terapi Desteği ile psikolojik destek sağlanmıştır.

10-12 Nisan 2023 tarihlerinde ŞÖNİM ve kadın konukevi meslek elemanlarına yönelik yaklaşık 100 kişinin katılım sağladığı Çözüm Odaklı Terapi eğitimi gerçekleştirilmiştir.

Deprem bölgesinde ŞÖNİM"ler gizlilik kararı olanlara ve elektronik kelepçe kararı alınan vatandaşlarımıza ulaşarak durumlarını bire bir takip etmiştir. Elektronik Kelepçe uygulaması ve gizlilik kararı uygulama süreci ilişkin kuruluşlarımızdan hizmet alan kadınların can güvenliğinin devamlılığının sağlanması adına Emniyet Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde takip edilmiştir. Şiddet mağdurlarının hizmetlerden yararlanmasına yönelik ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gerekli bilgilendirmeler gerçekleştirilmiştir.

Bakanlığımız 2013 yılında AFAD tarafından çıkarılan Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ve Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği ile psikososyal destek çalışma grubunun koordinasyonundan sorumludur. Psikososyal destek çalışma grubu, görev ve sorumluluklarını TAMP'ta yer alan destek çözüm ortağı paydaş kurum ve kuruluşları koordine ederek iş birliği içinde yürütmektedir. 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler kapsamında afetin ilk anından itibaren psikososyal destek ekiplerimiz koordine olup alana inmiştir. Depremden etkilenen illerde görevlendirilmek üzere gerçekleştirilen personel planlaması kapsamında diğer illerden görevlendirme yapılmaktadır. Psikososyal destek çalışmaları ilk olarak enkaz başında, hastanelerde ve toplanma merkezlerinde başlatılırken ilerleyen süreçte çadır kentlerde, konteyner kentlerde ve bunların dışında kalan diğer yerleşim alanlarında (köy vb.) devam etmektedir. Bakanlığımız psikososyal destek çalışmaları kapsamında konteyner kentlerde, Psikososyal Destek Yetişkin Birimleri ve Çocuk Birimleri oluşturulmuştur. Psikososyal destek ekipleri; psikolojik ilk yardım, ihtiyaç ve kaynak tespiti, bireysel görüşme, grup çalışmaları, psikoeğitim, toplum katılımı, çalışana destek ve sosyal iyileştirme etkinlikleri gibi psikososyal destek müdahale araçlarını kullanarak çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca uzun süreli travma sonrası stres bozukluğu yaşanmaması adına uzmanlaşmış müdahale hizmetleri verilmekte ve dezavantajlı gruplar için özel programlar uygulanmaktadır. Ebeveynlere yönelik psikolojik bilgilendirme, gizlilik ve mahremiyet eğitimi, çocuk ve yetişkinlere yas danışmanlığı hizmeti verilmektedir. Bununla birlikte yerleşik bir düzene giren afet sahasında; hobi kurslarının açılması, spor faaliyetleri düzenlenmesi, kültürel ve sosyal iyileştirme etkinliklerinin düzenlenmesi ile hayatın normale dönmesi amaçlanmaktadır. Bütün bu hizmetler çerçevesinde insanların yaşanan travmatik olayla baş etme becerilerini güçlendirmek ve psikolojik sağlamlıklarını artırmak amaçlanmaktadır. Psikolojik ilk yardım hizmeti ve psikososyal destek hizmeti sunulması esnasında riskli durumdaki kadınların tespiti halinde Bakanlığımızın hizmet modellerine gerekli yönlendirmeler de yapılmaktadır. Bakanlığımız, deprem bölgesindeki kadınların hayatlarını yeniden inşa etmeleri, yıkımın olumsuz etkilerinden kurtulmaları, sosyal ve ekonomik yönden güçlenmeleri için yeni hizmet birimleri oluştururken; girişimci kadınlara da destek olmaktadır.

Bu kapsamda, ülkemizin dört bir yanından gelen kadın kooperatiflerinin desteği ile deprem felaketinin yaşandığı illerden Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Malatya'da depremden etkilenen kadınlara yönelik gerek moral motivasyon sağlaması gerekse deprem sonrası sosyo-ekonomik durumlarının iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla çadır ve konteyner kentlerde Kadın Kooperatifleri İş Atölyeleri kurulmuştur.

Söz konusu İş Atölyelerinde eğitimlere katılan kadınlar hem becerilerini geliştiriyor hem de depremin olumsuz etkilerinden kurtulmaktadır. Bununla birlikte; dikiş, nakış, seramik, giyecek tamiratı, örgü vb. gibi faaliyetlerle kadınlar hem kendi hem de diğer depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Söz konusu İş Atölyeleri ile bugüne kadar yaklaşık bin depremzede kadına ulaşılmıştır.

Bununla birlikte Bakanlığımız tarafından yürütülen Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi kapsamında; Adana, Diyarbakır ve İzmir illerinde doğrudan depremzede olan 18-29 yaş arası NEET (ne eğitimde ne istihdamda olan) kadınlarla birlikte Genel Travma Bilgilendirmesi Grup Çalışmaları yapılarak 172 kişiye ulaşılmıştır.

Bakanlığımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işbirliğinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Sabancı Vakfı tarafından "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi" yürütülmektedir. Projenin amacı, NEET(ne eğitimde ne istihdamda olan) grubundaki genç kadınların sorunlarını ve ihtiyaçlarını daha görünür hale getirmek, yerel ve ulusal gündemdeki yerlerini pekiştirmek ve bu sorunların belirlenmesi ve ihtiyaçların karşılanması için mekanizmalar oluşturmaktır.

Projenin hedef grubu seçilen pilot illerdeki 18-24 yaş grubu öncelikli olmak üzere, 18-29 yaş arası NEET kadınlardır. Proje kapsamında bu zamana kadar gerçekleştirilen eğitimler, yürütülen mentorlük programı ve ihtiyaç analizi kapsamında toplam 3.124 kişiye ulaşılmıştır.

Bununla birlikte, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilirliklerinin sağlanması, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, görünürlüklerinin arttırılması ve yaygınlaştırılmaları hedefi ile "Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi" yürütülmektedir. Ayrıca, Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan "Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi" ile mühendis olmak isteyen kız öğrencileri her alanda destekleyerek, mesleğin örnekleri haline gelebilmeleri amaçlanmaktadır.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir