Şakran Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulunun bir mahkum hakkında aldığı karara ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 17 Nisan 2024 tarihinde 7/11133 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 30 Temmuz 2024).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Şakran Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulunun bir mahkum hakkında aldığı karara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11133, 17 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11133-sakran-cezaevi-idare-ve-gozlem-kurulunun-bir-mahkum-hakkinda-aldigi-karara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/62cfbb65-b0cf-4ebc-9999-018eebc2da25
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)TBNM HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI
Tarih Jb. Ole, 202L 1 1 1 3 3
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ıncı ve 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederiz.
Beri Ü
Türkiye'deki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Hasta mahpuslar ile koşullu salıverilme hakkı elde etmesine rağmen İdare ve Gözlem Kurullarının türlü öznel gerekçeleriyle tahliyeleri engellenen mahpuslar ise bu hak ihlallerinden en çok etkilenenlerdir.
SORULAR
04.2020 tarihinde kabul edilen 7242 sayılı Kanun ile 5275 sayılı İnfaz Yasası'nda yapılan değişiklikler ve 29 Aralık 2021 tarihli Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı yönetmelik ile | Ocak 2021'den itibaren mahpuslar, İdare ve Gözlem Kurulları tarafından 3 ayda bir "iyi hal" tespitine tabi tutulmaktadır. İdare ve Gözlem Kurulu'na hem "iyi hal tanımı yapma" hem de "tahliye erteleme" gibi çok geniş yetkiler veren bu düzenlemeler neticesinde mezkur kurul adeta bir tür mahkeme statüsüne getirilmiş ve her cezaevinin kendi hukukunu yaratması sağlanmıştır.
Bu durumu "ceza içerisinde ceza", "paralel yargılama" ve "kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakma suçu" kapsamında değerlendirmek mümkündür. Ayrıca bu düzenleme-uygulama,
"suçta ve cezada kanunilik ilkesine", "geriye yürümezlik ilkesine", "ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesine", "infazda temel ilkeye" ve "umut hakkına" aykırılık göstermektedir.
2011 yılında 16 yaşındayken tutuklanan Delil Tekin, 13 yıldan uzun süredir tutukludur. Tekin'in infazı aldığı cezanın dörtte üçlük kısmını tamamlamış olmasına rağmen Şakran Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu'nun 3 ayda bir tekrarlanan kurul toplantılarında almış olduğu kararla disiplin cezaları gerekçe gösterilerek yakılmaktadır.
Delil Tekin'in ve daha birçok mahpusun maruz bırakıldığı bir diğer hak ihlali ise Anayasa Mahkemesi'nin geçen yıl Anayasa'ya, ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu ve
"ifadenin muğlak olup keyfilik yaratabildiği" gerekçesiyle iptal ettiği TCK 220. Maddesinden doğan hukuka aykırılıktır. Bu düzenleme "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen" kişinin ayrıca "örgüte üye olmak suçundan" da cezalandırılmasına hükmediyordu. Ancak geçtiğimiz aylarda meclisten geçerek yasalaşan 8. Yargı Paketi ile birlikte mezkur hükmün AYM'nin iptal kararı uyarınca yeniden düzenlenmesi, "örgüt adına suç işlemek" fülinin daha net bir şekilde tanımlanması beklenirken, aksine ilgili paket ile muğlaklıklar giderilmemiş ufak değişikliklerle hüküm tekrarlanmıştı. Buna rağmen yasa değişikliğine dayanak gösterilen ilgili AYM Pilot Kararı, TMK m. 220 kapsamında yapılan yargılama ve verilen cezaların hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Anayasa Mahkemesi üst yargı mercii olup, verdiği kararlar tüm mahkemeler açısından bağlayıcıdır.
AYM'nin ilgili maddeyi iptal etmesinin ardından mezkur hükümden cezaevinde olan birçok mahpusun yeniden yargılanmasının önü açılmış, avukatlar da var olan/var olası hak ihlallerinin yaşanmaması talebiyle mahkemelerden müvekkillerinin tahliyelerini talep etmiştir. Bu talep karşısında birçok mahkeme, AYM iptalinin hükümlü lehine olduğu kanaatiyle tahliye kararları verirken kimi mahkemeler ise tahliye taleplerini hükümlü aleyhine olduğu gerekçesiyle reddetmektedir.
Delil Tekin'le benzer dosyalardan yargılanan arkadaşları hakkında Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi hükmün infazını durdurarak tahliye kararı verilirken, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Tekin'nin infaz durdurma ve tahliye talebini reddetmiştir. Yani aynı bina içerisindeki iki mahkeme, benzer dosyalara dair iki zıt yönlü karar çıkararak mahkemeler arasında tutarlılık olmadığını, keyfi kararlar verilerek hukuki öngörülebilirlik ve güvenilirlik ilkesinin ihlal edildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Delil Tekin ve daha yüzlerce mahpus, AYM'nin iptal kararının "etrafından dolanma" çabasının ve mahkemeler kararlarında tutarlılık olmamasından dolayı derin hak ihlalleriyle karşılaşmaya devam etmektedirler. Normlar hiyerarşisi bakımından tam bağlayıcı olan Anayasa'ya aykırılık teşkil eden bu haksız uygulamalara son verilmesi, Bakanlığınızın görev ve sorumlulukları arasındadır.
Bu bağlamda;
14.04.2020 tarihli düzenlemeler neticesinde mahpusların maruz bırakıldıkları hak ihlallerinin önlenmesine dönük bir girişiminiz olacak mıdır? İlgili yönetmeliklerin değişikliğine dair bir çalışmanız mevcut mudur?
İdare ve Gözlem Kurullarının bir nevi "mahkeme" gibi görev yapmasının hukuki gerekçesi nedir?
Delil Tekin'in hukuki gerekçelerden yoksun keyfi sebeplerle mahpusluğunun devam ettirilmesi bakanlığınızın merkezi bir politikasının neticesinde midir?
Son bir yıl içerisinde İdare ve Gözlem Kurullarının kararlarıyla tahliyesi engellenen mahpus sayısı kaçtır?
AYM'nin mezkur iptal kararının "etrafından dolanma" yöntemiyle hak ihlallerinin devam ettirilmesinin hukuki gerekçesi nedir?
AYM'nin TMK 220. Maddeyi iptal eden Pilot Karar'ında yer verilen hukuka aykırılıklara rağmen, Delil Tekin'in infaz durdurma ve tahliye talebinin reddedilme gerekçesi nedir?
Aynı binada bulunan iki mahkemenin benzer dosyalar hakkında zıt yönlü iki karar almasının gerekçesi nedir? Mahkemeler arasında bir tutarlılık olması gerekmemekte midir?
Delil Tekin ve daha birçok mahpusun yaşadıkları hak ihlallerinin giderilmesine dönük son yapılan yasa değişiklikleri çerçevesinde herhangi bir çalışmanız olacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1416256 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11133 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NRPUSGSs - SnK187S - GM4S6f9 - İDV/WM- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-451-2254/3360 Konu : Yazılı soru önergesi 30 / 072024
Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11133 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
H- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 37. maddesinin birinci fikrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 2SVP3N9 - opYjMiS - FFİyYVKFf - X/2HF4- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI Tonet
ADALET BAKANLIĞI Tr com ev Mevzuat Genel Müdürlüğü disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
IM- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye İLİ
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.ir adresinden 2SVP3N9 - opYjMiS - EFIyVKF - X/2HF4- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI e Mevzuat Genel Müdürlüğü ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
©) 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrasında, tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanların, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamayacakları hükmü yer almaktadır.
Ç) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fikrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fikrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
TREE
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 2SVP3N9 - opYjMiS - FFIyVKF - X/2HF4- ile erişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI sr omza va Mevzuat Genel Müdürlüğü
IV- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
V- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 09/05/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen ve İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunduğu,
B) Adı geçenin üç defadan fazla hücreye koyma disiplin cezası alması nedeniyle koşullu salıverilmeden yararlanamadığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan kil 4/4 Tekli
UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden 2SVP3N9 - opYjMiS - FFİyVKFf - X/2HF4- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan