Engelli bireylere yönelik kamusal hizmetlere ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 77 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Celal FIRAT İstanbul Milletvekili
Türkiye'de engelli yurttaş sayısının resmi verilerle 12 milyon kişi üzerinde olduğu ve aileleri ile birlikte toplumun yarısına yakınının engellilik politikalarından etkilendiği bilinmektedir. Devam eden ekonomik kriz, savaş, iş cinayetleri, trafik kazaları, aile içi şiddet ve yetersiz sağlık ve eğitim hizmetleri engelliğin en temel nedenleridir. Bu ülkede engelli olmak ayrımcılığa ve hak ihlaline sistematik bir şekilde maruz kalmaktır.
SORULAR
16 Mayıs Engelliler Haftası, engellilerin sistematik olarak maruz kaldığı ayrımcılığa ve hak ihallerine dikkat çekmek ve güçlü bir kamuoyu oluşturmak için tanımlanmış bir dönemdir. 160"a yakın ülkede engellilerin sosyo-ekonomik, siyasal ve kültürel haklarının geliştirilmesi amacıyla bu haftada tüm topluma, kamuoyuna, basına ve sivil topluma duyarlılık çağrıları yapılmaktadır.
Engellilere yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ve toplumda maalesef yerleşik olan ötekileştirme dili, engellilerin kapalı mekanlarda hapis kalmasına yol açmaktadır. Sayıları milyonlarla ifade engelliler için, engellerin salt fiziksel olmadığını bilinmelidir. Günlük dilden mevzuata, sanatsal ürünlerden medyaya varana kadar engellilere yönelik ayrımcılık, eştsizlik ve ötekileştirme söylemi her gün yeniden inşa edilmekte ve bunun önüne geçmek için gerekli politikalar yaşama geçirilmemektedir.
Türkiye'nin 2009 yılında imzalayıp onayladığı BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelli Hakları Kanunu yaşama yansımamaktadır. Bu kapsamda uygulaması 2005'ten 2024'e ertelenen erişilebilirlik mevzuatı artık geciktirilmeden, ertelenmeden eksiksiz bir şekilde uygulanmalı; kentler, mekanlar, yollar, binalar dışında kurum internet siteleri, müfredat ve mevzuat erişilebilir olmalıdır.
Engellilerin temel hakları için acil yapılması gereken listesi çok uzun değil ve bunun için gerekli olan bütçe de çok büyük değildir. Ancak 12 milyon engellinin bütçedeki payının yüzde 1,6 olduğu bir yerde engelliler için bir kamu hizmetinden söz edilemez. 11 trilyonu aşan merkezi bütçe içerisinde sadece yüzde 1,6'lık bir payın, nüfusun yüzde 12,29'unu oluşturan engellilere ayırılması büyük bir adaletsizliktir.
İktidarın politikasızlığı, engelliler için daha yoksul ve yoksun bir yaşama neden olmaktadır. Engellilere ödenen ödenekler enflasyon karşısında erimiştir. Atama bekleyen engelli sayısı yüzbinleri bulmuştur. Anadili Türkçe olmayan engelliler, mülteci engelliler, kadın engelliler çoklu bir ayrımcılıkla karşı karşıyadır. Engelli kadınlara yönelik ayrımcı söylem ve pratikler derhal durdurulmalıdır. Engellilerin tüm farklılıklarıyla haklarına erişebilmesi için sadece Türk İşaret dili ve sadece Türkçe ile değil, bu ülkede yaşayan tüm halkların diliyle kamusal hizmet erişimi olmalıdır. Eğitim ve sağlık imkanlarından resmi dil Türkçe'yi bilmediği için doğru şekilde yararlanamayan yüzbinlerce engellinin, tüm haklarına erişimi için anadillerinde de hizmet sunumu olmalıdır. Özellikle otistikler için alternatif iletişim yöntemleri ve yeni diller geliştirilmeli, eğitim adı altında otistiklere yönelik şiddet ve insan hakları ihlalleri durdurulmalıdır.
Bu bağlamda;
I- Kamuda çalışan engellilerin son istihdam rakamları nedir? Kamuda engelli istihdamı zorunluluğunu yerine getirmeyen kurum var mıdır? Varsa neden doldurulmamaktadır? 2- Korumalı iş yerinde çalışan engellilerin karşılaştıkları sorunlar nasıl çözülmektedir? 3- Özel eğitim uygulama okullarından mezun olan çocukların kaçı bir işte çalışabilme yetebilirliği ile mezun olmaktadır? Kaçı iş bulabilmektedir? Sürekli olarak çalışanların sayısı kaçtır?
Engellilere yönelik her türlü şiddetin önlenmesi hakkında yasal bir düzenleme var mıdır? Mahkemelere intikal eden vakaların caydırıcılığı için öngörülen cezai yaptırımlar nelerdir?
Engelli Ebeveynlere yönelik sosyal, ekonomik ve psikolojik destek anlamında sağlanan nakdi ve ayni yardımlar nelerdir?
Görme engellilerin eğitim ve istihdamına yönelik politikalarınız nelerdir?
Böbrek nakli bekleyenlerin yaşadığı sorunlar nasıl çözülecektir?
SMA hastalarının yaşadıkları sorunların çözümü için politikalarınız nelerdir?
Koltuk değneği kullanıcısı olan engellilerin yaşadıkları sorunların çözümü noktasında bir çalışmanız var mıdır?
COVİD 19'un engellilerin yaşamına etkileri hakkında bir araştırmanız var mıdır?
Engellilere yönelik ayrımcı dilsel, sosyo-kültürel ve geleneksel yapıların teşhisi/tespiti ve engellenmesi hakkında bir çalışmanız olacak mıdır?
Ana dilleri Türkçe olmayan Türkiye vatandaşı ve mülteci engellilerin zeka skorlarının dile göre değişkenlik gösterip göstermediği, varsa bir farklılık uygulanan testin işlevsel olması için dil uyarlamaları yapılmakta mıdır?
Bütünleştirme uygulamaları kapsamında ana dili farklı olan çocukların eğitimleri konusunda ne tür düzenlemeler yapılmaktadır?
Medya ve basın dilinde engellilere yönelik ayrımcı dil ve söylemlerin tespit edilmesi ve önlenmesi hakkında neler yapılmaktadır?
Engellilerin ALO 183'e erişiminde anadil, teknik yetersizlikler, kadro yetersizliği ve yetersiz yönlendirme sorunlarının aşılması için bir çalışmanız var mıdır?
Anadili Türkçe olmayan engellilere kamu hizmetleri nasıl verilmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi o : 31.05.2024 tarihli ve 1436034 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Celal FIRAT tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/12234 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
İstanbul Milletvekili Sayın Celal FIRAT'a Ait 7/12234 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız engelli bireyler ve ailelerinin güçlendirilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütmekte, engelli bireylerin istihdamına ve toplumsal hayata etkin olarak katılımına büyük önem vermektedir.
Engelli bireylerin insan hak ve özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını öngören Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (EHİS) ülkemiz tarafından 2009 yılında, Sözleşmeye Ek İhtiyari protokol ise 2015 yılında onaylanmıştır. EHİS*in 33 üncü maddesi gereği odak kurum olan Bakanlığımız, Sözleşmenin uygulanmasının teşvik ve temin edilmesi ile izlenmesini sağlamak üzere ilgili ve sorumlu taraflarla iş birliği içinde çalışmalar yürütmektedir.
EHİSin uyumlaştırılması kapsamında; engellilere yönelik politika ve uygulamalarda hak temelli yaklaşımı geliştirmek ve mevzuata tıbbi bakıştan sosyal bakışa evrilen paradigma dönüşümünün yansıtılması amacıyla 87 Kanun ile 9 Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan "sakat" (handicap), "çürük" (faulty), ve "özürlü" (impaired) ibareleri, "engelli" (person with disability) ibaresi ile değiştirilmiştir (25/4/2013 tarih ve 6462 sayılı Kanun).
Türkiye'nin engelliler politikasına ilişkin temel bakış açısının ortaya konulduğu ve engellilik alanında çerçeve kanun niteliğinde olan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 06.02.2014 tarih ve 6518 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle EHİS'in bakış açısı ve öngördüğü yükümlülükler doğrultusunda yeniden şekillendirilmiş ve Sözleşme ilkeleri daha belirgin bir şekilde vurgulanarak engellilik alanında hak temelli yaklaşım güçlendirilmiştir.
Bu kapsamda 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun EHİS ile uyumlaştırılmasına yönelik olarak birçok düzenlemeler yapılmıştır.
Sözleşmenin uygulanmasını teşvik etmek üzere mevzuat çalışmaları ile birlikte araştırmalar, gösterge çalışmaları gibi yapısal çalışmalar, yayınlar ve seminerler gibi farkındalık çalışmaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
Bununla birlikte; engellilik çapraz kesen bir alan olarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görev alanına girmektedir. Bu nedenle ülkemizde tüm kamu kurum ve kuruluşlarının politika, program ve hizmetlerine ilişkin tasarım, uygulama, izleme ve değerlendirmelerinde engellilik konusunu hak temelli bir yaklaşımla gözetme, politikaların etkinlik ve verimliliğini engelliler açısından ortaya koyan değerlendirmeler yapma, gerekli bütçeyi tahsis etme ve engellilik açısından ayrıştırılmış verileri sağlama yükümlülükleri bulunmaktadır.
Engellilerin eşit vatandaşlar olarak potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum olma yolunda, ülkemizin vizyonunu ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, kamu kurum ve kuruluşları, engellilik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve bu alanda çalışmalar yürüten akademisyenlerin katılımıyla Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanarak 3 Aralık 2021 Dünya Engelliler Günü'nde Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından ilan edilmiştir. "Engelsiz Vizyon"; 2030'a kadar ülkemizin engellilik konusundaki topyekün yaklaşımını ortaya koyarak tüm politika, program ve hizmetlerde engellilik konusunun hak temelli ve içermeci bir anlayışla ele alınmasını amaçlamaktadır. "İçermeci ve Erişilebilir Toplum", "Hakların Korunması ve Adalet", "Sağlık ve İyilik Hali", "Kapsayıcı Eğitim", "Ekonomik Güvence", "Bağımsız Yaşam", "Afet ve İnsani Bakımdan Acil Durumlar" ve "Uygulama ve İzleme" olarak 8 başlık altında, 31 hedef ve 107 eylem alanından oluşmaktadır. 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi'nin amaç ve hedeflerinin eylem planları ile hayata geçirilmesi amacıyla 2023-2025 dönemini kapsayan ilk Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı yine katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Eylem Planı'nın uygulanması için 03.02.2023 tarihli Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmıştır.
Engelli bireylerin haklarının korunması ve güçlendirilmesi konusunda ulusal düzeyde güçlü bir koordinasyonu sağlamak için tüm bakanlıkları, ilgili kamu kurumlarını, engelli örgütlerinin üst düzey temsilcilerini bir araya getirmek amacıyla 2013/8 sayılı Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu konusundaki genelge revize edilmiştir. 03.12.2021 tarihli ve 31678 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yeni genelge ile EHİS"e uygun bir şekilde STK'ların temsil edildiği bir mekanizma haline gelen Kurul çalışmalarına devam etmektedir.
Diğer taraftan odak kurum olarak Bakanlığımız; kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere ilgili taraflara yönelik engellilik alanındaki farkındalığı artırmak amacıyla toplantı, çalıştay, seminer ve eğitimler düzenlemektedir.
Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli ve yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bu kapsamda Bakanlığımızca 2022 sayılı Kanun kapsamında 9640 ve üzeri oranda engelli raporu olan, sosyal güvencesi olmayan ve hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık geliri, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına Engelli Aylığı; 18 yaşından küçük özel gereksinim düzeyi en az hafif düzeyde olan veya "640 ve üzeri oranda engelli olan yakını bulunan ve hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık geliri, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına Engelli Yakını Aylığı bağlanmaktadır.
Ayrıca, Bakanlığımızca bakıma muhtaç ve ekonomik yoksunluk içerisinde bulunan engelli bireylerin aile ortamında bakım ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla evde bakım yardımı yapılmaktadır. Bu kapsamda ağır engelli ebeveynlerin Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğine göre yaşadıkları hanede evde bakımlarının sağlanması halinde her ay düzenli olarak haneye maddi destek sağlanmaktadır.
Öte yandan Ülkemizde engellilere yönelik istihdam politikaları temelde kota yöntemine dayanmaktadır. Bu kapsamda, kota/kota-ceza yöntemi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu ile bu yasalara bağlı çıkartılan yönetmeliklerle düzenlenmiş durumdadır. 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 50 ve üzeri işçi çalıştıran kamu işyerlerine 964, özel sektör işyerlerine ise 903 oranında engelli istihdam etme yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca engellilerin işçi olarak istihdam edilmelerinde sorumluluğunu yerine getirmeyen işverenler için cezai yaptırım öngörülmüştür.
Toplanan para cezalarının yine engellilerin istihdamında kullanımının sağlanması amacıyla İŞKUR bünyesinde bir Para Cezaları Fonu oluşturulmuştur. Bu fondan engellilik alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, engellilerin mesleki eğitimi ve istihdamı alanında hizmet üretmeye çalışan diğer sivil toplum kuruluşları ve sosyal taraflar, işyerinde düzenleme yapmak isteyen işverenler ve kendi işini kurmak isteyen engelliler yararlanabilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda engellilerin memur olarak işe alınmaları 93 üncü madde ile düzenlenmiş olup kamu kurum ve kuruluşları bu kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda "63 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. 903'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun toplam dolu kadro (taşra teşkilatı dâhil) sayısı dikkate alınmaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşlarında toplamda 68.396 engelli birey memur kadrosunda çalışmaktadır. İlgili mevzuat uyarınca Kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için engelli memur alımı yapacakları münhal kadrolarını; ilgili yılın Ekim ayı sonuna kadar elektronik ortamda Strateji Bütçe Başkanlığı ve Bakanlığımıza bildirmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından gelen bildirimler öngörülen koşullara ve Nitelik-Kod Kılavuzunda yer alan hususlara uygunluk yönünden inceleyerek elektronik ortamda ÖSYM'ye bildirmektedir. Bu süreçte yıl içerisinde yapılacak engelli memur atamaları kamu kurum ve kuruluşlarının taleplerine göre belirlenmektedir.
İleri derecede işitme kayıplı olan, sözel dile erişemeyen çocuklar işaret dilini anadil olarak öğrenmektedir. İşaret dili bu bağlamda işitme kayıplı bireylerin kendi aralarında ve geniş toplumla iletişim ve etkileşim halinde oldukları dildir. Ülkemizde işitme engelli toplum tarafından Türk İşaret Dili kullanılmaktadır.
İşaret dili ilk defa 5378 Sayılı Kanunla ülkemizde yasal statü kazanmıştır. Kanunun hemen akabinde gerekli mevzuat çalışmaları yapılarak işitme engelli bireylerin iletişim engellerine çözüm sunmak üzere işaret dili tercümanları istihdam edilmiştir.
2015 yılında Bakanlık olarak yürüttüğümüz Türk İşaret Dili araştırma projesi kapsamında Türk İşaret Dilinin, sözdizimsel, sentaktik, semantik ve pragmatik özellikleri ilk defa yazılı bir kaynak olarak basılı hale getirilmiş ve kaynağın dağıtımı sağlanmıştır. Kaynağın PDF biçimli elektronik haline Bakanlığımız internet sayfası yayınlar bölümünden de ulaşılabilmektedir. Ayrıca söz konusu projenin devamı olarak video anlatımlı, cümle içinde kullanımlarının gösterildiği örnek videolu ilk Türk İşaret Dili sözlüğü Bakanlığımız internet sayfasında paylaşılmaktadır. (https://tidsozluk.aile.gov.tr/) Sözlüğe bugüne kadar 150 farklı ülkeden 4,5 milyondan fazla erişim olmuştur. Söz konusu kitap ve sözlük işaret dilini öğrenmek isteyen ya da bu konuda araştırma yapan akademisyenlerin yanında işitme kayıplı çocuk ve öğrencilerle çalışan öğretmenler için de faydalı kaynaklar olarak kullanılmaktadır.
Bununla beraber Bakanlık bünyesinde geliştirdiğimiz AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi kapsamında işitme engelli öğrenciler, öğrencilerle birlikte çalışma yapan öğretmenler ve veliler merkezimizi arayarak ihtiyaç halinde çeviri desteği almakta ve iletişim sorununu çözmektedir.
Uluslararası mevzuatta ve ulusal mevzuatta işitme engellilerin dil bariyerlerine yönelik önemli gelişmelere olanak sağlayacak değişiklikler olmuştur. Özellikle 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve EHİS bu alanda yürütülen çalışmaların yolunu açmış, ivme kazandırmıştır. EHİS, işitme engellilerin eğitim, istihdam, sağlık hizmetleri ve iletişim gibi alanlarda tam ve etkili katılımlarını sağlamaya odaklanarak, haklarını korumak ve desteklemek amacıyla çeşitli önlemler içermektedir.
Tüm bu gelişmeler ışığında;
Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı; Merkez ve taşra teşkilatımızda 53 ilde, toplam 78 Türk İşaret Dili Tercümanı, Bakanlığımıza bağlı AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi kapsamında 10 Türk İşaret Dili Tercümanı, ALO 183 Şiddetle Mücadele ve ALO 144 Sosyal Yardım hatlarında da bulunmak üzere toplam 92 Türk İşaret Dili Tercümanı görev yapmaktadır. e İşitme kayıplı bireyler "0 312 284 38 38" telefon numarasına gönderdikleri kısa mesajlarla Bakanlığımıza ulaşabilmekte sorun ve taleplerine cevap alabilmektedir. e İşitme kayıplı bireyler Bakanlığımız hizmetlerine, ALO 183 Hattına O 549 381 0 183, ALO 144 hattına ise 549 441 21 44 nolu numaradan, ALO 170 hattına direkt görüntülü olarak ulaşabilmektedir.
Sağlık Bakanlığı işitme engelli vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi noktasında hızlı çözümler üretebilmek amacıyla Engelsiz Sağlık İletişim Merkezi (ESİMY'ni hizmete açmıştır. Söz konusu merkezde Türk İşaret Dili tercümanları ile 7 gün 24 saat çeviri hizmeti verilmektedir. e 112 Acil Çağrı Merkezinde 16 Türk İşaret Dili Tercümanı istihdam edilmiştir. İşitme kayıplı bireyler acil durumlarda 7/24 Türk İşaret Dili Tercümanlarından görüntülü destek alabilmektedir. e Türk işaret dili kullanıcıları; e-Devlet internet sayfası üzerinden Çağrı Merkezi'ndeki Türk İşaret Dili Tercümanlarına canlı bağlanarak e-Devlet Kapısı ile ilgili tüm sorulara görüntülü olarak destek alabilmektedirler.
THY web sitesi üzerinden görüntülü çağrı merkezi sistemi ile işitme kayıplı yolcular bilet alım, bilet değişikliği, tarife hakkında bilgiler, uçuş hakkında bilgiler gibi konularda işaret dili ile destek alabilmektedirler. e Engelsiz e-PTT hizmeti ile işitme engelli kullanıcılar, birçok ürünün tanıtımına Türk İşaret Dili?nde erişim sağlayabilmektedir. e Bazı belediyelerde Türk İşaret Dili tercümanları istihdam edilmiştir. e Diyanet İşleri Başkanlığında istihdam edilen Türk İşaret Dili tercümanları ile işitme kayıplı bireylerin dini bilgilere ve dini hizmetlere engelsiz erişimi sağlanmaktadır. e TRT vebazı özel TV kanallarında istihdam edilen Türk İşaret Dili tercümanları ile akşam haberleri engelsiz olarak sunulmaktadır.
Anadolu Ajansı, istihdam ettiği Türk İşaret Dili Tercümanları ile haberlerini engelsiz olarak sunmaktadır.
Bakanlığımız hizmetlerinin sunulmasında Anayasamızın 3 üncü maddesi gereğince resmi dilimiz olan Türkçe kullanılmaktadır.
Bakanlığımız bünyesinde bulunan "Alo 183 Şiddetle Mücadele Hattı" ve Alo 144 Sosyal Yardım Hattı tüm Türkiye*ye hizmet vermekte olup tüm aramalar anlık olarak takip edilip, ilgili birimlere iletilmesi sağlanmaktadır.
Bakanlığımız hizmetlerinin sunulmasında herhangi bir ayrım yapılmamakta olup, her kesimin hizmetlerimize ulaşabilmesi için gerekli önlemler alınmaktadır.
Bakanlığımızca COVID 19'dan etkilenen engelli bireyler ve ailelerine yönelik çeşitli doküman ve rehberler hazırlanmış olup bu belgelere Bakanlığımız internet sitesinde bulunan yayın ve kaynaklar bölümünden ulaşılabilmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan