İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/12089 GEÇ CEVAPLANDI · 94 GÜN

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde hayatını kaybeden bir mahkuma ilişkin

Kaynak göster

Vezir Coşkun Parlak (DEM Parti), 13 Mayıs 2024 tarihinde 7/12089 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 94 gün sonra, 15 Ağustos 2024).

Vezir Coşkun Parlak (DEM Parti, Hakkari). “Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde hayatını kaybeden bir mahkuma ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12089, 13 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12089-van-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-hayatini-kaybeden-bir-mahkuma-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0bce9309-9627-4534-a18b-018f7616df16

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 94 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

SORULAR

  1. 05.2024

    Z air PARLAK

    Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan mahpus Reber SOYDAN 12 Mayıs 2024 tarihinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiştir. Cezaevi yönetimi aileye SOYDAN"ın intihar ettiği yönünde bilgi vermiştir. Fakat aileye ve avukatlara ayrıntılı bilgi verilmemiş, oluşan şüpheleri bertaraf edecek bir açıklama yapılmamıştır. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Van Şubesi olayla ilgili yaptığı açıklamada "Mahpus ölümlerinin ağır tecrit koşullarının uygulandığı F tipi hapishanelerin yapısından doğan hak ihlallerinden ve bu durumların mahpuslar üzerindeki psikolojik etkilerinden bağımsız olarak düşünülemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda genç yaşta ölen Reber SOYDAN'"ın ölümü tarafımızca doğal bir ölüm olarak görülmemektedir." İfadeleri kullanılmıştır. Hayatını kaybeden SOYDAN'ın cenaze işlemlerinde de aileye zorluk çıkartılmış, işlemlerin Van'da yapılmasına izin verilmemiş, cenazeye gösterilmesi gereken asgari saygı bile gösterilmemiştir. Diğer taraftan, kamuoyunda oluşan ve hukukçuların da dikkat çektiği ciddi şüpheye rağmen Cezaevi Yönetimi ya da Bakanlık tarafından henüz resmi olarak duyurulmuş bir inceleme başlatılmamıştır. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) raporlarına göre 2022 yılında 78, 2023'ün ilk 5 ayında 15 mahpus cezaevlerinde yaşamını yitirmiştir. Cezaevlerinde bulunan kişilerin yaşam hakkı kamu otoritelerinin sorumluluk alanındadır, dolayısıyla yaşanan her ölüm şeffaf ve etkili şekilde incelenmeli ve kamuoyuna tatmin edici açıklama yapılmalıdır.

    Adres: TBMM Halkla İlişkiler Binası 6.Kat.B602

    Bu çerçevede;

    I- F Tipi cezaevleri yüksek güvenlikli olan ve mahpusların her anının izlendiği cezaevleridir. Eğer resmi görevlilerin ileri sürdüğü gibi Reber SOYDAN intihar ettiyse bu durumun cezaevi idaresi tarafından fark edilmemesi ve önlenmemesinin nedeni nedir?

  2. Reber SOYDAN'ın cezaevinde 3 kişilik hücrede kaldığı ve burada intihar ettiği öne sürülmüştür. Aynı hücrede bulunan diğer 2 mahpusun olaydan neden haberdar olmadıklarına dair bir araştırma yapılmış mıdır?

  3. Cezaevi yönetiminin şimdiye kadar olayla ilgili bir inceleme başlatmamış olmasının sebebi nedir?

  4. Reber SOYDAN'ın cenaze işlemlerinde aileye zorluk çıkaran ve görevini kötüye kullanan kamu görevlileri hakkında bir işlem yapılacak mıdır?

  5. 2023 ve 2024'te cezaevlerinde kaç ölüm yaşanmıştır? Bunlardan kaç tanesi şüpheli ölüm olarak değerlendirilmiş ve inceleme başlatılmıştır?

  6. Bakanlığınızın cezaevlerindeki şüpheli ölümlerle ilgili genel bir çalışması var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1433943 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Vezir Coşkun Parlak tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12089 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. i uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden XBLR208 - /31pyAn - FCzuil* - ZZB4JS- ile erişebilirsin T.C. ' ir ADALET B AKANLIĞI TÜRKİYE CUMKURİYETİNİN YÖZÜSLÜ YAA Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-591-3330/4798 Konu : Yazılı soru önergesi 45/1 0412024

Sayın Vezir Coşkun PARLAK Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12089 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fikrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

U- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZPTKVAD - SCRZZds - KCxpnGk - 248YFAS ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

II- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı; ikinci fıkrasında, bu servisin, iyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma, meslek edinme kursları gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlüleri belirleyerek idare ve gözlem kuruluna sunma görevi bulunduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IV- A) Ceza İnfaz Kurumlarına giren her hükümlü ve tutukluya, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulmaktadır. ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutuklular ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına yönlendirilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların kuruma kabul edildiği andan salıverilme o sürecine kadar risk-ihtiyaç-uygunluk (Omodeli doğrultusunda değerlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin kanıta dayalı standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Yapılandırılmış Ruhsal Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM) geliştirilmiştir. YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli uzmanlara yönelik eğitimler düzenlenmiş ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan ruhsal ve davranışsal sorunlara yönelik bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarılmıştır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /PTKVAD - SsCRZZds - KCxpnGk - 2A48YFA ile erişebilirsin ADALET B AK ANLIĞI TÜRKİYE cansiz Mevzuat Genel Müdürlüğü

Uygulama Rehberinde yer alan "İntihar ve kendine zarar verme davranışına yönelik bireysel müdahale" kapsamında, bu davranışların belirtileri, bu düşünce ve davranışa sahip kişilerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar ile bu kişilerin sevk ve izlemi, psiko-sosyal servisin yapacağı kısa ve ileri müdahale konularında müdahale basamakları açıklanmış, tüm ceza infaz kurumu müdürlerine bu konularda eğitim verilmiştir.

C) Değerlendirme Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programları (DEPAR) kapsamında "Yüksek Etkili Suçları İşlemiş Hükümlülere Yönelik İntiharın Önlenmesi Müdahale Programı" geliştirilmiştir. Bu programla, intihar riski olduğu tespit edilen uzun süreli hapis cezası alan hükümlülerin intihar düşünceleri ve girişimlerine müdahale edebilmek ile onları yeniden hayata bağlamak amaçlanmıştır.

Ç) Tüm ülkelerde, ceza infaz kurumlarında intihar ve kendine zarar verme davranışı toplumdaki normal popülasyona göre daha sık yaşanmaktadır. Tekrarlayıcı bir davranış olan : kendine zarar verme, kişinin vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak karakterize edilmekte, birçok ruhsal bozuklukla birlikte görülebilmektedir. Bu nedenle, anlık iyileşmeler olsa bile ceza infaz kurumlarında uzun süre izlem yapılmakta ve uzun vadeli önlemler alınmaktadır. Ayrıca intihar ve kendine zarar verme davranışı, ceza infaz kurumu personeli. için de travmatik bir etki oluşturmakta, bu konuda personelin desteklenmesi yönünde çalışmalar yürütülmektedir.

Anılan programlar, psiko-sosyal yardım servisi tarafından yürütülen destek çalışmaları ve kurumsal yaklaşım kapsamında kendine zarar verme ve intihar riski bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili tüm kurum müdürlerine verilen eğitimlere ve alınan tedbirlere rağmen kişinin tekrar tekrar intihar ve kendine zarar verme davranışı sergilemesi durumunda kurumca gerekli adli ve idari süreçler başlatılmaktadır.

D) Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik kurumlarda psiko-sosyal yardım servisi tarafından, Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim Programı, İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı yürütülmektedir.

İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı kapsamında kurum müdürleri başkanlığında psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, sağlık memuru, infaz koruma baş memuru ve ilgili infaz koruma memurunun yer aldığı vaka değerlendirme toplantıları aracılığıyla hükümlü ve tutukluların risk değerlendirme formları incelenerek risk taşıyan kişilere yönelik bakım ve gözetim planları yapılmakta, gözlem çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak intihar ve intihar girişimi vakaları yüksek görülen kurumların personeline yönelik, Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığında görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından "İntiharın Önlenmesi Eğitim Programı" uzaktan eğitim yoluyla düzenlenmektedir.

V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /PTKVAD - SCRZZds - KCxpnGk - 248YFA< ile erişebilirsin

ADALET B AKANLIĞI TÜRKİYE CEMMURİYETİMİR YÜZÜNCÜ VI Mevzuat Genel Müdürlüğü

VI- Van Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 04/06/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 11/05/2024 tarihinde kaldığı üç kişilik odanın acil çağrı butonunun çalması üzerine görevli personelce oda kontrol edildiğinde adı geçenin asılı olduğu yerden indirilmiş vaziyette bulunduğu, derhal 112 Acil Servisine haber verildiği ve Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Semt Acil Polikliniğine sevk edildiği, anılan Hastane İdaresi tarafından hükümözlünün hayatını kaybettiğinin bildirildiği, olayla ilgili başlatılan adli ve idari soruşturmanın devam ettiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir. >

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 7PTKVAD - SCRZZds - KCxpnGk - 248YFAS ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir